İşsizlik Yüzde 7,8’e Geriledi, Atıl İşgücü Yüzde 31’e Çıktı!

​Türkiye’de ağustos ayında işsiz sayısı 106 bin kişi azalarak 2 milyon 740 bine, işsizlik oranı ise yüzde 7,8’e geriledi.

info@karadenizekonomi.com / 9.10.2026

İşsizlik Yüzde 7,8’e Geriledi, Atıl İşgücü Yüzde 31’e Çıktı!

Ancak atıl işgücü oranının yüzde 31’e yükselmesi, iş gücü piyasasındaki sorunların sürdüğünü ortaya koydu. Eylülde ekonomik güven endeksi 101,3’e çıkarken imalat sanayisindeki yavaşlama dikkat çekti. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre, ağustosta 15 ve daha yukarı yaştaki nüfusta işsiz sayısı bir önceki aya kıyasla 106 bin kişi azalarak 2 milyon 740 bine düştü. İşsizlik oranı 0,3 puanlık gerilemeyle yüzde 7,8 olarak hesaplandı. İşsizlik oranı erkeklerde yüzde 6,6, kadınlarda ise yüzde 10,1 seviyesinde gerçekleşti. İstihdam edilenlerin sayısı aynı dönemde 136 bin kişi artarak 32 milyon 507 bine yükseldi. İstihdam oranı yüzde 48,4 olurken iş gücüne katılma oranı yüzde 52,5 seviyesinde sabit kaldı.

Genç işsizliğinde gerileme, atıl işgücünde artış

15-24 yaş grubundaki genç nüfusta işsizlik oranı ağustosta 1,1 puan azalarak yüzde 13’e geriledi. Ancak genç kadınlarda işsizlik oranının yüzde 19,4 olması dikkat çekti. Genç erkeklerde ise bu oran yüzde 9,7 olarak tahmin edildi. İşsizlik oranındaki düşüşe karşın zamana bağlı eksik istihdam, potansiyel iş gücü ve işsizlerden oluşan atıl işgücü oranı 0,4 puan artarak yüzde 31’e çıktı. Veriler, işsiz sayısındaki azalışın iş gücü piyasasındaki bütün sorunların ortadan kalktığı anlamına gelmediğini gösterdi. Orta Vadeli Program’da işsizlik oranının 2026 sonunda yüzde 8,1, 2027 sonunda yüzde 8 olması, program döneminin sonunda ise yüzde 7,6’ya gerilemesi öngörülüyor.

Ekonomiye güven arttı

Ekonomik güven endeksi eylülde bir önceki aya göre yüzde 0,7 artarak 101,3’e yükseldi. Böylece endeks, iyimserlik sınırı kabul edilen 100 seviyesinin üzerinde kalmayı sürdürdü. Aynı dönemde tüketici güven endeksi yüzde 1,3 artışla 91,9’a, reel kesim güven endeksi yüzde 0,1 artışla 102,5’e çıktı. Perakende ticaret sektörü güven endeksi yüzde 1,1 yükselerek 111,3 olurken hizmet sektörü güven endeksi 111,9 seviyesinde değişmedi. İnşaat sektörü güven endeksi ise yüzde 0,2 gerileyerek 83’e düştü. TOBB Ekonomi ve Teknoloji Üniversitesi Öğretim Üyesi Dr. Cahit Sönmez, güven endekslerinde iyileşme görülmesine rağmen sıkı para politikasının etkilerinin sürdüğüne dikkat çekti. Sönmez, sektörler arasında belirgin bir ayrışma bulunduğunu, sanayide sınırlı hareketlenme görülürken inşaat sektöründeki gerilemenin devam ettiğini belirtti.

İmalat sanayisinde yavaşlama sürüyor

Ekonominin öncü göstergeleri arasında yer alan İstanbul Sanayi Odası (İSO) Türkiye İmalat Satın Alma Yöneticileri Endeksi (PMI), eylülde ağustostaki 48,1 seviyesinden 47,9’a geriledi. Endeksin 50’nin altında kalması, imalat sanayisinde faaliyet koşullarının daralmaya devam ettiğine işaret etti. Talep koşullarındaki zayıflık ve yeni siparişlerdeki azalış, sektör üzerindeki baskıyı sürdürdü. Akdeniz Üniversitesi Öğretim Üyesi Prof. Dr. Mustafa Yıldıran, imalat sanayisindeki gerilemede artan motorin ve üretici fiyatlarının yanı sıra finansman maliyetlerinin de etkili olduğunu belirtti. Yıldıran, maliyet baskılarının sektörün geleceğe ilişkin beklentilerini olumsuz etkilediğini ifade etti.

Dış ticaret açığı 65,8 milyar dolara ulaştı

Ağustosta Türkiye’nin ihracatı geçen yılın aynı ayına göre yüzde 8,1 artarak 23 milyar 467 milyon dolara, ithalatı ise yüzde 10,5 yükselerek 28 milyar 706 milyon dolara çıktı. Böylece aylık dış ticaret açığı yüzde 22,3 artışla 5 milyar 239 milyon dolar oldu. Ocak-ağustos döneminde ihracat yüzde 4 artışla 184 milyar 996 milyon dolara, ithalat yüzde 5,3 yükselişle 250 milyar 790 milyon dolara ulaştı. Sekiz aylık dış ticaret açığı ise yüzde 9,3 artarak 65 milyar 793 milyon dolara çıktı. Orta Vadeli Program’da 2026 yılı sonunda ihracatın 282 milyar dolar, ithalatın 387 milyar dolar ve dış ticaret açığının 105 milyar dolar olması hedefleniyor.

Genel devlet açığının milli gelire oranı yüzde 0,9’a düştü

2025 yılında genel devlet açığı 600 milyar 427 milyon lira olarak hesaplandı. Genel devlet açığının gayrisafi yurt içi hasılaya (GSYH) oranı, 2024’teki yüzde 3,4 seviyesinden yüzde 0,9’a geriledi. Genel devletin toplam gelirleri 21 trilyon 429 milyar 677 milyon liraya, toplam harcamaları ise 22 trilyon 30 milyar 104 milyon liraya yükseldi. Genel devlet konsolide brüt borç stokunun GSYH’ye oranı da yüzde 23,7 olarak gerçekleşti. Ekonomist Hikmet Baydar, bütçe açığının milli gelire oranındaki düşüşün mali disiplin açısından önemli olduğunu belirtti. Baydar, düşük açığın borçlanma ihtiyacını azaltarak faizlerin düşmesine zemin hazırlayabileceğini ifade etti.

Büyümede son çeyrek beklentisi yüzde 3’ün altında

Prof. Dr. Mustafa Yıldıran, 2026’nın son çeyreğinde ekonomik büyümeyi tarımsal üretimdeki artışın destekleyebileceğini, sanayi ve hizmetler sektörlerinde ise büyümenin yavaşlayabileceğini değerlendirdi. Yıldıran, enerji fiyatlarındaki artışların ve üretici maliyetlerindeki yükselişin enflasyon üzerindeki baskıyı sürdürebileceğine işaret ederek, son çeyrekte büyümenin yüzde 3’ün altında gerçekleşmesinin olası olduğunu belirtti. Ekonomik güven endeksindeki yükseliş ve işsizlik oranındaki gerilemeye karşın atıl işgücünün yüzde 31’e çıkması, imalat sanayisindeki daralma ve dış ticaret açığındaki artış, Türkiye ekonomisinin önündeki temel sorunlar arasında yer almaya devam ediyor.

 

Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar