Duayen Ulusoy’a son görev

50 yılı aşkın süredir Samsun’u daha da yukarılara taşımak için sadece bir iş insanı olarak değil aynı zamanda Samsun’a sosyal ve kültürel olarak da büyük katkı sağlayan Ulusoy Un Kurucu ve Onursal Başkanı Fahrettin Ulusoy, 24 Kasım Perşembe günü düzenlenen törenle toprağa verildi.

info@karadenizekonomi.com / 28.11.2022

Duayen Ulusoy’a son görev

Samsun’da henüz küçük bir zahire dükkânı işletirken, bir gün un fabrikası sahibi olma hayaline sıkı sıkıya bağlı kalan ve bu hedefine büyük bir özveriyle ulaşan Ulusoy Un Kurucu ve Onursal Başkanı Fahrettin Ulusoy, 73 yaşında hayata gözlerini yumdu. Ulusoy'un cenazesi, 24 Kasım saat 10.00’da Samsun’un Tekkeköy ilçesindeki eski fabrika binasında düzenlenen törenin ardından Büyük Camii’nde öğle namazına müteakip kılınan cenaze namazının ardından Kıranköy Aile Mezarlığı’nda toprağa verildi.

 

ÖRNEK ALINACAK YAŞAM ÖYKÜSÜ

1969 yılında Ulusoy Un’un temellerini küçük bir un ve zahire dükkanında atan Fahrettin Ulusoy, 1989 yılında Ulusoy Un ile sanayicilik yolculuğuna başladı.2014 yılında şirketini borsaya açtı. 2021 yılında ise, “Anadolu’nun en etkin 50 iş insanı” arasında yer aldı. 53 yıllık iş hayatında birçok olumsuzluk yaşasa da hepsinin altında büyük bir ustalıkla kalkmayı bildi. Nice başarılar, nice vergi rekortmenlikleri ve nice ödüllerle geçen bu büyük macera 73 yaşında son erdi.

2015 yılında Yönetim Kurulu Başkanlığını oğlu Eren Günhan Ulusoy’a bırakan ve Onursal başkan olarak çalışmalarını yürüten Ulusoy, 53 yıllık iş yaşamından elbette kopmadı. İş dünyasının duayenlerinden olan Fahrettin Ulusoy, her seferinde en büyük sermayenin güven ve itibar olduğunu, bu öğretiye uygun olarak yarım asrı aşan iş yaşamında disipline sadık kalarak verdiği sözün arkasında durduğunu söyledi. Onu yakından tanıyanlara hep söylediği bu sözleri bir kez daha hatırlatmakta fayda var: “Prensip sahibi ve güvenilir olmak iş hayatının değişmeyen kurallarıdır. İtibar kolay kazanılmıyor. Sebat etsinler, işlerini sevsinler ve herkes işinin hacmini iyi hesap etsin. Balık yoksa gölde boşa ısrar etmesinler. Müslüman mahallesinde salyangoz yenmez derler ya, işte o hesap”

SON RÖPORTAJI KARADENİZ EKONOMİ’YE VERMİŞTİ

Karadeniz’in duayen sanayicisi, Ulusoy Un Kurucu ve Onursal Başkanı Fahrettin Ulusoy ile Ağustos 2021’de gerçekleştirdiğimiz son röportajından bir bölümü sizlerle tekrar paylaşmak istiyoruz:

• Nasıl bir eğitim aldınız ve çalışma hayatınıza nasıl başladınız?

Öğrenim hayatım kısa sürdü, ortaokulun son sınıfında kaldım ve bitiremedim. Ancak diplomamı 1998 döneminde alabildim. Yani kısacası alaylıyım. Çalışma hayatıma ise 1962-1963 yılında babamın dükkânında başladım. Fakat fikirlerimiz çok örtüşmedi ve ben küçük bir dükkânda sıfır sermayeyle işe başladım. Değirmencilik isteğimi iş hayatımın 10. yılına kadar telaffuz etmedim. Ne zaman ettim? O konuda birikimim yeterli olduğunda. O günlerdeki hedef, bugün bizi 5 ayrı lokasyonda günlük üretim kapasitesi 4 bin ton olan 6 fabrikanın temellerini atmaya kadar getirdi. Kurduğum işlerde başarılı oldum, bugün 73 yaşındayım ve iş hayatımın 53’üncü senesi bitti.

• Kurumsallaşma adına ne gibi adımlar attınız ve aile şirketinizde ki başarınızı neye borçlusunuz?

Şirkette üst düzey yöneticilerimize ailenin bir bireyi gibi davranıyoruz. Kardeşim bu şirket benim olduğu kadar senin de diyoruz. Bizim emekli ettiğimiz çok elemanlarımız var. O yönden de gurur
duyuyorum. 15,20,25 senelik elemanlar. Şirket içerisindeki iç eğitimler önemli. Mutlaka 1 lisan öğrenilmeli. Hatta 2 tane… Hiçbir başarı tesadüf değil. Oğullarım teknolojiyi çok iyi kullanıyor. Biz şu anda Çorlu’daki fabrikada makineye giden buğdayın rutubetini bile ölçebiliyoruz öyle bir teknoloji. Aile içindeyse en önemli şey bizden sonra gelecek nesle güven duymak. Biz bu açıdan çok şanslıydık. Kurumsallaşma sürecimiz 2. jenerasyon ile başladı. Büyük oğlum 96 yılında şirkete geldi ekonomi tahsil etti. Küçük oğlum da ekonomi tahsil ederek masterını tarım üzerine yaptı. Benim
şansım onların işlere sahip çıkması. Ben alaylıyım yaşayarak öğrendim. Fakat
oğullarım eğitimlerini aldılar ve işlerine sahip çıktılar. Onların ufku ve vizyonu benden çok ileri. Onlara işlerimizi gönül rahatlığıyla bıraktık ve onların başarısıyla övündük. Makine çalışır, el övünür o işi yapan alettir. Fakat süreç bir günde gerçekleşmedi. Günhan’ı biz 4-5 sene denedik eğitimi var diye de 40 senelik emeği ona teslim etmedik, test edildi. Yaptığı işlerin %100’ü doğru değildi belki ama yanlış iş yaptı diye onun girişimcilik yönünü engellemedim. Yanlış işler derken, bilançoya negatif yansıması olduğunda niye bunu böyle yaptın demedik. Çünkü iş hayatında yanlışlıklar da olacak. İş hayatına grafik her zaman yukarı gitmez. Bazen düz gider bazen 10 derece aşağı gider. Gün olur ayı besler, ay olur yılı besler.

 

 • Bir yatırım kararı alırken nelere dikkat ediyorsunuz?

Kendi işimizde ne gerekir, pazarın büyüklüğü, hacmi, bizim gücümüz, ham ve mamul madde durumu ve nakliyeyi hesap ederek yatırım yapıyoruz. Bu soru çok geniş kapsamlı daha birçok şey söyleyebilirim.

• Hayatınızda yaşadığınız dönüm noktaları oldu mu?

Benim iş hayatımda çok kırılmalar oldu, maddi olarak çok sıfıra düştük. Fakat her yaşadığım hezimet benim gelişimime ve öğrenme sürecime büyük katkılar sundu. Tecrübe çok değerli bir deneyim.

• Motivasyonunuzu kaybettiğinizde odak noktanız ne oldu?

Başarılı olmak zorunda olduğumu kafama yerleştirdim ve sebat etmeye çalıştım. Dükkânımı zamanında açtım. İş disiplinine sadık kaldım verdiğim sözün arkasından çekilmedim. Aynı zamanda prensipli bir adamım. Allaha şükür ekmeğini yiyoruz, çocuklarımıza miras bırakacağız ama bu iş para için yapılmaz. Bu iş gönül ve sevda işi. Bu iş başarının tadını alma, egonu tatmin işi. Ben o yönden mutluyum.

• Türkiye’nin en etkin 50 iş insanı arasına girdiniz. Neler hissettiniz?

Ekonomist Dergisi'nin düzenlediği 'Anadolu'nun En Etkin 50 İş İnsanı' araştırması sonuçlarına göre ekonomiye yön veren, istihdam yaratan ve vergi rekortmeni olan isimlerin bir araya geldiği listede Samsun'dan tek şirket olarak 'Ulusoy Un' yer aldı. Basın mensupları toplumun nabzını tutarak beni buna layık görmüşler. Çok değerli bu. Allah o sevgilerine layık olmayı nasip etsin.

Masanın üzerinde bir mektup var, eski devlet bakanlarından iş adamı Cavit Çağlar diyor ki;

“Değerli dostum iş hayatınıza başlamanızın 50. yılını tebrik eder hatıralarınızı tarafıma düşünerek gönderme nezaketinde bulunmanıza çok teşekkür eder, başarılarınızın devamını dilerim. Saygılarımla Cavit Çağlar.”

Ben de teşekkür ediyorum. Siyaset yaptığı dönemde Cavit Çağlar’a antipatiktim. Bir şeye ‘hayır’ demek var, güzel bir dille ‘hayır’ demek var. Hayır’ı öyle güzel söylüyor ki siz ömrünüzce anlamazsınız. Kendisini takdir etmek lazım. Kendisine kitap hediye ettim, o vesileyle geri dönüş yapmış bana. Devletten aldığı kredileri son kuruşuna kadar ödemiş alnı ak, yüzü pak bir iş adamıdır kendisi.

• Son olarak genç girişimcilere tavsiyeleriniz neler?

Bugün teknoloji denen bir gerçek var, herkes nerede ve neye ihtiyaç var, görebiliyor. Ama bazı hususlar var ki hiç değişmez. Onlar da çalışacaklar, prensip sahibi ve güvenilir olacaklar. En büyük sermaye güven ve itibar. O itibar kolay kazanılmıyor. Sebat etsinler ve işlerini sevsinler. Herkes işinin hacmini iyi hesap etmeli. Balık yoksa gölde boşa ısrar etmesinler. Müslüman mahallesinde salyangoz yenmez derler ya o hesap.

Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar