Turan Seramik'te Hedef Avrupa Pazarı

·Ordu’nun ve Karadeniz Bölgesinin seçkin firmalarından Turan Seramik (TURAVİT) kurucu ortaklarından Burhan Çakmak, genel ekonomi, Ordu ekonomisi ve politika üzerine gündemde olan konulara ilişkin sorularımızı yanıtladı.

info@karadenizekonomi.com / 3.05.2017

Turan Seramik'te Hedef Avrupa Pazarı

Son üç dört yılda sık sık yapılan seçim ve referandumların yatırımları kısman de olsa yavaşlattığının altını çizen Çakmak, “İş dünyasının ya da ekonominin hiç sevmediği şey belirsizliktir. Seçimler insanların gelecekle ilgili beklentilerini daima frenler. Yatırımları durdurur, seçimler, referandumlar ne olacak gibi tereddütlerle ekonomi yavaşlar. Son iki üç yıl içinde çok fazla seçim yapıldı. Buna rağmen Türkiye hala yoluna devam ediyor. Şahsen çok sıkıntılı bir durum görmüyorum; özellikle makroekonomi açısından belirsizliklerin kaldırılması lazım” diye konuştu.

İstikrarlı bir siyasi takvim olacak

“Yeni anayasanın hayırlı olmasını diliyorum. Bu biz sanayiciler için önümüzü görme imkânı veriyor. Bundan sonra en azından seçimlerin düzenli aralıklarla yapılacağını biliyoruz, koalisyonsuz hükümetlerde kavga ve gürültüye neden olmayacağını biliyoruz. Bu da hem iç hem dış yatırımcıya karar vermede kolaylaştırıcı sebepler olarak ortaya çıkıyor.”

Hem güreşiyoruz, hem boğuşuyoruz

“Bizim ticari hayatımızın başlangıcı 1975 yılıdır. O zaman biz tedarikçi idik. Şimdiki kuruluşumuzu 1990 yılında faaliyete geçirdik. 26 senedir de sanayi alanında tabiri caizse hem güreşiyoruz, hem boğuşuyoruz. Geçen yıl yaptığımız yatırım bize nefes aldırdı. Kendimizi güncelleme açısından isabetli olduğunu gördük. Kapasite artırımına girdik. Şuanda 60 bin adet civarında üretim yapıyoruz ama kapasitemiz 75 bin yapmaya da elverişli. Üretim miktarını aşama aşama artırıyoruz. 270 civarına işçi istidam ediyoruz. Bizim bir de banyo mobilyaları yapan işyerimiz var. Onunla birlikte 280 kişiyi aşıyoruz. Bu önemli bir ölçek, şöyle ki bir işletmenin baş edebileceği personel ve istihdam sayısı 300’dür. O sayıdan sonra işletmede için yeni kurumsallaşmalara gitmek gerekiyor. Yani siz işletmenizdeki çalışanların isimlerini en fazla 300 kişiye kadar biliyorsunuz. 300’ü geçince tanımadığınız insanlar olacak ve bu da idari açıdan şirketin bölünmesini ve daha çok birime ayrılmasını gerektiriyor.”

Hedefimiz Avrupa pazarı

“Ürünlerimizin Avrupa sektörüne ayak uydurması için hammaddelerimizi değiştirmeye başladık. Sezon ortalarına doğru yeni hammadde karışımı oluşturacağız ve bu bize aylık 200 bin liralık yük getirecek. Ama 2019 da Avrupa fuarlarına katılıp o ülkelere ürün satmak istiyoruz. O yüzden yeni hammadde ile yapılmış ürünlerimizle piyasaya gireceğiz.”

Türkiye daha iyi büyüyecek

“Bu yılki son istatistikler işsizlikte alarm verdirecek boyuta geldi. Yüzde 12,5 rakamını daha önce görmemiştik. Hükümet bir istihdam kampanyası başlattı. Yılsonunda artı 2 milyon istihdam hedefine ulaşılacağı kaydediliyor. Tabi bir de görünmeyen yani gizli işsizlik var. Şu anda ülkemizde büyüme fena çıkmayacak öyle görüyorum. Dördüncü çeyrekte fena bir rakam yoktu. Buraya çıkan rakamı bir anda aşağıya inmez, % 3-4 aralığında bir büyüme çıkacak. Bu belirsizliğin ortadan kalkması ile ticari hayat ve üretim yeniden canlanacaktır. Ben büyümenin geçen yılki rakamdan daha iyi olacağına inanıyorum. Ben haziran temmuzdan sonra ekonominin ciddi olarak hızlanacağını düşünüyorum.”

ÖTV düzenlemesi piyasayı canlandırdı

“Yılbaşında bazı beyaz eşyalarda ÖTV vergiler ve KDV indimi oldu. Hükümet bundan kâr edeceğini görmüş. ‘Bir miktar KDV’den vazgeçtik ama satışlar öyle arttı ki kaybımızı karşılayacak’ diye düşünüyorlar. Maliye bakanlığı KDV oranlarında yeni bir düzenleme yapacak. KDV’nin yüksek oluşu ticareti yavaşlattığı düşünülüyor. O yüzden hükümet bu sene ek önlemler aldı, faizsiz krediler verdi. Özellikle doğu ve Güneydoğu’da 23 il bazındaki yatırım teşvikleri harika. Bizim bu bölgeye verseler hemen işi gücü bırakır yeni yatırma yönelirim.”

Reel sektör desteklenmeli

“Reel sektöre hükümet bu yıl sıcak bakıyor. Reel sektörünün öneminin frkına vardı. Siz oraya buraya yapacağınız yatırımı özel sektöre yaparsanız geri dönüyor. Yol yapmanın çabuk geri dönüşü yok, havaalanının bir takım katkıları oluyor ama reel sektöre yapılan yatırım üç beş yıl içinde kendini geri döndürüp hazineyi artıya geçirmeye başlar. Reel sektörün mutlak desteklenmesi lazım. Çünkü reel sektörden vergi yolu ile yapılan tahsilat ülke çapındaki eğitim, sağlık, personel giderlerinin finansmanını sağlayacaktır.”

Ekonomik kararlar direktifle değişmez

“Ekonomik kararlar direktiflerle değişmez. İşin bir realitesi vardır. Siz mevduatı faiz oranı olarak toplayamıyorsanız onun ürerinde faiz vermek durumundasınız. Bankalar yüzde 1’lik bir orana razı olmuyor. Banka bin nevi tüccardır. Para satar. Her tüccar kendi kârını düşünür. Serbest piyasa ekonomisinde böyle müdahale edemezsiniz. Hükmet ancak elindeki bazı mekanizmaları kullanabilir. Zaten gerektiğinde reel sektöre destek için bankalar aracılığı ile finanse ediyor. Bankalar geri dönmesi riskli olan işletmelere para vermek istemiyor. Normal olanlara verdiler.”

Zayıf noktamız arsa kıtlığı

“Ordu’nun en fakir, zayıf olduğu sorun arsa sorunu. Arsa temininde güçlükler ortaya çıkınca buyük çaplı sanayi burada kuramıyorsunuz. Çünkü dağıtım kanalları ile olan sıkıntılar söz konusu. Sanayide hammadde ve pazara uzaklık önemli unsurlardır. Firmalar hammadde, tedarik ve pazara yakın yerlere gitmek istiyor. Ticaret hatır gönülle yapılan işler değil. Kâra dayalı işler. İlave maliyetlere niye katlansınlar? Tedarik ve pazar batı da ise gidecek. Burada büyümek isteyince arazi bulamaz. Burada o açıdan orta ve küçük ölçekli işletmeler gelişebilir. Hükümet sanayi arazisi üretmeli. Yol kenarı olsun, yakın olsun diye bir şart yok. Arsa uzak mesafelerde de aranmalı. İlla şehrin içinde olması gerekmiyor. Organize Sanayi Bölgesi yatırımları çok akıllıca yapılmadı enerji tedarikinden hedef pazara kadar her unsur hesaplanmalı. Bunlar hesaplanmazsa hem yatırım boşa gider hem de il açısından hayal kırıklığı yaratır. Ben şahsen tekstil sanayinin Ordu için uygun olduğu görüşündeyim. Teşvik var, çalışan var, üstelik tekstil fabrikalarını tam sahilde olmasına gerek yok. İç kısımdaki ilçelerde rahatlıkla yapabilirsiniz.”

Çare turizmin geliştirilmesidir

“Biz turizmde çok geç kaldık. Kimsenin fark etmedi bir şey var. Birkaç yıl içinde fındık tarım ürünü olmaktan çıkacak ve kimsenin isine yaramayacak. Ordu’da yüzde 80 oluşan bu gelirde düşme olacak. Bunun yerine bir çare bulmamız lazım, bu da turizmdir. Bir yandan altyapıyı hazırlamamız lazım bir yandan da turizm yatırımcılarını Ordu’ya yeni yatırmalar getirmesi lazım. Beş yıldızlı otellerin gelmesi lazım, turisti burada tutacak unsurların kurulması lazım, yayla turizmine yönelik yatırımların tamamlanması lazım. Merkezden Çambaşı yaylasına giderken yolun mutlak surette yaz kış gidilecek şekilde bitirilmesi lazım. Şehrimize gelecek turistlerin daha ziyade Ortadoğu’dan gelecek olanlar olduğunu düşünüyorum. Arap turist daha ağırlıklı olacaktır. Turistin Arap’ı şunu bunu olmaz, hazırlıklı olmamı lazım. Yatak sayımızı artırmamız lazım, kongre turizmine, sağlık turizmine önem vermeliyiz. Bunlar ilgi ister. Şehri yöneteler, devleti temsil edenler bu işlerle ilgili sorumlulukların yerine getirmesi lazım. Vali Bey önemli bir gayreti içinde. Sadece turist sayısını artırmak değil, turizm yatırımlarının artırılmasına da eğilmeleri gerektiğini düşünüyorum.”

Yerel yönetimler başarılı

“Yerel seçim sonrası büyükşehir ve ilçeler iktidar partisinden oldu. Farklı siyasi partilerden olduğunda sistem Bremen Mızıkacılarına dönüşüyor. Uyum sağlanamıyor. Ordu Büyükşehir ve ilçe belediye başkanlarının uyumlu olduklarını ve birlikte başarılı olduğunu görüyorum. Nereye gitsek yol, su gibi alanlarda yoğun çalışma var. Bence büyükşehrin bütün yatırımlarından hizmetlerinden değerli olan bir yatırımından bahsedeceğim. Yağmur sularına karşı alınan tedbirler. Yerin altına konulan dev borular şehrimize yapılmış en büyük hizmettir. Üst yapıda eksikler olsa idare edebilirsiniz, yolları asfalt yapmazsanız konforumuzda eksiklik olur. Ama bir sel olduğu zaman bunun ne kadar zarar getirebileceğini, hangi facialara yol açabileceğini öngöremezsiniz. Ben artık Ordu’da bundan sonra bir sel tehdidi olacağını düşünmüyorum. Üst yapı hizmetlerini yapmak haliyle daha kolay.”

Siyasiler iç çekişmeye son vermeli

“Son söz olarak şunu söylemek istiyorum. Bir atasözümüz var ‘eşek dağda ölür zararı eve gelir’diye. Benim iktidar partililerden bir ricam var. Yıllarca siyasetin içinde olan insanlar olarak neyin fayda neyin zarar getirdiğin gördük. Ordu’da gizliden gizliye su yüzüne çıkmış ya da çıkmamış bir itiş kakış olduğunu hissediyoruz. Bu bizi ilgilendirmez partinin iç meselesidir, diyebiliriz ama bizi ilgilendiren tarafı, ilimize zarar verme potansiyelidir. Hizmetlerin aksamasına sebep olur. Herkes aklına başına alıp, nefsine hakim olup, birbirini yok etme planını bir tarafa atıp kendini ortaya koyarak siyasette bir yer edinebilmeli. O açıdan biraz endişeliyim. Ordu siyasetinin daha iç içe daha el ele olmasını arzu ediyoruz.”

Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar