27.02.2026
Geçtiğimiz hafta gerçekleştirdiğimiz anketimize gösterilen yoğun ilgi bizim için son derece kıymetliydi. Katılım sağlayan tüm iş insanlarına ve paydaşlarımıza teşekkür ederiz.
Anket sorumuz şu idi:
“Türkiye için 2026 yılından beklentinizi tek cümle ile ifade etmek isteseydiniz, hangi seçeneği seçerdiniz?”
Sonuçlar ise dikkat çekici bir dağılım ortaya koydu:
• Yön değiştirme yılı: %38
• Bekleyelim görelim yılı: %30
• Fırsat kollama yılı: %18
• Bir toparlanma yılı: %13
Veriler, katılımcıların önemli bir kısmının 2026’yı bir “yön değiştirme yılı” olarak konumlandırdığını gösterirken, hatırı sayılır bir kesimin ise temkinli bir bakış açısıyla “bekleyelim görelim” yaklaşımını benimsediği görülmektedir. Yaklaşık %20’lik bir grup fırsat odaklı bir yıl öngörürken, sınırlı bir kesim ise toparlanma beklentisini dile getirmiştir.
Ancak sahadaki çalışmalarımız, ihracat, finansmana erişim, rekabet yapısı ve küresel ticaretteki yön değişimleri dikkate alındığında; 2026’nın “bekleyerek kazanılacak” bir yıl olmayacağını açıkça göstermektedir. Aynı şekilde, klasik anlamda bir toparlanma yılı beklentisinin de mevcut verilerle tam olarak örtüşmediğini söylemek gerekir.
Bizim perspektifimiz nettir:
2026 bir yön değiştirme yılıdır.
Özellikle finansal yapısı güçlü, finansmana erişimi daha rahat olan ve stratejik karar alabilen firmalar için bu dönem; pazar çeşitlendirme, yeni kanallar (B2C + B2B), markalaşma ve küresel konumlanma açısından önemli yatırım fırsatları barındırmaktadır. Bugün yapılacak yön değişimi ve stratejik yatırımlar, önümüzdeki rekabet döneminde firmaları belirgin şekilde ayrıştıracaktır.
Kısaca; 2026, bekleme değil konum alma, toparlanma değil dönüşüm, fırsat arama değil stratejik yön değiştirme yılı olacaktır.


