8.01.2026
Yıllardır şunu görüyoruz:
Birçok firma “hangi ülkeye gidelim?” sorusuna hâlâ sezgilerle, kulaktan dolma bilgilerle cevap arıyor.
Oysa hedef pazar seçimi;
➡️ hisle değil
➡️ rastgelelikle değil
➡️ tek bir veriyle hiç değil
çok katmanlı bir karar süreciyle yapılır.
Biz bu süreci yıllardır şöyle kurguluyoruz:
🔹 TradeMap ile başlıyoruz;
– Küresel talep nerede yoğunlaşıyor?
– İthalat artışı hangi pazarlarda hızlanıyor?
– Kim alıyor, kim satıyor, kim pay kaybediyor?
🔹 Ardından kendi geliştirdiğimiz karar matriksi devreye giriyor;
– Rekabet yoğunluğu
– Fiyat seviyesi
– Lojistik erişilebilirlik
– Regülasyon ve giriş bariyerleri
– Alternatif tedarikçi yapısı
Tek bir “en büyük pazar” değil,
en doğru pazarlar ortaya çıkıyor.
Örneğin sonuçlarda ABD ve Çin var ise bu kez de ürün - eyalet karar matriksi devreye giriyor…
🔹 Son adımda ise kritik soru geliyor:
“Bu pazara nasıl ve ne hızla girilmeli?”
Burada artık konu veri değil;
strateji, konumlama ve pazarlama dili oluyor.
📌 Hedef pazar tespiti aslında bir hızlandırma aracıdır.Yanlış pazarı seçmek sadece zaman kaybettirmez,doğru pazarı geciktirir.
Biz bu yaklaşımı:
• eğitimlerde
• saha çalışmalarında
• gerçek ihracat kararlarında
yıllardır uyguluyoruz.
Ve her seferinde aynı sonucu görüyoruz:
👉 Doğru pazar, işi büyütür.
👉 Yanlış pazar, firmayı yorar.
💬 Siz hedef pazar kararlarınızı neye göre alıyorsunuz?
Veri mi, alışkanlık mı, cesaret mi?



