31.07.2026

Fındıkta yeni sezonun anahtarı: rekabetçi politikalar ve güçlü TMO

Türkiye, dünya fındık üretimi ve ihracatındaki lider konumunu korurken, yeni sezon yine büyük beklentiler ve önemli sorumluluklarla başladı.

Ağustos ayı Karadeniz için yalnızca hasat ayı değil; üreticinin emeğinin karşılığını beklediği, sanayicinin rekabet gücünü korumaya çalıştığı ve ülke ekonomisinin önemli döviz gelirlerinden birinin şekillendiği kritik bir dönemdir.

Toprak Mahsulleri Ofisi (TMO), yıllardır fındık piyasasında denge unsuru olarak önemli bir görev üstlenmektedir. TMO Genel Müdürü Ahmet Güldal'ın sektörü yakından tanıyan, üretim süreçlerini ve maliyetleri bilen tecrübeli bir yönetici olması, yeni sezon öncesinde beklentileri artırmaktadır. TMO'nun bugüne kadar uyguladığı alım politikalarıyla piyasada istikrarın korunmasına önemli katkılar sunduğu görülmektedir.

Ancak bugün sektörün en önemli gündem maddesi yalnızca alım fiyatı değildir. Asıl mesele, üreticiyi, sanayiciyi ve ihracatçıyı aynı anda güçlendirecek uzun vadeli ve rekabetçi politikaların hayata geçirilmesidir.

Özellikle Ordu, Giresun ve Trabzon gibi fındığın merkezi olan illerde üretim, düz arazilere göre çok daha yüksek maliyetlerle yapılmaktadır. Eğimli arazilerde gerçekleştirilen hasat, işçilik giderlerini ciddi şekilde artırırken, son yıllarda yükselen girdi maliyetleri de üreticinin yükünü ağırlaştırmıştır. Doğu Karadeniz'deki üreticiler son üç yıldır artan maliyetler nedeniyle ciddi ekonomik baskı altında üretim yapmaya çalışmaktadır.

Bu nedenle bölge üreticisine verilen alan bazlı desteklerin mevcut seviyesinin en az dört ila beş kat artırılması artık bir tercih değil, zorunluluk haline gelmiştir. Üretimin sürdürülebilirliği ancak üreticinin ayakta kalmasıyla mümkündür.

Diğer taraftan fındık sanayicisi de yüksek finansman maliyetleri nedeniyle zor bir süreç yaşamaktadır. Küresel pazarlarda rekabet edebilmek için yalnızca kaliteli ürün üretmek yeterli değildir; rekabetçi maliyet yapısına da sahip olmak gerekir. Üreticiyi koruyan, sanayiciyi destekleyen ve ihracatı büyüten politikalar, Türk fındık sektörünün geleceğini güvence altına alacaktır.

Bu yıl ülkemizde verimli bir rekolte beklenmektedir. Böyle bir sezonda TMO'nun hasat öncesinde izleyeceği alım politikalarını zamanında açıklaması, hızlı alım organizasyonu gerçekleştirmesi ve üretici ödemelerini gecikmeden yapması piyasaya güven verecek en önemli adımlar olacaktır.

Yaklaşık on yıldır aynı gerçeğin altını çiziyoruz: Günü değil, geleceği kurtaracak politikalar üretmek zorundayız. Fındık sektörü artık kısa vadeli çözümler yerine uzun vadeli bir vizyona ihtiyaç duymaktadır. Üreticinin kazandığı, sanayicinin rekabet ettiği, ihracatçının güçlendiği ve ülkemizin döviz gelirinin arttığı bir yapı herkesin ortak hedefi olmalıdır.

Yeni sezon, yalnızca üretici ve sanayici için değil, sektörün tüm paydaşları için önemli bir sınav niteliğindedir. Artık söylemlerin değil, uygulamaların konuşulacağı bir döneme giriyoruz. Atılacak doğru adımlar yalnızca bu sezonu değil, Türk fındığının gelecek yıllardaki başarısını da belirleyecektir.

Temennimiz; emeğin karşılığını bulduğu, piyasanın istikrarlı olduğu, üreticinin ve sanayicinin birlikte kazandığı bereketli bir fındık sezonudur. Çünkü güçlü bir fındık sektörü, güçlü bir Karadeniz ve güçlü bir Türkiye demektir.

 

HAFTANIN SÖZÜ

"Fındıkta başarı; günü kurtaran kararlarla değil, üreticiyi, sanayiciyi ve ihracatçıyı birlikte güçlendiren uzun vadeli politikalarla mümkündür."

Yazarın Diğer Yazıları

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar