25.06.2026
2025 Karadeniz İhracatçılar Birliği verilerine göre Almanya + İtalya'ya fındık ihracatımız %46,64. Avrupa Birliği toplamına baktığımızda bu rakam %84,53'e çıkıyor. Yani her 100 dolarlık satışımızın 85 doları tek bir coğrafyadan geliyor.
Avrupa ekonomisi demek fındık ekonomisi demek oluyor.
Almanya özelinden başlayalım :
1. Rusya-Ukrayna savaşıyla ucuz enerji dönemi bitti.
Almanya onlarca yıl ucuz Rus enerjisi üzerine rekabet gücü kurdu. O dönem kapandı. Enerji faturası fırladı, üretim maliyetleri şişti.
2. Çin artık müşteri değil, rakip.
Elektrikli araç, batarya, robotik, endüstriyel ekipman tam da Alman sanayisinin kalesi olan alanlarda Çin hem üretiyor hem daha ucuza satıyor.
3. Nüfus yaşlanıyor.
İşgücü daralıyor, üretim maliyeti artıyor. Bir yanda bu, öte yanda sosyal güvenlik sistemine binen ağır yük.
4. Tüketici temkinli, cüzdanı kapalı.
Yüksek enerji, yüksek kira, yüksek faiz, üstüne belirsizlik. Sonuç ortada tüketici sadece zorunluluklara bakıyor. Çikolata, organik ürün, premium atıştırmalık yani fındığımızın gittiği kategoriler bu kıskacın altında.
İtalya'nın durumu da farklı değil.
Avrupa Komisyonu'na göre 2025'te %0,5 büyüme, 2026 için de tablo benzer. Resesyon yok ama kronik düşük büyüme var. Enerji maliyetleri, yaşlanan nüfus, Çin'e kaptırılan otomotiv liste Almanya ile aynı.
Fiyatlar 350₺'den 180₺ seviyesine düştü. Talepler arttı mı? Artmadı. Çünkü sorun fiyat değil. Avrupa tüketicisi tasarruf modunda fındıklı çikolatayı değil, faturayı düşünüyor.
Türkiye olarak iki seçeneğimiz var:
1. Avrupa'nın düzelmesini bekleyeceğiz.
2. Yeni pazarlar bulacağız.


