23.01.2026

fındık sahnesinde son enstanteneler…

Bir ekonomik ürünü kabul edilmeyip de, adeta bir tiyatro oyunu haline getirilmeye çalışılan fındıkta, öylesine sözler sarf ediliyor, öylesine senaryolar uygulanıyor ki, insanın “Hangi birini yazayım” diyesi geliyor.

Bu durumda da bizler ister istemez, iki değil de, 4-5 perdelik bir  “Fındık Tiyatrosu” izler gibi kalem oynatmak durumunda kalıyoruz.

Şimdi de öyle yapalım.

*

FINDIKTA ALICILAR OLMASA!

Aslında “Türk fındığının neredeyse üçte birini alan Ferrero…” diye başlayıp, ardından da “Fındıkta üretimden tüketime kadar bir bütün halinde sürdürebilir ve kazandıracak politikalar izlemeli” diyerek yazmaya başlayarak, güncel konulara değinmek lazım.

Gerçek olan ve olması da gereken bu…

Ancak gerçek olan bir durum daha var ki o da, fındığı bir bütün halinde ele almayı beceremeyen bir kısım zevatın, işler yolunda gitmediği zaman, dün söyledikleri de bugün karşılık bulmayınca, ben diyeyim “kabahati”, siz söyleyin “Suçu” başkalarında, söz konusu fındık olunca da ille de Ferrero’de arayanlar var ya!

Hah işte, onları yad etmek için, “Ferrero’de olmasa ne yapacaklardı?” deyip, “Kimi suçlu bulacaklardı?”  sorma zamanıdır!

Ortada bir yanlış gidiş, suç var ise de, “orada-burada, şunda-bunda” yerine, önce Hacı Bektaş’ın; “Her ne arar isen kendinde ara” uyarısından bakmak gerek.

Yetmez ise Cenab-ı Allah’ın Nisa Suresi’nin 79’uncu Ayeti ile Kur’an-ı Kerim’de; “Sana gelen iyilik Allah’tandır. Başına gelen kötülük ise nefsindir” diye buyurduğunun ne demek olduğunu anlamak için aynanın karşısına geçmek yeterlidir!

Başta ZO’cular olmak üzere, zurnanın son deliği kadar bile etki ve bilgi sahibi olmayanlara birkaç hatırlatmayı, “Anlayana sivrisinek saz, anlamayana davul zurna az” diyerek yapsak fena olmaz sanırım!

Ancak anlarlar mı?

“Sanmam” diyesim geliyor ama!

Ama halk arasında “Birine 40 gün deli dersen deli olur” diye bir söylenti vardır ya! Bizde tekrarlayıp 40’a kadar yazmaya devam edelim, belki işe yarar!

*

SABRETTİREREK ZARAR ETTİRME!

Fındık 3 ay önce 300 TL’nin üzerinde seyredip, 350 TL’ye doğru yol alırken özellikle Doğu kesimindeki köylüye, “Artacak satmayın” dediler.

Fındığını sattırmadılar.

Ama ZO’lar ile BO’lardan bazılarının çağrılarına kulak vermeyenler, onları dinlemediler sattılar, kazandılar.

Satmayanlara ne oldu?

Fiyatlarda şimdilerde ki 250-260 TL ye kadar düştü.

Ama onlar yine “Acele etmeyin, yükselecek” diyerek, “Sabır edin” çağrısını “Durmak yok, yola devam” ile sürdürüyorlar.

Yani, “Sabreden dervişi, muradına erdirme” için yola çıkaranlar, “Sabreden dervişi, sabrından vefat ettirmişler.” Ama “İnadım inat” diyerek bir türlü vazgeçmiyorlar.

Hem de, 3 ay önce 300 liradan fındığını satıp, altın alsa, ya da faize yatırsa bugün 400-450 liraya tekabül edecek bir geliri olacak üreticiyi yanıltıp,  ne kadar kayıp ettirdiklerini düşünmeden!

*

İHTİYACI OLUP ALMAMAK!

Bazıları öylesine ben diyeyim “akıl almaz”, siz söyleyin “gerçek dışı” laflar ile tahminler yapıyor, iddialarda bulunuyor ki, “Eşyanın tabiatına aykırı” dememek mümkün değil!

Onlara göre, piyasada alım yapmayarak fiyatın düşmesine sanayiciler, ithalatçılar sebep oluyor!

Yani, adamlar fındık almıyor!

İyi de bu firmalar üretim mi yapmıyor? Ya da üretimlerini mi azaltıyorlar?

Yani, fındık pahalı oldu diye öyle 1-2, değil, 4-5 yıllık yaptıkları üretim ve pazarlama planlarını mı değiştiriyorlar?

40-50 yılda hakim oldukları pazarı kaybetmeyi mi göze alıyorlar?

Yani, “Pireyi kızıp, yorganı mı yakıyorlar?”

Yakarlar mı? ZO’ların söylediklerine bakarsınız, yakmışlar!

Öyle ya, sanki çikolatanın vazgeçilmez aroması ve kalitesi olan ve de sadece bizim üretebildiğimiz (!) fındığı almadıklarına göre!

Haa! Çikolatada kullanmak için depoda kalmayınca, tabidir ki öyle veya böyle, az veya çok hammadde, fındık alımı yaparlar, yapacaklardır.

Bunu görmemek, anlamamak, abesle iştigalden başka bir şey değildir!

Bu durumu, fındığı her yönüyle, her aşamada çok iyi bilen, üretici-sanayici-ihracatçı Sebahattin Arslantürk kısa ve net, doğru ifadelerle zaten belirtiyor:

Ferrero bir tüketici firmasıdır. İhtiyacı olan ürünü almak zorundadır. Bir süre daha alım yapmadan dayanabilirler ama sonrasında piyasaya gelip alım yapmak zorunda kalacaklar.”

*

MUSTAFA POYRAZ; “5 YIL SONRA YÜZDE 30…”

Ömrü fındıkla yatıp, fındıkla kalkmakla geçen, hem üretici, hem sanayici, hem de ihracatçı olan Poyraz Fındık Yönetim Kurulu Başkanı Ordulu Mustafa Poyraz, bu dünyadaki ahir süresini fındık endişesi olmadan tamamlamak istiyor.

İstiyor istemesine ama dile getirdiği şu endişe ona kahrettirmiyor değil:

"Ordu Giresun birleşelim, Sayın Cumhurbaşkanımıza gidelim, diyelim ki Sayın Cumhurbaşkanım Batı Karadeniz'de 300 kilolara da aynı fiyat

Türkiye'nin dünya fındık pazarındaki hâkimiyetinin hızla eriyor. 5 yıl sonra Dünya da Türk fındığının payı yüzde 30'a düşecek. Bu gidişle kendi bahçelerimizden fındık toplayamayacağız.”

 

YORUMSUZ; FINDIK HABERİ…

Fındığa sadece fiyatı üzerinden bakıp da ben diyeyim “beklenti yaratılmasının”, siz söyleyin “vaatte bulunulmasının” köylüye-üreticiye yaşattıkları ahval ile ilgili yoruma gerek duydurtmayan gerçeğin tam ortasından bir haberi paylaşmamak, eksiklik olur.

İşte Ordu’daki önceki gün bir gazetede çıkan ve Eylül’den bugüne kadar olan sürecin gerçekleşen fiyat halini özetleyen o haber:

*

“Fındık piyasasında yaşanan sert fiyat gerilemesi üreticinin tepkisini artırıyor. Sezon başından bu yana dalgalı bir seyir izleyen fındık fiyatları, beklentilerin aksine yeniden düşüşe geçti. Sektör temsilcilerinin "15 Ocak'tan sonra fiyatlar yükselecek" yönündeki açıklamaları karşılık bulmazken, serbest piyasada fındık fiyatı 250 TL seviyesine kadar geriledi.

Sezona 220 TL seviyesinden başlayan fındık, kısa sürede yükselerek 360 TL'ye kadar çıkmıştı. Ancak bu yükseliş kalıcı olmadı. Fiyatlar önce 230 TL'ye, ardından kısa süreli toparlanmayla 280 TL seviyesine çıktı. Son günlerde ise yeniden düşüşe geçen fındık, 250 TL'ye kadar geriledi.

Ordu'da sektör temsilcileri, Ocak ayının ortasından itibaren fındık fiyatlarında artış yaşanacağını savunmuştu. Ancak aradan geçen sürede beklenen yükseliş gerçekleşmedi. Aksine fiyatlar her geçen gün biraz daha düşerek üreticinin umudunu kırdı.”

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar