Fındıkta sert tablo: ‘Üretici de tüccar da sanayici de mutsuz’”
Murat Gürsoy’la Karadeniz Ekonomi Programı’nda konuşan Gürsoy Fındık Yönetim Kurulu Başkan Vekili Nejat Gürsoy, fındıkta yaşanan krizi çarpıcı sözlerle özetledi: “Düşük rekolte var ama fiyat istenilen seviyeye çıkmıyor. Üretici de tüccar da sanayici de memnun değil.”
info@karadenizekonomi.com / 30.03.2026
Artan maliyetlerin üreticiyi bahçeden uzaklaştırdığını vurgulayan Gürsoy, “Bir aile fındıktan 500-600 bin lira kazanırken, yevmiye ile 1 milyon lira kazanabiliyor” diyerek tabloyu ortaya koydu. Türkiye’nin küresel hakimiyetinin gerilediğine dikkat çeken Gürsoy, “Türk fındığı artık vazgeçilmez değil” uyarısında bulunarak, acil yapısal adımlar atılmazsa sektörün daha büyük bir krizle karşı karşıya kalabileceğini söyledi.Gürsoy Karadeniz EKONOMİ’nin sorularını şu şekilde yanıtladı:
“Fındıkta Vites Hâlâ Boşta: Sorun Yapısal, Çözüm Gecikiyor”
Soru: Başkanım, bu sezonu “enteresan” olarak tanımladınız. Fındıkta nasıl bir yıl yaşıyoruz?
Nejat Gürsoy:
Gerçekten çok nadir karşılaşılan bir sezon yaşıyoruz. Piyasaya baktığınızda üretici de memnun değil, tüccar da memnun değil, sanayici de memnun değil. Düşük rekolteye rağmen fiyatların istenilen seviyeye gelmemesi ciddi bir çelişki yaratıyor. Sezon başında hızlı bir yükseliş yaşandı, ardından sert bir düşüş geldi. Bu dalgalanma piyasada ciddi mağduriyetler oluşturdu. Bu tabloyu iyi analiz edip ana sorunu doğru tespit etmemiz gerekiyor.
![]()
Soru: Bu tablonun arkasındaki temel neden sizce nedir?
Nejat Gürsoy:
En temel neden, Türkiye dışındaki üretim alanlarının hızla artmasıdır. Bir dönem dünya fındık üretiminde %80-85 seviyelerinde olan Türkiye’nin payı bugün %60’lara, hatta altına geriledi. Artık Türkiye dışında 500 milyon kilogramın üzerinde üretim var ve bu rakamın önümüzdeki yıllarda Türkiye’ye yaklaşması bekleniyor. Üstelik bu ülkeler daha düşük maliyetle üretim yapabiliyor. Bizde ise coğrafya makineleşmeye uygun değil, üretim büyük ölçüde insan gücüne dayanıyor. Bu da maliyetleri artırıyor.
![]()
Soru: İç piyasada da rekabetin arttığını söylüyorsunuz. Bu nasıl bir tablo ortaya çıkarıyor?
Nejat Gürsoy:
Evet, artık sadece dış değil, iç rekabet de ciddi bir sorun. Ordu, Giresun, Trabzon gibi bölgelerde dekardan 100-110 kilo alınırken; Düzce, Bafra ve Çarşamba gibi ovalarda bu rakam 250-300 kiloya çıkıyor. Aynı ürünü daha düşük maliyetle ve daha yüksek verimle üreten bölgelerle rekabet etmek zorlaşıyor. Bu nedenle özellikle Doğu Karadeniz’de üreticinin desteklenmesi şart.
![]()
Soru: Artan maliyetler üreticiyi nasıl etkiliyor?
Nejat Gürsoy:
Çok net bir örnek vereyim. İki ton fındık üreten bir aile, tüm emeğini ortaya koyduğunda yılda yaklaşık 500-600 bin TL gelir elde ediyor. Ama aynı aile günlük yevmiye ile çalışsa yıllık geliri 1 milyon TL’ye yaklaşabiliyor. Bu tablo üreticinin fındıktan uzaklaşmasına neden oluyor. Emek maliyeti, ürün gelirinin önüne geçmiş durumda.
![]()
Soru: Bu durum genç nüfusun tarımdan uzaklaşmasına da neden oluyor mu?
Nejat Gürsoy:
Kesinlikle. Gençler bu şartlarda bahçeye girmek istemiyor. Köylerde nüfus yaşlanıyor, üretim sürdürülebilirliğini kaybediyor. Bu nedenle özellikle eğimli arazilerde üretim yapan çiftçilere daha fazla destek verilmesi gerekiyor. Ayrıca bahçelerin gençleştirilmesi ve alternatif gelir kaynaklarının oluşturulması şart.
![]()
Soru: Fındıkta çözüm için hangi adımlar atılmalı?
Nejat Gürsoy:
Öncelikle üreticiyi bu işte tutacak ekonomik şartlar oluşturulmalı. AR-GE çalışmalarıyla bahçelerde ek gelir sağlayacak alternatif ürünler geliştirilmeli. Bunun yanında sözleşmeli tarım modeli de giderek daha fazla gündeme gelecektir. Üretici tek başına bu maliyetlerle ayakta kalamaz.
![]()
Soru: Lisanslı depoculuk yıllardır konuşuluyor ancak istenilen seviyeye gelmedi. Neden?
Nejat Gürsoy:
Çünkü sistem üretici için cazip değil. Bugün üretici fındığını tüccara sıfır maliyetle teslim edebiliyor. Ama lisanslı depoya vermek istediğinde nakliye, yükleme gibi ek maliyetlerle karşılaşıyor. Ayrıca ürün kabul kriterleri de belirsizlik yaratıyor. Bu sistemin çalışması için üretici lehine kolaylaştırılması gerekiyor. Aksi halde uygulanabilirliği zor.
![]()
Soru: Yabancı alıcıların Türkiye dışındaki fındığa yönelmesi ne anlama geliyor?
Nejat Gürsoy:
Eskiden alıcılar Türk fındığına mecburdu. Ama artık değil. Oregon, Şili, Azerbaycan, Gürcistan gibi ülkelerde ciddi üretim var. Üstelik bu ülkeler bizden daha düşük maliyetle üretim yapıyor. Türk fındığı hâlâ kalite ve aroma açısından önde, ancak fiyat farkı açıldığında sanayici alternatiflere yöneliyor. Bugün geldiğimiz noktada Türk fındığı “olmazsa olmaz” konumundan çıkmıştır.
![]()
Soru: fFndıkta geleceğe dair en büyük risk nedir?
Nejat Gürsoy:
Eğer bu yapısal sorunlara çözüm bulunmazsa, önümüzdeki birkaç yıl içinde üreticinin bahçeden tamamen çekilmesi riskiyle karşı karşıya kalabiliriz. Bu da sadece tarımı değil, bölge ekonomisini doğrudan etkiler. Artık günü kurtaran değil, geleceği planlayan politikalar üretmek zorundayız.
Aşağıda metnin devamını yine kurumsal, akıcı ve yayınlanabilir soru-cevap formatında düzenledim:
![]()
“Türk Fındığı ‘Vazgeçilmez’ Olmaktan Uzaklaşıyor”
Nejat Gürsoy ile yabancı alıcıların değişen tercihleri
Soru: Başkanım, uzun yıllar “Türk fındığının alternatifi yok” deniyordu. Ancak bugün yabancı alıcıların farklı ülkelere yöneldiğini görüyoruz. Bu algı değişti mi?
Nejat Gürsoy:
Evet, bu algı artık önemli ölçüde değişti. Geçmişte Türkiye dışında yeterli üretim olmadığı için alıcılar Türk fındığına mecburdu. Ancak son 10-15 yılda yapılan planlı yatırımlarla bu durum kırıldı. Bugün Türkiye dışındaki üretim 500 milyon kilogram seviyesini aşmış durumda. Bu da alıcıya alternatif sundu.
![]()
Soru: Hangi ülkeler bu rekabette öne çıkıyor?
Nejat Gürsoy:
Başta ABD’nin Oregon bölgesi, Şili, Azerbaycan ve Gürcistan geliyor. Örneğin Oregon’da yaklaşık 100 milyon kilogram üretim var. Şili’de ise hedef 130-150 milyon kilogram seviyelerine ulaşmak. Üstelik bu ülkelerde üretim düz arazilerde ve yüksek teknolojiyle yapılıyor. Bu da maliyet avantajı sağlıyor.
![]()
Soru: Türkiye bu ülkelerle neden fiyat rekabetinde zorlanıyor?
Nejat Gürsoy:
Çünkü bizim üretim modelimiz daha çok insan gücüne dayanıyor. Coğrafi şartlar makineleşmeye uygun değil. Bu da maliyetleri artırıyor. Diğer ülkeler ise daha modern ve mekanize üretim yapabiliyor. Sonuç olarak bizden daha düşük maliyetle fındık üretebiliyorlar.
![]()
Soru: Fiyat farkı yabancı alıcıyı ne kadar etkiliyor?
Nejat Gürsoy:
Çok ciddi etkiliyor. Bugün bazı ülkeler Türkiye’den 1-1,5 dolar daha düşük fiyatlarla fındık sunabiliyor. Bu fark, sanayici açısından büyük bir maliyet avantajı demek. Dolayısıyla alıcılar, kaliteyi ikinci plana atıp maliyet odaklı karar verebiliyor.
![]()
Soru: Peki Türk fındığının kalite avantajı artık yeterli değil mi?
Nejat Gürsoy:
Türk fındığı hâlâ aroma ve kalite açısından çok değerli. Ancak artık tek başına yeterli değil. Eskiden “Türk fındığı olmadan olmaz” deniyordu. Bugün geldiğimiz noktada ise “olursa tercih edilir ama olmazsa da alternatif var” anlayışı hâkim. Bu çok önemli bir kırılma.
![]()
Soru: Bu durumun sektöre uzun vadeli etkisi ne olur?
Nejat Gürsoy:
Eğer gerekli adımlar atılmazsa Türkiye’nin küresel pazardaki payı daha da düşebilir. Rekabet artık sadece kaliteyle değil, maliyet ve verimlilikle de belirleniyor. Bu nedenle üretim modelimizi yeniden gözden geçirmek zorundayız.
![]()
Soru: Çözüm için öncelikli adım ne olmalı?
Nejat Gürsoy:
Üretimde verimliliği artırmak, maliyetleri düşürmek ve üreticiyi desteklemek şart. Aynı zamanda uluslararası rekabeti dikkate alan politikalar geliştirilmeli. Aksi halde Türkiye, fındıkta sahip olduğu avantajı zamanla kaybedebilir.
Çok Okunanlar
Fındık Fiyatları
Son Güncelleme : 2026-03-30 08:12
| Şehir | Levant |
|---|---|
| TMO | 200 TL |
| GİRESUN | 283,00 TL |
| ORDU | 283,50 TL |
| DÜZCE | 283,50 TL |



