18.04.2026

Fındıkta yol ayrımı: Ya rekabetçi dönüşüm ya pazar kaybı

Dünya fındık sektörü sessiz ama çok güçlü bir dönüşümün içinde. Türkiye yıllardır üre timde liderliğini sürdürse de artık bu liderlik “alışkanlıkla” değil, stratejiyle korunmak zorunda.

Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük ve yönetiminin Şili’ye yaptığı ziyaret, aslında bu dönüşümün en somut göstergelerinden biri. Şili’de Mart-Nisan döneminde yapılan yaklaşık 120 bin tonluk kabuklu fındık hasadı, üretimin sadece Türkiye’ye özgü olmadığını artık net şekilde ortaya koyuyor. Aynı şekilde Oregon bölgesinde üretim 120 bin ton seviyesine ulaşmış durumda ve hedef 200 bin ton.

Bugün sadece Şili ve ABD değil; Gürcistan, Azerbaycan ve İtalya da üretimde ciddi bir ivme yakalamış durumda. Yakın gelecekte Türkiye dışındaki toplam üretimin 500 bin tona ulaşması artık bir öngörü değil, güçlü bir gerçeklik ihtimali. Daha çarpıcı olan ise şu: Bir zamanlar “hedef pazar” olarak gördüğümüz Çin bile artık fındık ithal eden değil, ihraç eden bir aktör olmaya başlıyor.

Türkiye’nin Temel Sorunu: Yüksek Maliyet – Düşük Verim

Özellikle Doğu Karadeniz’de:

• Arazi yapısı zor ve parçalı

• İşçilik maliyetleri yüksek

• Modern tarım teknikleri sınırlı

• Dekar başına verim düşük

Bu tabloyla küresel rekabette ayakta kalmak mümkün değil. Çünkü Şili ve ABD gibi ülkeler:

• Düz arazide üretim yapıyor

• Makineleşmiş tarım uyguluyor

• Daha düşük maliyetle daha yüksek verim elde ediyor

Yeni Hikâye: Rekabetçi Fındık Politikası ve Yeni Yasa

Türkiye’nin artık klasik destekleme politikalarının ötesine geçerek yeni bir fındık hikâyesi yazması şart. Bunun yolu ise net:

1. Yeni Fındık Yasası

• Üretim planlaması zorunlu hale getirilmeli

• Verimlilik kriterlerine göre destek verilmeli

• Kayıt dışı üretim kontrol altına alınmalı

2. Maliyetleri Düşüren Reformlar

• Arazi toplulaştırma hızlandırılmalı

• Mekanizasyona özel teşvik verilmeli

• Ortak makine kullanımı (kooperatif modeli) yaygınlaştırılmalı

3. Verimlilik Devrimi

• Dekar başına verim hedefleri konulmalı

• Yaşlı bahçeler yenilenmeli

• Modern budama ve gübrele me zorunlu hale getirilmeli

4. Sanayi ve Katma Değer Atağı

• Ham fındık değil, işlenmiş ürün ihracatı artırılmalı

• Çikolata, krema ve yan ürünlerde marka oluşturulmalı

• Türk firmalarının yurt dışı yatırımları desteklenmeli

5. Yeni Pazar Stratejisi

• Çin gibi pazarlarda sadece satış değil, yatırım ve ortaklık modeli geliştirilmeli

• Afrika ve Uzak Doğu’da yeni tüketim alışkanlıkları oluşturulmalı

Sonuç: Liderlik Kendiliğinden Sürmez

Dünya fındık üretimi büyürken Türkiye yerinde sayarsa, bugünkü liderlik yarının pazar kaybına dönüşebilir.

Artık mesele sadece üretmek değil:

Daha ucuza üretmek, daha verimli üretmek, daha katma değerli satmak. Eğer bu dönüşümü gerçekleştirebilirsek, Türkiye sadece üretimde değil, fındığın küresel markası olmaya devam eder. Aksi halde fındıkta liderlik bir başarı hikâyesi olmaktan çıkar, kaçırılmış bir fırsata dönüşür.

 

HAFTANIN SÖZÜ

“Rekabet etmeyen üretim, zamanla yok olmaya mahkûmdur.”

Yazarın Diğer Yazıları

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar