Mahfi Eğilmez tek tabloyla ekonominin röntgenini çekti: 3 maddelik reçeteyi yazdı
İktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez, Türkiye ekonomisindeki temel sorunu ve gelir dağılımındaki derin uçurumu tek bir tablo üzerinden analiz ederek çözüm için 3 maddelik bir kurtuluş reçetesi sundu.
info@karadenizekonomi.com / 9.01.2026
Hazine eski Müsteşarı ve iktisatçı Dr. Mahfi Eğilmez, "Kendime Yazılar" bloğunda yayımladığı son analizinde, Türkiye ekonomisindeki temel sorunu tek bir tabloyla özetledi. Eğilmez, Gayrisafi yurt içi hasıla (GSYH) rakamları ile gelir dağılımı arasındaki derin uçurumu verilerle ortaya koyarken, sokaktaki "kalabalık" görüntüsünün ardındaki gerçeği de yazdı.
Kamuoyunda sıkça tartışılan "Ekonomi kötüyse AVM’ler ve restoranlar neden dolu?" sorusuna verilerle yanıt veren Eğilmez, bu durumun bir yanılsama olduğunu belirtti.

Eğilmez, toplam gelirden en yüksek payı alan dördüncü ve beşinci yüzde 20’lik grupların (toplam 34 milyon kişi) içindeki yaklaşık 20 milyon kişinin bu tüketimi gerçekleştirdiğine dikkat çekerek "Bu sayı bütün Balkan ülkelerindeki ve Avrupa’daki çoğu ülkedeki nüfustan daha fazla bir nüfusa işaret ediyor. Dolayısıyla yalnızca bu nüfusu oluşturanlar alışveriş yapsa bile her yer dolu görünür." ifadelerini kullandı.
Gelir dağılımındaki uçurum: 7,5 kat fark
TÜİK verileri üzerinden yaptığı hesaplamaları paylaşan Eğilmez, Türkiye'nin 2024 yılı itibarıyla 1.358 milyar dolarlık toplam gelirinin dağılımındaki adaletsizliği şu çarpıcı verilerle özetledi:
Zengin ve fakir arasındaki makas: En yüksek gelir elde eden yüzde 20’lik kesim, toplam gelirin yüzde 48’ini (651,3 milyar dolar) alıyor.
En alt tabaka: Nüfusun en yoksul yüzde 20’lik kesimi ise gelirden sadece yüzde 6,4 pay alabiliyor.
Kuznets oranı: En yüksek gelir ortalaması ile en düşük gelir ortalaması arasında tam 7,5 kat fark bulunuyor.
Sığınmacı etkisi ve asgari ücret gerçeği
Eğilmez, kişi başına düşen 15 bin 856 dolarlık gelirin kağıt üzerinde yüksek görünmesinin nedenlerinden birinin de nüfus sayımındaki eksiklikler olduğunu belirtti. Sığınmacıların yarattığı ekonomik değerin GSYH’ye dahil edildiğini ancak bu kişilerin resmi nüfusa dahil edilmediğini hatırlatan Eğilmez, bu durumun kişi başına geliri yapay olarak yükselttiğini vurguladı.
Ayrıca, en alt gelir grubunda yer alan milyonlarca kişinin yıllık ortalama gelirinin, 2024 yılındaki 6.209 dolarlık (yıllık toplam) asgari ücretin bile altında kaldığının altını çizdi.
3 maddelik çözüm reçetesi
Ekonomik iyileşme için sadece kur baskılamanın veya enflasyonla mücadelenin yeterli olmayacağını belirtenEğilmez, 3 maddelik bir çözüm reçetesi sundu:
-
Sürdürülebilir büyüme: GSYH artışı, kur baskılamaya veya enflasyona dayanmadan, sağlıklı yöntemlerle artırılmalı.
-
Kayıt dışılıkla mücadele: Yaklaşık 366 milyar dolar (yüzde 27) olduğu tahmin edilen kayıt dışı gelir mutlaka sisteme dahil edilmeli.
-
Adaletli bölüşüm: Kayıt dışı gelir sisteme dahil edilirken, elde edilen kaynak özellikle en düşük gelirli yüzde 20’lik kesimin refahını artırmak için kullanılmalı.
Eğilmez, analizini şu uyarıyla noktaladı: "Ortalamadan çok daha yüksek gelir elde edenler olabileceği gibi, çok daha düşük gelir elde edenler de var. Gelir dağılımını düzeltmeden kalıcı bir başarı mümkün değil."
Çok Okunanlar
Fındık Fiyatları
Son Güncelleme : 2026-01-09 09:15
| Şehir | Levant |
|---|---|
| TMO | 200 TL |
| GİRESUN | 283,00 TL |
| ORDU | 283,50 TL |
| DÜZCE | 283,50 TL |


