Fındık ve Sağlık İstanbul’da konuşuldu.

TÜGİS Başkanı Buzbaş; “Fındık ve sağlık konusunda akademik çalışmalara ihtiyacımız var.

info@karadenizekonomi.com / 27.09.2016

Fındık ve Sağlık İstanbul’da konuşuldu.

FTG Başkanı Sevinç; “Türk fındığı tehdit altındadır.”

Nur Demirok; “Fındık yağı, zeytinyağından üstündür.”

Fındık ve sağlık konusu İstanbul’da düzenlenen bir panel ve söyleşi ile ele alındı. Panelde fındığın üretiminden tüketim aşamasında sağlığa olan etkileri konusundaki konular ve sorunlar konuşuldu.

Türkiye Gıda İşverenleri Sendikası (TÜGİS) ile Fındık Tanıtım Grubu (FTG) tarafından Wyndham Grand Hotel’de düzenlenen panele sektörle ilgili kuruluşların temsilcileri ve bilim adamları katıldılar.

Açılışta konuşan TÜGİS Başkanı Necdet Buzbaş, ülkemizde fındığın tarihi seyri hakkında bilgi vererek, dünya fındık sektöründe söz sahibi olan Türkiye’nin bu ürüne dayalı sağlık konusunda yeterli düzeyde akademik çalışmalar bulunmadığına dikkat çekerek şunları söyledi:

“Öncelikle çok ürettiğimiz bu ürünü yeterince tüketemiyoruz. Oysa ülkeler ürünlerini öne çıkararak, özellikle sağlıklı ilgili çalışmalar yapıyorlar. Üzülerek itiraf etmeliyim ki, sağlık konusunda yeterli düzeyde akademik çalışmamız yok. Bu konuda dünya genelinde çalışma yaparak farkındalık yaratmamız lazım.”

-FTG BAŞKANI EDİP SEVİNÇ

Fındık Tanıtım Grubu Başkanı Edip Sevinç de, fındıkta serbest piyasa sistemine geçilen 2009 yılını milat olarak kabul ettiklerini belirterek şunları söyledi:

“2009’da fındıkta her türlü vesayet ortadan kalkmıştır. Sistem kendi içinde işlemeye başlamıştır. Sonuçta ortadadır. Türkiye zaman zaman 300 bin ton iç fındığı satar, 3 milyar dolara yakın dövizi elde eder hale gelmiştir. Devlet sistem içinde üreticisini desteklemektedir. FTG olarak 20234 

projeksiyonunda yılda 350 bin ton ihracat ve 3.5 milyar dolar hedefi koymuştuk. Buna bile yaklaştık. Ancak sektörde sürdürülebilir fındık politikaları uygulamamız lazım. Son yıllarda verim ve kalitede yaşanan sorunlar artmaktadır. Buna ve üretime bağlı gelişmeler yaşanıyor. Türkiye fındık ticaretinin yüzde 76’ını gerçekleştiriyor diye bunun illa nihayet böyle devam edeceğini söylemek mümkün değil. Kimi ülkeler fındık üretimini arttırmak için çok büyük çaba içinde. Gürcistan’da fındık üretimi AB ve ABD tarafından destekleniyor. Çinliler harekete geçti. Onun için Türkiye bu tehditleri ortadan kaldıracak politikalar uygulamak zorundadır. Türk fındığı resmen tehdit altındadır. Bu tehditler Türkiye’nin pazardaki payını yüzde 60’ların altına düşürme noktasına gelebilir.”

Edip Sevinç, çözümün verim ve kaliteyi arttırarak pazarları ele geçirmekten geçtiğini, bu ve sağlıklı ilgili konulardaki projelere FTG olarak destek verdiklerini ve vermeye de devam edeceklerini ifade etti.

Dr. İrfan Demirkol’un moderatörlüğünü yaptığı panelde konuşan Yaşar Holding yönetim kurulu üyesi Nur Demirok, fındık yağının sağlık açısından zeytinyağından daha üstün olduğunu vurgulayarak, fındığın yetiştiği toprağa göre lezzetinin ve besin değerinin arttığını, bunun da Karadeniz de yetişen Türk fındığını öne çıkardığını söyledi.

Demirok, Türk fındığı ile ilgili dünya da tercih edilen bir algı oluşturulması gerektiğine de dikkat çekerek, tanıtım için sağlık konusu öne çıkarılarak çalışmalar yapılmasının kaçınılmaz olduğunu bildirdi.

Ferrero Türkiye Genel Müdürü Azmi Gümüşlüoğlu ise, Türk fındığının dünya en büyük temsilcisi konumunda bulunduklarına ve bunu ürünleri ile 160 ülkede sürdürdüklerini hatırlatarak, “Türk fındığının kalite ve veriminde sürdürülebilirlik için çalışmalar yapıyoruz. Değerli tarım projeleri uyguluyoruz. Fındıkta her alanda sağlıklı politikalar uygulanması için hep birlikte çaba göstermeliyiz” dedi.

Panel de söz alan diğer konuşmacılar da, sanayi kuruluşlarının fındıklı mamuller üretirken, bahçede verim ve kalitenin arttırılması için de çaba gösterdiklerini belirterek, üretici kuruluşlarının bu çabalara katkıda bulunmalarını istediler.

Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar