Maliyet 213 TL, piyasa 180 TL: Üretici neden hâlâ fındığı topluyor?
Serbest piyasada 180 TL seviyesinde işlem gören fındıkta üretici, kilogram başına maliyetinin 213 TL’ye ulaştığını söylüyor.
info@karadenizekonomi.com / 15.09.2026
TMO’nun 250-255 TL seviyesindeki alım fiyatıyla serbest piyasa arasındaki 70-80 TL’lik makas ise sektörde tartışmayı büyütüyor. Zarar ettiğini söylemesine rağmen bahçesinden vazgeçmeyen üreticinin gerekçesi ekonomik olduğu kadar kültürel: “Fındık bizim alın terimiz, tek geçim kaynağımız.” Sektör temsilcileri ise fiyat baskısının sürmesi halinde üreticinin bahçeden uzaklaşabileceği uyarısında bulunuyor.
ORDU – Karadeniz Ekonomi’nin geçen hafta gündeme taşıdığı fındık fiyatlarındaki TMO-serbest piyasa makası, bu kez başka bir soruyu gündeme getiriyor: Üretici maliyetini dahi karşılayamadığını söylediği fındığı neden hâlâ topluyor?
Ordu’da üretici, tüccar ve ziraat odası temsilcilerinin anlattıkları, fındıkta fiyat tartışmasının yalnızca bir sezonluk gelir kaybından ibaret olmadığını ortaya koyuyor. Artan gübre, işçilik, akaryakıt ve bahçe bakım maliyetleri karşısında serbest piyasa fiyatının üreticiyi zorladığı belirtilirken, üreticinin bahçeden vazgeçmemesinin arkasında fındığın bölge ekonomisindeki yeri kadar kuşaklardan aktarılan sahiplenme duygusu da bulunuyor.Ancak sektörün ortak endişesi geleceğe ilişkin. Bugün zararına da olsa fındığını toplayan üreticinin yarın gübre atmaması, bahçesini temizlememesi ve zamanla üretimden uzaklaşması, Türkiye’nin milyarlarca dolarlık ihracat ürünü açısından yeni bir risk oluşturabilir.
“Topladığımız her gün zarara giriyoruz”
Ordu’da fındık üreticisi Emrah Tiryaki, kendi hesaplamalarına göre bir kilogram fındığın üretim maliyetinin 213 TL’ye ulaştığını söyledi.Gübre, işçilik ve akaryakıt başta olmak üzere bütün girdilerin yükseldiğine dikkat çeken Tiryaki, mevcut fiyatların maliyeti dahi karşılamadığını ifade etti.Tiryaki, “Kilo başına 213 TL maliyetimiz var. Gübre fiyatları yüksek, işçilik maliyetleri yüksek, makinelerde kullandığımız akaryakıt yüksek. Açıklanan fiyat maliyetimizi bile kurtarmıyor” dedi.Buna rağmen ürününü bahçede bırakmadığını anlatan Tiryaki, üreticinin fındıkla kurduğu ilişkinin yalnızca fiyat üzerinden değerlendirilemeyeceğini söyledi.“Fındığı zararına topluyoruz ama gönül el vermiyor bahçede bırakmaya. Topladığımız her gün zarara giriyoruz. Fındık bizim alın terimiz, temel geçim kaynağımız. Ordu için bir yaşam biçimi.”Fındığın yerine farklı ürünlerin denenebileceğini ancak bölge için aynı ekonomik karşılığı oluşturmasının zor olduğunu ifade eden Tiryaki, “Topraklarımız fındıktan başka bir ürünü kolay kolay kabul etmiyor. Alternatif ürünler olabilir ama ana geçim kaynağının yerini tutamaz” diye konuştu.
Serbest piyasa 180 TL’den açıldı
Fındık tüccarı Burak Güreşçi ise serbest piyasanın 50 randıman fındıkta yaklaşık 180 TL seviyesinden açıldığını ve sezon başından bu yana belirgin bir fiyat hareketi yaşanmadığını söyledi.Beklenen miktarda fındığın piyasaya inmediğine dikkat çeken Güreşçi, üreticinin fiyat farkı nedeniyle TMO’ya yöneldiğini belirtti.Güreşçi, “Çok fındık olduğu söyleniyordu ancak beklediğimiz kadar ürün çarşıya ve tüccara gelmiyor. TMO ile piyasa arasında fiyat farkı olduğu için vatandaş randevusunu alıp ürününü TMO’ya veriyor” dedi.
Mevcut serbest piyasa fiyatının fındığın karşılığı olmadığını savunan Güreşçi, tüccarın da üreticiyle aynı ekonomik zincirin içerisinde bulunduğunu ifade etti.“Bence fındığın hakkı 180 TL değil. İnsanların emeğine yazık. Biz de üreticiyle aynı taraftayız, aynı zincirin halkasıyız.”Akaryakıt, personel ve işletme maliyetlerinin tüccar açısından da yükseldiğini dile getiren Güreşçi, piyasada fiyatın yukarı yönlü hareket etmesini beklediklerini ancak bu sezon için çok büyük bir artış beklentisi taşımadığını söyledi.
“Fındık tarihinde görülmemiş bir makas”
Türkiye Ziraat Odaları Birliği Yönetim Kurulu Üyesi ve Perşembe Ziraat Odası Başkanı Arslan Soydan ise TMO ile serbest piyasa arasındaki fiyat farkına dikkat çekti.TMO’nun fındık alımlarına başladığını belirten Soydan, serbest piyasada oluşan fiyatlarla TMO fiyatları arasındaki farkın randımana göre 70-80 TL’ye kadar ulaştığını söyledi.Soydan, “Fındık tarihinde en etkili fiyat farklarından biriyle karşı karşıyayız. Üreticinin bu serbest piyasa fiyatlarına ürününü satması, zararına satış yapması anlamına geliyor. Bu kabul edilebilir bir fiyat değil” dedi.Serbest piyasanın TMO seviyelerine yaklaşması gerektiğini savunan Soydan, aksi durumda üreticinin maliyetlerini dahi karşılamakta zorlanacağını ifade etti.
Üreticinin başka ürüne geçme şansı sınırlı
Fındığı diğer tarım ürünlerinden ayıran temel noktalardan birinin üreticinin alternatifinin sınırlı olması olduğunu belirten Soydan, fındık bahçesinden yılda bir kez gelir elde edildiğine dikkat çekti.Üreticinin bu gelirle işçilik, gübre ve bahçe bakım giderlerinin yanı sıra ailesinin yıllık ihtiyaçlarını da karşılamaya çalıştığını ifade eden Soydan, “Üretici çocuğunu okula gönderecek, işçi parasını verecek, gübresini karşılayacak, Bağ-Kur’unu ödeyecek ve geçimini sağlayacak. Bunların tamamını yılda bir kez elde ettiği fındık geliriyle yapmak zorunda” diye konuştu.
Asıl tehlike gelecek sezonlarda
Fiyat tartışmasının yalnızca bu yılın üreticisini ilgilendirmediğine dikkat çeken Soydan’a göre, maliyetin altında satışın devam etmesi halinde ilk etki bahçe bakımında görülebilir.Üreticinin yeterli gelir elde edememesi durumunda gübre kullanımını azaltabileceğini, bahçe temizliğini erteleyebileceğini ve zaman içerisinde üretimden uzaklaşabileceğini belirten Soydan, bunun fındığın geleceği açısından ciddi risk oluşturduğunu söyledi.“Üreticiyi bahçeden uzaklaştırıyoruz” diyen Soydan, fiyat makasının devam etmesinin yalnızca çiftçiyi değil, fındığa bağlı bütün ekonomik zinciri etkileyebileceğini vurguladı.
“Bahçede kalmasın diye topluyor”
Üreticilerin mevcut fiyatlara rağmen neden fındığı toplamaya devam ettiğini sahada doğrudan gördüklerini anlatan Soydan, ekonomik gerekçelerin yanında güçlü bir aidiyet duygusunun bulunduğunu söyledi.Soydan, üreticilerin odalara gelerek, “Benim bahçemde fındığım kalmasın”, “Babamdan, dedemden kalan ürün”, “Bahçesine sahip çıkmadı demesinler” gibi ifadeler kullandığını aktardı.Bu nedenle üreticinin bugün zarar etmesine rağmen bahçeye girmeye devam ettiğini belirten Soydan, sözlerini şöyle sürdürdü:
“Gübrenin, ilacın, bahçe temizliğinin ve işçi yevmiyesinin karşılığını dahi alamıyor. Bırakın bir yıllık geçimini sağlamayı, yaptığı masrafı karşılayamıyor. Ama yine de ‘Benim milli ürünüm, bahçeme sahip çıkıyorum’ diyerek fındığını harmana getiriyor.”
Fındık sadece üreticinin geliri değil
Fındığın Karadeniz kırsalındaki ekonomik ve sosyal yapının temel unsurlarından biri olduğunu vurgulayan Soydan, ürünün insanları köylerde tuttuğunu ve bölgenin coğrafi yapısının korunmasına da katkı sağladığını söyledi.Türkiye’nin fındıktan yılda 2,5-3 milyar dolarlık ihracat geliri elde ettiğini ifade eden Soydan, üreticinin bahçeden çekilmesinin uzun vadede ülke ekonomisini de etkileyeceği uyarısında bulundu.“Fındık bizim milli ürünümüz, tek geçim kaynağımız. Fındıktan kolay kolay vazgeçmeyeceğiz. Ama fındığın olmadığı yerde ne kırsalda insan kalır ne de insanların geçimini sağlayacak aynı ölçekte bir ürün. Fındığa hep birlikte sahip çıkmamız gerekiyor.”
Üretici, tüccar ve ziraat odasının açıklamaları aynı noktada birleşiyor: Bugün tartışılan yalnızca fındığın kaç liradan satıldığı değil. Asıl soru, maliyetini karşılayamayan üreticinin daha kaç sezon aynı şartlarda bahçesine sahip çıkmaya devam edebileceği.
Gülüşan TUĞRAN
Çok Okunanlar
Fındık Fiyatları
Son Güncelleme : 2026-09-15 08:49
| Şehir | Levant |
|---|---|
| TMO | 250 TL |
| GİRESUN | 197,50 TL |
| ORDU | 180,00 TL |
| DÜZCE | 159,50 TL |


