19.05.2026

19 Mayıs 1919 sabahı genel görünüm

Ölüm kusan zırhlılarını 1915’in 18 Mart’ında Çanakkale’de boğazın soğuk sularına gömdüğümüz İngiliz’in şımarttığı Yunan, 15 Mayıs günü Megaliİdea’sını gerçekleştirmek üzere İzmir’e asker çıkardığı gün,

Nazım Hikmet’in ipek bir halıya benzettiği Anadolu’nun da işgali başlamıştı.

On yıllarca süren savaşlarda yorgun ve bezgindik.

Düyun-u Umumiye nedeniyle maliyemiz de keferenin kontrolündeydi.

Dünya Savaşı’na aynı saflarda katıldığımız Almanya yenilince biz de yenilmiş sayılmıştık.

Sevr’i dayattılar.

Çaresiz kabul ettik.

26 Ağustos 1071’de, “Size bir vatan kazandım.” diyen Alparslan’ın kazandığı Malazgirt Savaşı’yla ayak bastığımız Anadolu’da, 15 Mayıs 1919 günü Yunan askerlerinin İzmir’e çıkmasıyla başlayan süreç; Antep, Urfa ve Maraş gibi şehirlerin Fransızlar, Akdeniz sahillerinin İtalyanlar ve Fatih Sultan Mehmet’in peygamber hadisindeki o sözü gerçekleştirerek 29 Mayıs 1453 sabahı payitaht yaptığı güzelim İstanbul’umuzun da İngiliz işgaline uğramasıyla sürüyordu.

Çanakkale’yi geçemeyenler, zırhlılarını İstanbul Boğazı’na demirlemişlerdi yani.

Padişah sarayında olup biteni izlerken, milletinin uğradığı bu işgali ve aşağılanmayı kabullenemeyeceğine inanan bir Türk subayı da,“Geldikleri gibi giderler.” diyordu.

O Türk subayı Mustafa Kemal’di.

Mustafa Kemal Paşa, 19 arkadaşıyla zorlu bir yolculuğun sonunda 19 Mayıs 1919 sabahı Tütün İskelesi’ne demirleyen Bandırma Vapuru’ndan Samsun’a ve dolayısıyla Anadolu’ya ayak basıyordu.

Samsun’dan sonra gittiği Amasya’da, “Milletin istiklalini yine milletin azim ve kararı kurtaracaktır.” sözüyle yayımladığı Amasya Tamimi’yle milletini, mazlum milletlere örnek olacak efsanevi Kurtuluş Savaşı’na hazırlıyordu.

Mustafa Kemal’in Samsun’da yaktığı meşale, Amasya Tamimi’yle kurtuluş ateşini yakılmıştı ama o ateş, Sivas Kongresi’nde tıbbiyeli bir gencin “Ya istiklal ya ölüm.” çıkışıyla daha da alevlenmiş; 23 Nisan 1920’de Ankara’da Büyük Millet Meclisi’nin açılmasıyla kurtuluşun yol haritası çizilmişti.

Bu arada Mustafa Kemal’in Samsun’a ayak bastığı günlerde Samsun’da da İngiliz askerleri vardı.

Güya asayişi kontrol ediyorlardı ama Yunan askerlerinin İzmir’e çıkarmasını fırsat bilen Pontus çeteleri, Samsun merkezinde ve köylerde toplu katliamlara girişirken olan biteni uzaktan izlemekle yetiniyorlardı.

İşgalciler, bir anlamda Sevr’in gereklerini yerine getiriyorlardı yani.

107 yıl önce genel manzara böyleydi.

Zor yıllardı yani.

Kapitülasyonların bir sonucu olarak Düyun-u Umumiye nedeniyle Osmanlı hazinesi tamtakır kuru bakır misali olduğu için vatandaşın da elinde avucunda bir şey kalmamıştı.

On yıllarca süren savaşların sonucunda her evden şehitler verilmişti.

Milletin genç bir nesli yok olmuş gibiydi yani.

Buna rağmen Türk Milleti, topraklarının düşman çizmeleriyle kirletilmesini kabul edemezdi.

Yokluğa rağmen Tekâlif-i Milliye kararlarını da “Başım gözüm üstüne.” diyerek itirazsız kabul etmiş, sofrasına koyacağı iki lokmadan birini Mehmetçikle paylaşmıştı.

Lloyd George’un,“Yüzyıllar nadir olarak dâhi yetiştirir. Şu talihsizliğimize bakın ki, 20. yüzyılın dâhisi Türklere nasip oldu ve kader onu bizim karşımıza çıkardı.” sözleriyle övmek zorunda kaldığı Mustafa Kemal Atatürk gibi bir kahraman da ancak böyle bir milletin bünyesinden çıkardı zaten.

Bugün günlerden 19 Mayıs.

Milletimiz için kutlu bir gündür.

Bir Samsun hemşerisi olarak ne mutlu ki bizlere; kurtuluşa giden yolun meşalesi 107 yıl önce bugün bu topraklarda yakıldı.

Bu nedenle de 19 Mayıs Şehri ve dolayısıyla “Atatürk’ün Şehri” olarak anılıyor Samsun.

Bir tarafım, şehrimin bu özelliğiyle büyük bir gurur yaşarken; bir tarafım da bugüne dair kutlamalardaki heyecanın her yıl biraz daha azalıyor olmasının hüznünü yaşıyor.

Heyecanımızın yeniden artması umuduyla.

19 Mayıs Atatürk’ü Anma, Gençlik ve Spor Bayramımız kutlu olsun.

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar