Kapat

Hasta Bina Sendromu

Bütün Yazıları Okumak İçin Tıklayın
 Hasta Bina Sendromu

İnsanoğlu bin yıllardır açık tarım alanlarında güneş ve doğa ile iç içe yaşarken, 1760’larda makinenin icadı ile fabrikaların kurulması ve bunun sonucunda da sanayi toplumuna oradan da bilgi çağı ile birlikte Modern ve Post-modern yaşama evrildi.

Taşkın KILIÇ

İnsanoğlu bin yıllardır açık tarım alanlarında güneş ve doğa ile iç içe yaşarken, 1760’larda makinenin icadı ile fabrikaların kurulması ve bunun sonucunda da sanayi toplumuna oradan da bilgi çağı ile birlikte Modern ve Post-modern yaşama evrildi. Bu süreçte birçok kazanım, konfor ve avantaj elde etti. Ancak bu kazanımların faturasını tükenmişlik ve hasta bina sendromu gibi onlarca sendrom ile diğer taraftan depresyon, stres ve obezite gibi çağımızın yaygın sağlık sorunlarıyla ödemektedir. İş ve sosyal yaşamımızın açık tarım alanlarından kapalı ortamlara taşınması sonucunda bugün insanlar, ortalama yüzde 70 işyeri, yüzde 20 ev ayrıca bir kısmını da toplu taşıma, AVM vb. yerler olmak üzere toplam zamanlarının % 95’ini kapalı alanlarda geçirmektedirler. Kapalı alanlarda geçirilen uzun zaman dilimleri insanları hasta bina sendromuna maruz bırakmaktadır.

Hasta bina sendromu, insanların binada veya kapalı alanda geçirdikleri süre ile bağlantılı olarak belli bir hastalık veya bir nedene bağlı olmayan akut (Hızlı ortaya çıkan) sağlık sorunları ve şikayetlerini tanımlamak için kullanılmaktadır. Hasta bina sendromu, bir binanın sakinlerinde meydana gelen, spesifik olmayan çeşitli belirtilerden oluşur. Bu sendrom, çalışanların işe devamsızlığını artırıp verimliliği azaltır. Kapalı alanlarda kalma oranı arttıkça bu sendrom giderek daha büyük bir mesleki tehlike haline gelmektedir. Hasta bina sendromunun belirti ve semptomları aşağıdaki gibidir.

Baş ağrısı, baş dönmesi, bulantı, göz, burun veya boğaz tahrişi, kuru öksürük, kuru veya kaşıntı cilt, konsantrasyon zorluğu, yorgunluk, kokulara duyarlılık, ses kısıklığı, alerji, soğuk algınlığı, grip benzeri semptomlar, astım ataklarının görülme sıklığı ve kişilik değişiklikleri. Bu bahsedilen şikayetlerin kesin nedeni bilinmemektedir. Bu şikâyetler İş verimliliğini azaltır ve devamsızlığı arttırır. Şikayetçilerin çoğu, binadan ayrıldıktan kısa bir süre sonra rahatlama olduğunu bildirmesine rağmen, nörotoksinlerin kalıcı etkileri devam eder.

Belirti ve bulgular bir araya gelerek tipik bir görünüm oluşturmakla birlikte, uçucu organik bileşikler, aydınlatma ışıkları, toz, gürültü, sigara içimi, atopik hastalık öyküsü ve psikososyal hoşnutsuzluk gibi oldukça farklı faktörler, Hasta Bina Sendromunun gelişimiyle ilişkili olabilir. Tanı için başlıca kriter diğer olası nedenlerin elenmesinin yanı sıra, hasta işyerinden geçici olarak uzaklaştığında semptomların-belirtilerin düzelmesidir. Tedavide hastaya olduğu kadar binaya da odaklanılmalıdır. Spesifik etyolojik etkenler belirlenememiş olsa bile, havalandırma sisteminde iyileştirmeler yapılmalı ve çevresel kirlilik kaynaklarının azaltılmasına yönelik önlemler alınmalıdır.

Hasta Bina Sendromunu Önlemek İçin Dikkat Edilmesi Gereken Kriterler.

-Kirletici emisyonlarının azaltılması ve iklimlendirme koşullarının düzenlenmesi gerekmektedir.

-Kapalı ortamdaki mobilya, halı gibi araçların düşük emisyonlu olanları kullanılmalıdır.

-Temizlik ürünleri, spreyler, boya, vernik gibi malzemelerin az kullanılması ve bu malzemeler saklanırken kapakları sıkıca kapatılmalıdır.

-Kapalı ortamlarda tütün mamullerinin kullanımının yasaklanıp, özellikle gebeler sigara dumanına maruz bırakılmamalıdır.

-Mutfak ve yemekhane gibi yerlerde aspiratör ve havalandırma fanları kullanılmalıdır.

-Soba bacaları her yıl temizlenmeli, mutfak ve banyo sıkça havalandırılıp nem oluşması engellenmelidir.

-Çocuk ve oturma odaları, mutfak ve banyo gibi ıslak yerler halı ile kaplanmamalıdır.

-Kapalı alanlarda iklimlendirme koşullarının iyi ayarlanması ve dijital baskı atölyeleri ve kuru temizleyici gibi iş yerleri iyi havalandırılmalıdır.

Binalarda küf ve mantar oluşumunun önlenmesi gerekir.

Sonuç olarak; insanoğlu her ne kadar modernleşip özgürleştiğini düşünse de aslında AVM, Fabrika, gökdelen, rezidans, tarım serası ve kapalı devasa alanlar inşa ederek bir anlamda modern hapishanelerde yaşamını sürdürmekte ve doğadan uzaklaşmaktadır. Umarım bu pandemi süreci bizleri doğayla tekrar buluşturmak için bir vesile olur.

Bütün okuyucularıma sağlıklı, üretken, paylaşımcı ve sendromsuz bir yaşam dilerim.

Kaynak: Kılıç,T.(2019) Güncel Yönetim Paradigmaları

Bu Haberlerede Göz Attınızmı ?