Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Reel sektörün finansmana erişim konusunda yaşadığı sıkıntıların farkındayız

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, 2026’da genel finansal koşulların daha elverişli olmasının beklendiğini belirterek, reel sektörün finansmana erişimde yaşadığı sıkıntıların bilincinde olduklarını ve bu alanda gerekli adımların atıldığını ifade etti.

info@karadenizekonomi.com / 24.02.2026

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz: Reel sektörün finansmana erişim konusunda yaşadığı sıkıntıların farkındayız

Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, Cumhurbaşkanlığı Külliyesi'nde gerçekleşen "Yatırım Ortamını İyileştirme Koordinasyon Kurulu Toplantısı"nın açılışında konuştu. 

Yılmaz, kurul toplantısında 2025-2026 dönemini kapsayan YOİKK Eylem Planı kapsamındaki gelişmeleri ele alacaklarını kaydetti.

Kurulun, 25 yıllık birikimiyle kamu ile özel sektör arasında kalıcı ve kurumsal bir istişare zemini oluşturan önemli bir mekanizma olduğunu aktaran Yılmaz, kurul çalışmalarında özel sektör temsilcilerinin değerlendirmelerini ve katkılarını alarak Türkiye'nin yatırım ortamının öngörülebilir, rekabetçi ve yatırımcı dostu yapısına güç katmayı hedeflediklerini söyledi.

Özel sektör temsilcileri ve kurumlarıyla gerçekleştirilen istişareler neticesinde geçen yıl açıklanan eylem planının 39 maddeden oluştuğunu kaydeden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, bu maddelerden 4 tanesinin süreklilik arz ettiğini, şubat ayı itibarıyla 9 maddenin tamamlandığını aktardı. Ayrıca Yılmaz, tamamlanan eylemlerde dahil olmak üzere 26 eylemde yüzde 50'nin üzerinde gerçekleşme sağlandığına da vurgu yaptı.

"Türkiye, pozitif ayrışan ülkeler arasında yer aldı"

Küresel ölçekte risklerin ve belirsizliklerin arttığı bir dönemden geçildiğini, jeopolitik gelişmeler, finansal dalgalanmalar ve ticaret akımlarındaki kırılganlıkların yatırım kararlarını doğrudan etkilediğini söyleyen Yılmaz, "Birleşmiş Milletler Ticaret ve Kalkınma Konferansı'nın öncü göstergeleri, 2025 yılında küresel doğrudan yatırım akımlarında yüzde 14'lük bir artışa işaret ediyor. Ancak bu artışın büyük ölçüde gelişmiş ülkeler arasındaki finansal hareketlerden kaynaklandığını; bu işlemler dışarıda bırakıldığında reel artışın yüzde 4 seviyesinde kaldığını görüyoruz. Gelişmekte olan ülkelere yönelen yatırımlarda ise yüzde 2'lik bir gerileme söz konusu. Böylesi bir küresel görünüm içerisinde Türkiye, 2025 yılında kaydettiği yüzde 12,2'lik artışla pozitif ayrışan ülkeler arasında yer aldı. Ülkemize gelen uluslararası doğrudan yatırım tutarı 13,1 milyar dolara ulaşarak yatırım ortamımıza duyulan güveni bir kez daha ortaya koydu" dedi.

"Amacımız, ülkemizi tercih eden yatırımları daha ileri bir seviyeye taşımaktır"

Uluslararası Doğrudan Yatırım Stratejisi doğrultusunda; iklim dostu, dijital, küresel tedarik zinciri odaklı ve bilgi yoğun yatırımları önceleyen bir yaklaşımı kararlılıkla sürdürdüklerini kaydeden Yılmaz, "Nitelikli yatırımların payının artması, doğru bir yönelim içerisinde olduğumuzu göstermektedir. Amacımız, ülkemizi tercih eden yatırımları hem nicelik hem nitelik bakımından daha ileri bir seviyeye taşımaktır" ifadelerine yer verdi.

Yılmaz, hükümet olarak enflasyonu düşürme konusunda kararlı ve koordineli çalışmaların devam ettiğini, finansal istikrarı güçlendirerek reel sektörü daha sağlam bir zemine kavuşturmayı hedeflediklerini belirtti.

"Sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz"

İstikrarlı bir ortamda, teknolojik seviyeyi yükselterek emeğin katma değerini ve verimliliğini artırmanın sürdürülebilir büyümenin temel şartı olduğunun bilincinde olduklarını ve politikaları da bu çerçevede şekillendirdiklerini ifade eden Cumhurbaşkanı Yardımcısı Yılmaz, sözlerine şöyle devam etti:

"2026 yılında genel finansal koşulların daha olumlu seyretmesini bekliyoruz. Bir taraftan da selektif bir şekilde finansmana erişimi kolaylaştırıcı çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Reel sektörümüzün özellikle finansmana erişim konusunda yaşadığı sıkıntıların farkındayız ve bu alanda emek yoğun sektörler ve KOBİ'ler başta olmak üzere gerekli tedbirleri hayata geçirmeye devam ediyoruz. Cumhurbaşkanımız tarafından kamuoyuna duyurulan, imalat sanayii işletmelerine yönelik istihdam koruma odaklı 100 milyar lira büyüklüğündeki yeni finansman paketi ile özellikle KOBİ'lerimizin finansa erişimini daha da güçlendirmeyi amaçlamış durumdayız. İŞKUR tarafından hayata geçirilecek olan Gençlerin Üretim Çağı (GÜÇ) programı ile de hem genç istihdamına destek olmayı hem de imalat sanayindeki emek yoğun işletmelerimizi daha da güçlendirmeyi hedefliyoruz. Yatırım, istihdam, üretim ve ihracat odaklı politikalarımız ile dengeli büyüme ve istikrarı güçlendirme perspektifi içinde sosyal refahı kalıcı bir şekilde artırmayı amaçlıyoruz."

Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar