Türkiye makine sektöründe artık büyük oyuncu

Makine sektörü katma değer yaratan, teknolojik yeniliklerle birlikte sürekli gelişen, geniş yan sanayi ağına sahip olan, ülkedeki istihdama ve ihracata katkı sağlayan bir sektördür. Biz de Karadeniz Ekonomi Dijital Platformlarında ağırladığımız Sarıgöl Konveyör Sistemleri Yönetim Kurucu Üyesi Semih Sarıgöl ile makine sektörünün Türkiye’deki gelişimini ve şirketin yeni yatırımını ele aldık.

info@karadenizekonomi.com / 26.01.2021

Türkiye makine sektöründe artık büyük oyuncu

7 bin 500 metrekarelik bir alanda hem kapasiteyi hem de istihdamı artırmayı hedefleyen Sarıgöl Konveyör, Bulancak Organize Sanayi Bölgesi’ne yaptıkları yatırımın fabrika maliyeti 15 milyon TL. Haziran ayı gibi taşınmayı planladıklarını ifade eden Sarıgöl, “Yatırımımızın pandemi dönemine denk gelmesi hem avantaj hem de dezavantaj oldu. İnşaat yönünden işler daha kolay yürüdü ancak salgından kaynaklı malzeme tedarikli sorunlar yaşadık. Şu anda 75 kişi çalışıyoruz. Yeni yerimize geçtiğimizde 5 sene içerisinde hedefimiz; çalışan sayışımızı 300’e kadar çıkartmak. Kapasitemiz de buna uygun. Kademeli olarak bu sayıya ulaşacağımızı öngörüyorum. Bunun yanı sıra Ür-Ge kısmına ayırdığımız bir bölüm var. Üniversiteyle ortak Ür-Ge merkezi oluşturacağız. Böylelikle mevcut ürünlerimizi daha kaliteli daha az maliyetli duruma getirebilmek adına çalışmalar gerçekleştireceğiz.” dedi.

“Makine sektörü markalaşmaya başladı”

“Türkiye, makine sektöründe gururlanacağı bir seviyede olduğunu düşünüyorum.” diyen Sarıgöl, pek çok uluslararası firmanın veya bir ürünün imalatında Türk malzemeleri kullandığını, savunma ve otomotiv sanayinde çok kritik ürünlerin ülkemizde yapıldığını ifade ederek sözlerini şöyle sürdürdü: “Türkiye’deki firmaların yurt dışında zaman zaman çok itibarlı olduğunu görüyoruz. Bugün bütün ekonomik, siyasal krizleri aşmamızda bu firmaların ciddi öneminin olduğunu düşünüyorum. Tabi alınacak çok yollar var. Mesela önceden makine markası olarak fason imalatı yapıyorduk. Artık markalaşmaya başladık. Türkiye’nin farklı yerlerinde torna tezgahları, lazer makineleri, kendi markamızı üretmeye başladık. Önceden bunları tedarik ediyorduk. Artık Türkiye bu sektörde bir oyuncu diyebiliriz.”

“Destekler doğruydu ama…”

Pandemi döneminde devlet desteklerinden faydalandıklarını belirten Sarıgöl, “Destekler yerindeydi ancak doğru bir ayrım yapıldığını düşünmüyorum” diyerek bunun sebebini şu sözlerle açıkladı: “Ticari olarak salgından en çok turizm, ulaşım, yeme-içme, kültür sanat gibi sektörler yüzde 100 etkilendi. Etkilenmeye de devam ediyor. Ancak bir başka sektör yüzde 10 etkilendiğini varsayalım. Herkese eşit destek yapıldı. Uygun krediler döneminde hiç ihtiyacı olmayan firmalar bundan faydalandı. Hatta bir de aldığı kredilerle dövize döndü ve ülkeye bu açıdan da zarar vermiş oldu. Destekler sektörel bazda yapılmalıydı. Hiç ihtiyacı olmayana kredi verilmemeliydi. Denetleme çok kolay olmayabilir belki ama artık dijital çağdayız, bu ayrım niye yapılamadı bir şey demek güç.”

Bankaları eleştirmek doğru değil

Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği (TOBB) Başkanı Rifat Hisarcıklıoğlu’nun yüksek faiz eleştirisine katılmadığını ve haksız bir eleştiri olduğunu vurgulayan Sarıgöl, “Faizlerin yüksek olmasının nedenini bankalara bağlamak yanlış. Belki bunu fırsata çeviren banka vardır ancak sonuçta firmalar da şahıslar da kredi alırken istedikleri bankalara başvurabiliyor. Bugün faizler yüksekse Türkiye’nin ekonomik anlamda karar verenlerin yaptığı hatalar yüzündendir. Mesela bir marketi suçlayabilir miyiz pahalı ürün satıyor diye? O da pahalı alıyor ki öyle satıyor. Bazı şeyler bizim elimizde değil. Kurların nereye gittiğini, Merkez Bankası’nın eriyen rezervlerini hep beraber gördük. Faizlerin esas artmasının sebebi zamanında yapılmayan hamlelerdir.” ifadelerine yer verdi.

Yıllık plan yapmak güç

Bu seneki hedeflerini yıllık değil de aylara bölmeyi düşündüğünü ifade eden Sarıgöl, sözlerini şöyle tamamladı: “Geçen sene bir hedef koyduk ancak kim bilebilirdi 2020’nin pandemiyle geçeceğini? Bu seneki planları daha kısa aralıklarla tutmayı düşünüyorum. Ona göre aksiyon almak istiyorum. Yıllık plan yapmak artık çok zor, pek de mümkün gözükmüyor. Hedeflerimizi bölmemiz en sağlıklısı.”

 

Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar