Bankacılık sektörü, 2021'de aylık ve yıllık bazda en yüksek kârları gördü

Türk bankacılık sektörü, 2021 yılında 92,1 milyar lirayla yıllık bazda rekor kâra imza atarken, aralıkta da 16,8 milyar lira ile tarihin en yüksek aylık kârına sahip oldu.

info@karadenizekonomi.com / 9.02.2022

Bankacılık sektörü, 2021'de aylık ve yıllık bazda en yüksek kârları gördü

Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu (BDDK) verilerinden derlenilen bilgilere göre, Türk bankacılık sektörü, geçen yıl 92 milyar 83 milyon TL net dönem karına ulaştı. Sektörün 2020 yılındaki kârı 58 milyar 503 milyon lira seviyesindeydi.

2020 yılı ile karşılaştırıldığında kârdaki artış yüzde 57,4'e işaret etti. Böylece tüm zamanların en yüksek yıllık kârını elde eden bankacılık sektörü, aylık bazda geçen yılın ilk iki ayında yeni tip koronavirüs (Kovid-19) salgının süre gelen etkisiyle bir önceki yılın aynı dönemine göre kârında düşüş yaşandı. Devam eden aylarda ise kârlarını artırmayı başaran bankacılık sektörü özellikle son çeyrekte ciddi sıçrama yaptı.

Geçen yılın son çeyreğinde 35,1 milyar lira kâr elde eden bankacılık sektörü tüm zamanların en yüksek çeyreklik kârına ulaştı. Geçen yılın aralık ayındaki 16,8 milyar liralık kâr da tarihin en yüksek aylık kârı olarak kayıtlara geçti.

BDDK verilerine göre 2020 yılında yüzde 11,4 olan sektörün ortalama öz kaynak kârlılığı, 2021 yılında yüzde 15,3 seviyesine yükseldi.

Bankaların faiz geliri 641,5 milyar lira

Bankaların geçen yıl elde ettiği toplam faiz geliri 2020'ye göre yüzde 51,5 arttı. Geçen yıl sonu itibarıyla 641,5 milyar lira olan bankaların toplam faiz geliri, 2020 yılında 423,5 milyar dolar düzeyinde bulunuyordu.

Bankalar, 12 aylık dönemde kredilerden 443,1 milyar lira faiz geliri sağladı. Söz konusu gelirin 96,9 milyar lirası tüketici kredilerinden, 21,7 milyar lirası kredi kartlarından, 46,6 milyar lirası taksitli ticari kredilerden ve 277,9 milyar lirası diğer kredilerden alınan faizlerden oluştu.

Bankaların faiz gideri 376 milyar lira

Sektörün toplam faiz gideri, 12 ayda 2020'ye göre yüzde 80,2 artarak yaklaşık 376 milyar liraya ulaştı. 2020 yılında bankaların faiz gideri toplamı 208,7 milyar lira düzeyinde gerçekleşmişti.

Geçen yıl bankaların mevduata ödediği faiz, yüzde 89,7 yükselişle 233,4 milyar liraya çıktı. Toplam faiz giderlerinin yüzde 62,1'i mevduata ve yüzde 8,5'i bankalara verilen faizlerden oluştu.

Bankaların net faiz geliri, geçen yılın aralık sonu itibarıyla 2020'nin aynı dönemine kıyasla yüzde 23,6 artarak 265,6 milyar lira oldu.

"Her faiz indirimi bankaların kârlılığını olumlu etkiler"

Konuya ilişkin AA muhabirine değerlendirmelerde bulunan Econs Kurucu Ortağı ve ekonomist Ferhat Yükseltürk, bankaların en büyük işlevinin fazla fonların fon ihtiyacı olanlara dağıtımı olduğunu söyledi. Bunun için de bankaların belli bir öz kaynağa sahip olması gerektiğini belirten Yükseltürk, "Bu öz kaynağı artırmanın birinci yolu kârlılıktır. Kârlılık artmadığı sürece bankalar da fon fazlası olandan fon açığı olanlara kredi akışını sağlayamaz. Bunu 2001 krizinde yaşadık. ABD ve Avrupa bunu 2008 küresel finans krizinde yaşadı. Bankaların kâr etmesi ve öz kaynaklarını kuvvetlendirmesi, ekonomik büyümenin sağlanabilmesi ve kredi hacminin artırılması açısından oldukça önemlidir. Her ne kadar 'bankalar yüksek kâr etti' denilse de bankalar kâr etmezse tüketiciler ve reel sektör istedikleri kredilere ulaşamazlar." diye konuştu.

Yükseltürk, yapılan analizlerde ve değerlendirmelerde bankaların öz kaynak kârlılığına bakmanın daha sağlıklı olacağına dikkati çekti.

Bankacılık sektörünün risksiz getiri olarak görülen mevduat faizinin altında öz kaynak kârlılığı elde ettiğini söyleyen Yükseltürk, şunları kaydetti:

"Uluslararası literatürde öz kaynak kârlılığı, dönem net kârının ortalama öz kaynaklara bölünmesiyle elde ediliyor. Sektörün yüzde 15'in üzerindeki öz kaynak kârlılığı hem mevduat getirisinin hem de yıllık enflasyonun altında. Son dönemde sanayi şirketlerinin öz kaynak kârlılığı daha yüksek. Borsa İstanbul'da bankacılık endeksinde de bu durum görülüyor. 2013 yılı başından bu yana sınai endeksi neredeyse 5 kat artarken, aynı dönemde bankacılık endeksinin getirisi ise TL bazında yüzde 10'un bile altında.

Türkiye'de krediler ortalama 12 ila 36 ay vadeli verilirken, mevduatın vadesi ortalama 40-50 gündür. Burada bir vade uyumsuzluğu söz konusudur. Aslında her faiz indirimi bankaların kârlılığını olumlu etkiler. Çünkü her faiz indirimi fonlama tarafında hızlıca hissedilir, mevduat faizleri düşer ancak getiri tarafında daha geç fiyatlanır. Böylece bankacılık sektörü faizlerin düştüğü ortamda daha fazla kâr yazar."

Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar