8.08.2026
Samandağ, Türkiye’nin güneydoğusunda Antakya’nın bir ilçesi. Keldağı ile Musadağı arasında konumlanmış, Akdeniz’e bakıyor.
Sabahın saat 6:00’sında insanlar ana cadde üstünde, kadınlı-erkekli sabah yürüyüşlerini yapıyorlar. Yaşama savaşında direnç geliştiriyorlar.
122.000 nüfuslu bu yerleşim, deprem sonrasına kendini uyarlamaya çalışıyor.
Çokca yeni işyeri ve mekân depremin izlerini kazımaya çalışıyor. Oysa Av. Vahit Hoca’nın sözleriyle “Biz bir şehrin ölümüne tanık olduk, bunlar yeni bir şehir, ama bizim şehrin ruhu değil.’’
Gazeteci Şahiye Say Depremde Yıkılan Yaşam adlı çalışmasında yaşananları anlatmış:
-Havalar çok soğuk. Bugün 28 Ocak 2024. 6 Şubat’ta 1 dakikaya nelerin sahip edeceğini, 1 dakikada nelerin değişebileceğini gördük. Evimiz, toprağımız, şehrimiz ve hayallerimiz, her şey değişti. Depremle meğer koca bir ülkenin nasıl değişiyormuş...
Antakya merkezde ‘’değişimi’’ yükselen yeni binalar anlatmaya çalışıyor. Antik yapıların konumlandığı Kurtuluş Caddesi yepyeni bir görüntüde. Habib-i Neccar Camii ayağa kalkmış. ‘’Asrın inşasında 450.000 olduk’’ afişleri karşımıza çıkıyor. ‘’Satılık Hisseler’’ yazıları değişimin bir başka boyutu.
Kent halkı 21 metrekarelik konteynerlerden çıkarılıp TOKİ konutlarına yerleştiriyor. Yetersizlikleri bir vatandaşın ‘’Apar topar yaptılar, bizi beton tabuta koydular. Zemin sürekli kayıyor her gün korkuyla yaşıyoruz’’ sözleri iyi ifade ediyor. Tabii herkese konut yok, hak sahibi olmak gerek. Devlet kiracı olanlara da ‘’konteynerlerden çıkın’’ yönergesi yollamış. Anlaşılan estetik kaygılar ağırlıklı..
Hatay’ın TC’ne ilhak kararı verdiği Cumhuriyet Meclisi binası onarılmış, Devlet Tiyatrosuna devredilmiş. 344 koltuklu salonda her gece tiyatro var, hem de ücretsiz...
Samandağ Belediye’sinin Sinema Günleri’ndeyiz. Her akşam denize karşı açık alanda, yüzlerce insan film izliyor, gelen konukları alkışlıyor, onlara soru soruyor. Gösterimdeki filmlerden biri de Kurtuluş. Berlin’de bu yıl ‘’Gümüş Ayı’’ alan filmden söz ediyorum. Filmin oyuncularından Caner Cindoruk’a sorulan sorular adeta bir jüride olduğunuzu düşündürüyor, o denli bilinçli, o denli güzel...
Yereldeki festivaller, söyleşiler ve konserler yepyeni zenginlikleri selamlatıyor. Meltem Bingöl 7 dilde okuyor, çığırıyor, bu toprakların bereketini haykırıyor. İnsanlar, teslim olmadıklarını söylemek istiyorlar. Depremin ilk gününden ‘’Gitmedik, biz buradayız!’’ diyen bu insanlar Samandağ yerlisi olan olan Arap Alevisi yurttaşlar.
Tuncel Kurtiz belgeselinde, onun güzel sözleriyle ‘’Dünyayı değiştiremedik ama dünyanın da bizi değiştirmesine de izin vermedik’’ demek istiyorlar adeta....
Dönüşümüz Antakya Havalimanı’ndan. Burası, ovanın ortasındaki Amik Gölünü kurutarak gerçekleştirdiğimiz alanın tam üstünde. Ama göl yeniden canlanmış, kuşların da geçit noktası. Kışları su taşkınları havaalanının kapanmasına yol açıyor.
Tarih boyunca yaşanan 7 Antakya Depremi’nden sonra, doğa gerçeğiyle oynamayacağını, insanlık öğrenir sanıyordum, meğerkim bu dersi almamışız...
Doğa ders vermeye devam edecek...
Yaşar Kemal diyor ki: İnsanlık öldü mü? dedi. Yok, dedi ölmedi. Ölmedi ama bir yerlerde sıkıştı kaldı herhalde. Nerede kaldı acaba?
Not: Samandağ Belediyesi, Türkiye’nin ilk kadın sinema eleştirmeni Sevin Okyay’a ‘’Ömür Boyu Onur Ödülü ‘’ verdi.
Not: Hiroşima Felaketi’nin 81.yılında kentin belediye başkanı ‘’Caydırıcılık adıyla nükleer silahların elde tutulmasının sonucu bir başka Hiroşima ya da Nagazaki olabilir’’ dedi.
Not: Türkiye şarapçılığı ve meyve suyunun gelişmesinde anlamlı çalışmaları olan DİMES’in 2. kuşak öncüsü Orhan Z. Diren’i yitirdik. Tokat’ın kent lideri dostumu saygıyla anıyorum.
Not: Hrant Dink öncülüğünde Ermeni cemaatinin sesi AGOS gazetesi 30. yaşına bastı, nice yıllara diyorum.
Not: Japonya yeni’nin yaşadığı kur krizine Japonya ve ABD ortak müdahale etmek zorunda kaldı, kriz bastırılmış değil...


