17.10.2026
Tarihçi Braudel, Çin Uygarlığı için 1962’de şunları yazıyordu: Çin uygarlığı derinliği ve inceliğiyle hayranlık uyandırır. Taocu ve Konfüçyüscü inanç bir ekonomik sistem yaratmıştır.
60 yıl sonra her gelişme Braudel’i doğruluyor…
Sanatçı dostum Pierre Rigoulopolos’un verdiği bilgiyle size bir Çin kentini anlatmak istiyorum.
Shenzen kenti, 1979’da, evet, sadece 48 yıl önce, Çin Komünist Partisi(ÇKP) kararıyla kuruldu. Kentte bir Serbest Endüstri Bölgesi oluşturuldu.
Kentin nüfusu sadece 30.000 idi. 2020’de 17 milyon nüfusuyla Shenzen ülkenin 3.büyük kentiydi.
Makarayı geri saralım: Çin lideri Deng, nam-ı diğer Cüce Deng, Mayıs 1980’de Çin’de bir ‘’sosyalist piyasa ekonomisi’’ uygulamasına karar verdi. Bu ‘’kapitalizm geçiş’’kararıydı. Kapitalizmin yeni ve örnek kentlere gereksinimi vardı.
Kentin kurulmasından sadece 2 yıl sonra, 1981’de Shenzen’de bir ‘’menkul kıymet sermeye borsası’’ kuruldu. 1982’de bu kentin yönetimine – doğal olarak bu Komünist Parti yönetimiydi- yerel yasalar çıkarma yetkisi verildi.
Geçiştirmeyeyim: 2011’e dek, 5 üst düzey ÇKP yöneticisi, yolsuzluk ve rüşvet alma suçlamasıyla yüksek cezalar aldı.
Yıl 2023…
Shenzen kenti, 491 milyar $’lık ekonomik hasılasıyla Hong Kong ve Singapur’u geçmişti...
2030’da bu kentte kişi başına gelir 57.000 $’a ulaşmış olacak.
Kentin tümünde 6 gidiş ve 6 dönüşü olan bir ulaşım ağı akışı var. Trafikteki tüm araçlar elektrikle çalışıyor.
İnsanların yabancılarla ‘’anlaşma‘’ sorunu yok. Herkes elindeki çeviri programıyla anında cevap verebiliyor.
Her yıl bir ‘’hard rock festivali’’ yapılıyor. ABD‘den gelecek en az 4 müzik ekibini sistem finanse ediyor..
Herkes, ‘’gizli patron’’ un ÇKP olduğunu biliyor, ama kimsecikler ‘’cam fanusu‘’ kırmaya, bir soru sormaya yeltenmiyor.
Çin insanının gündemi belli, hedef 2050…
Yaptıkları ‘’kültür devrimi’’ nin tam karşıtı, bundan kimse yüksünmüyor.
150 m’yi geçen 500 gökdelenli bir kentten söz ediyoruz.
Fiyatlar çok ’’makul’’, alımgücü yükseliyor…
Ülke yenilebilir enerjide çok önemli bir yerde: Dünya güneş enerjisinin % 80’i , rüzgar enerjisinin % 70’ i Çin’in eseri. Elektrikli otoların % 70’i Çin imalatı.
Devam edeyim: Çin’in yıllık ar-ge harcaması, 1 Trilyon $. Bununla artık ABD’yi geçiyor. Çin, 2019’dan bu yana dünyanın en çok ‘’akademik atıf’’ alan ülkesi.
Bitmedi: Çin, 2024’de yeni patent başvurusunda dünya birincisi, sayı 1,8 milyon adet.
Bütün bu gelişmelere Başkan Şi’nin yorumu şu: Yaşanan gelişmeler ne denli ileri görüşlü olduğumuzu kanıtlıyor…
Braudel’le başladık, onunla bitireyim: Bugün yaygın olan keskin milliyetçilik büyük bir ulus haline gelme konusundaki kesin kararlılılığı besliyor. Bu sonuçlar, devasa Çin toplumunun hizaya sokulması sayesinde elde edilmiştir.
Yaşar Kemal Zulmün Artsın’da diyor ki: Hiçbir güç bir milletin yaşama gücü kadar güçlü değildir…
Not Defterim:
>Uluslararası Ceza Mahkemesi yargıcı Bn.Navi Pillay’a Nobel Barış Ödülü verildi. Başkan Trump ise Pillay’ın tüm internet erişimini engelliyor ve kredi kartlarının kullanımını bloke ediyor.
>’’Sahte Nobel Ödülü’’ olarak nitelenen ‘’Ekonomi Ödülü’’ piyasalar ile makro yapı arasında zorlama bir denge öngören 2 ABD’liye verildi.
>Denizli Sanayi Odası’nın uzun dönem başkanı Müjdat Keçeci ‘’Hayatım ve Çalışmalarım’’ başlıklı, Kronik’den çıkan çalışmasını bugün Denizli Kitap Fuarı’nda imzalıyor.
>Figen Gürsoy’un Yaşar Kemal eserlerinden oluşan minyatür sergisi, Adana Çırçır Kültür Merkezi’nde açıldı.
>Osmaniye-Kadirli sivil toplumu, Yaşar Kemal’in 103.doğum gününü büyük bir kültürel gösteriyle kutluyor…


