Fındıkta Dengeleri Amerika Değil, Şili Zorluyor

Karadeniz Sohbetleri’nde Murat Gürsoy’un konuğu olan Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük, Şili’de gerçekleştirdiği saha incelemeleriyle fındıkta küresel rekabetin yön değiştirdiğini ortaya koydu.

info@karadenizekonomi.com / 4.05.2026

Fındıkta Dengeleri Amerika Değil, Şili Zorluyor

Bölük, Şili’nin kısa sürede 8 bin ton seviyesinden 125 bin ton üretime ulaşarak dikkat çekici bir büyüme yakaladığını, önümüzdeki yıllarda bu artışın devam edeceğini belirtti. Büyük ölçekli arazilerde, sulama altyapısı ve ileri teknolojiyle yürütülen üretimin maliyet avantajı sağladığını vurgulayan Bölük, “Amerika önemli bir aktör ancak asıl güçlü rakip Şili” değerlendirmesinde bulundu.

Şili modelinin en kritik farkının ise üretime bakış açısı olduğunu ifade eden Bölük, tarımın tamamen kârlılık temelli kurgulandığını belirterek, “Kâr etmezsem söker başka ürüne geçerim yaklaşımı, bizim üretim anlayışımızdan en temel ayrışma noktası” dedi.

Bu yapının Türkiye açısından yalnızca üretim değil, pazar payı açısından da yeni bir rekabet dönemi anlamına geldiğini vurgulayan Bölük,KARADENİZ EKONOMİ’nin sorularını şu şekilde yanıtladı:

Fındıkta Zor Yılın Anatomisi: “%45 İhracat Kaybı, Pazar Payı Eriyor”

Giresun Ticaret Borsası Başkanı Hamza Bölük, rekolte düşüşü, fiyat şoku ve küresel rekabetin Türk fındığı üzerindeki etkilerini değerlendirdi.

“Zor bir sezon yaşadık”

Soru: Bu sezonu nasıl değerlendiriyorsunuz? Nasıl başladı, nasıl devam etti, şu an tablo ne?

Hamza Bölük:

Bu senenin özel ve zor bir yıl olacağını daha sezon başında ifade etmiştim. Nitekim öyle de oldu. Rekoltenin düşmesiyle birlikte fiyatlar hızla yükseldi. Bu ticari olarak doğal bir sonuçtur. Ancak hasadın başlamasından sadece 15 gün sonra fındığın %100 prim yapması, süreci yönetilemez hale getirdi.Dünya genelinde fındıkta %25 daralma bekleniyordu. Tüketimde de benzer bir düşüş öngörülüyordu ve bu gerçekleşti. Ancak Türkiye’de tablo daha ağır oldu. İhracatımız geçen yıla göre %45 geriledi. Dünya %25 daralırken, biz ilave %20 pazar kaybı yaşadık. Bunun temel nedeni, fiyatların ani yükselmesiyle alıcıların alternatif ülkelere yönelmesi oldu.

“Satamadıktan sonra ürünün azlığı bir anlam ifade etmiyor”

Soru: Bu kaybın detayını biraz açar mısınız?

Hamza Bölük:

Eylül’den itibaren ihracatta ciddi düşüşler yaşadık. Önceki yıllara göre bazı aylarda %60’a varan kayıplar gördük. Sezonun ilk dört ayında (Eylül-Aralık) normalde 100 bin ton ihracat yapmamız gerekirken 65-68 bin ton seviyesinde kaldık.Yani şunu net söylemek lazım: Ürünün az olması fiyatı artırır ama satamazsanız bunun bir anlamı kalmaz. Bu yıl Şili, ABD, Gürcistan ve Azerbaycan gibi ülkelerin etkisini çok net gördük. Alıcılar bu ülkelere yöneldi ve Türkiye pazar kaybetti.

Kar yoksa sök:Şili modeli

Soru: Şili’deki tabloyu nasıl değerlendiriyorsunuz?

Hamza Bölük:

Şili’de tamamen bilimsel ve büyük ölçekli bir tarım var. Sulama sistemleri Ant Dağları’ndan gelen suyla kurulmuş. Tarım alanları çok büyük; 1.000 dönümün altında üretim yapan neredeyse yok.Üretim tamamen şirketler eliyle yapılıyor. Aidiyet yok, kârlılık var. Bir üretici açıkça şunu söyledi: “Kâr etmezsem söker başka ürüne geçerim.”Bu çok kritik bir fark. Bizde fındık bir miras, bırakılmaz. Onlarda ise tamamen ekonomik bir faaliyet.

“8 bin tondan 125 bin tona çıktılar”

Soru: Üretim kapasitesi ne durumda?

Hamza Bölük:

Şili kısa sürede çok hızlı büyüdü. 2014’te 8 bin ton seviyesindeyken bugün 125 bin tona ulaştı. Önümüzdeki 5 yılda 150 bin ton, 10 yılda ise 200 bin tonun üzerine çıkabileceklerini ifade ediyorlar.Doku kültürüyle fidan üreten tesisler var. Yıllık milyonlarca fidan üretimi yapılıyor ve 2026-2027 siparişleri şimdiden dolmuş durumda. Bu, büyümenin süreceğini gösteriyor.

“Bizimle rekabet edebilecek yapıdalar”

Soru: Türkiye ile kıyasladığınızda en büyük fark ne?

Hamza Bölük:

Tamamen makinalaşmış ve maliyet odaklı bir sistem var. Örneğin 6.000 dönüm arazide üretim yapan bir firma yıllık 2.000 ton fındık üretmeyi planlıyor. Üretim maliyetleri ise 1.60 dolar seviyesinde.Türkiye’de ise bu maliyet 3.20 dolar civarında. Arada ciddi bir fark var ve bu fark rekabet gücümüzü zayıflatıyor.

“Amerika da geliyor ama asıl rakip Şili”

Soru: Küresel rekabette tablo nasıl şekilleniyor?

Hamza Bölük:

ABD’nin de büyüme potansiyeli var ve 200 bin ton seviyesine çıkabilir. Ancak ABD daha çok kendi iç tüketimine odaklı.Asıl güçlü rakip Şili. Bu yıl ABD ilk kez Avrupa’ya fındık sattı. Bu da rekabetin artık daha görünür hale geldiğini gösteriyor.

Çözüm önerisi: “Üreticiye maliyet desteği verilmeli”

Soru: Karar verici olsanız ne yapardınız?

Hamza Bölük:

Fiyat desteklerinden ziyade üretim desteklerine yönelirdim. Dünya 1.60 dolara üretiyorsa, Türkiye’de üreticiye aradaki fark kadar doğrudan destek verilmeli.Yani üretici maliyet açısından eşitlenmeli. Sonrasında piyasa kendi dengesini bulur. Bu yapılırsa Türk üretici rekabet gücünü yeniden kazanır.Aksi halde yüksek maliyetle üretim yapıp pazar kaybetmeye devam ederiz.

Rekolte düştü, fiyat arttı ama pazar daraldı…

Hamza Bölük’e teşekkür ediyoruz.

Fındıkta 2025 sezonu; arz daralması, fiyat şoku ve küresel rekabet baskısının aynı anda yaşandığı zorlu bir yıl olarak kayıtlara geçti. Türkiye, fiyat avantajını kaybettiği noktada pazar payında da gerileme yaşadı.Sektör temsilcilerine göre çözüm, fiyat müdahalelerinden ziyade üretim maliyetlerini düşürecek yapısal desteklerin hayata geçirilmesinde yatıyor.

Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar