Kapat

Daralan ekim alanına rağmen üretim arttı

TUSAF Başkanı Ulusoy, geçen yıl 6,9 milyon hektar olan buğday ekim alanının bu yıl 6,8 milyon hektara gerilediğin ancak yaşanan daralmaya rağmen verimde yüzde 10’luk bir artış beklendiğini söyledi.

 Daralan ekim alanına rağmen üretim arttı

Geçen yıl 6,9 milyon hektar olan buğday ekim alanının bu yıl 6,8 milyon hektara geriledi. Buna rağmen üretimde yüzde 10’luk bir artış bekleniyor. Türkiye Un Sanayicileri Federasyonu (TUSAF) ile Uluslararası Un Sanayicileri ve Hububatçılar Birliği (IAOM) Avrasya Başkanlığı görevlerini yürüten Eren Günhan Ulusoy, sektördeki gelişmelere dair açıklama yaptı. Toprak Mahsulleri Ofisi’nin (TMO) buğday alım fiyatlarının geçen yıla göre ekmeklik buğdayda yüzde 22,2 artışla 1.650 liraya, makarnalık buğdayda ise yüzde 24,4 yükselişle 1.800 liraya çıkarıldığını hatırlatan Ulusoy, 2000’li yılların başından bu yana buğday ekim alanlarındaki gerilemeye karşın son 2 yılda alım fiyatının yüzde 50 civarında artırıldığını söyledi. Ulusoy, “Geçen yıl 6,9 milyon hektar olan buğday ekim alanının bu yıl 6,8 milyon hektara geriledi. Ancak yaşanan daralmaya rağmen verimde yüzde 10’luk bir artış bekliyoruz. Güneydoğu ve Çukurova’dan gelen verim bilgileri olumlu. Çok büyük bir sıkıntı yaşanmaması halinde 20,5 milyon ton rakamının küçük bir eksikle de olsa gerçekleşeceğini öngörüyoruz. Geçen yıl bu rakam 19 milyon tondu.” dedi.

Yemen ve Suriye pazarı daraldı

Yılın ilk 5 ayında un ihracatında 2019’un aynı dönemine göre yüzde 14’lük bir düşüş olduğunu da aktaran Ulusoy, Yemen ve Suriye pazarında salgın nedeniyle yaşanan kayıplara değinerek şunları söyledi; “Yıl sonunda ilk 5 aydaki 200 bin tonluk kaybın büyük kısmını telafi edeceğimizi düşünüyoruz. Geçen yıl 3 milyon 262 bin ton un ihraç etmiştik. 2020 sonunda 3,2 milyon tona yaklaşacağımızı, 1 milyar dolar gelir elde edeceğimizi öngörüyoruz. Salgın sürecinde başka ülkeler ‘Eyvah, bu ürünü nereden buluruz?’ dediğinde Türkiye’de ürünler tüketiciye ulaştı. Buğday, tahıl, bakliyat ve sebze gibi tüketimimizde yüksek olan ürünlerin önemini tekrar gördük. Bu nedenle lisanslı depolama kapasitesi çok önemli. Şu anda 5 milyon tonluk kapasite Türkiye’ye 3 ay yetebilir. Rakam 10 milyon tona çıktığında Türkiye, kendisine 6 ay yetebilecek stoku depolayabilecek. Buğdayın, sağlık ve enerji sektörü gibi hayatın akışı için çok önemli olduğunu bir kez daha gördük.

KUTU

Ulusoy Un geçtiğimiz yıl başlattığı fabrika yatırımı 2021 yılında tam olarak hizmete açılacak. İlk fazı 2019’un aralık ayında faaliyete geçen ve tamamlandığında günlük 1800 ton kapasiteli olacak fabrikanın ikinci fazı ise gelecek ay açılacak. Şirketin Samsun’da gerçekleşecek 3. faz yatırımıyla birlikte fabrika sayısı da 3’e çıkmış olacak.

 

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?