22.09.2026

Sanayiciye ihracatçıya haksızlık yapılmamalı

Ordu Ticaret Borsası (OTB) ile Ordu Ticaret ve Sanayi Odası’nın (OTSO) fındık fiyatlarına ilişkin ortak açıklaması, sektörün bütün paydaşlarına önemli bir mesaj verdi:

Fındık meselesi yalnızca fiyat üzerinden tartışılamaz; üreticiden sanayiciye, tüccardan ihracatçıya kadar bütün zincir birlikte değerlendirilmelidir.

OTB ve OTSO’nun dikkat çektiği temel nokta, serbest piyasa fiyatı ile TMO’nun açıkladığı fiyat arasındaki farkın tek başına değerlendirilmemesi gerektiğidir. Dünya fındık piyasasındaki gelişmeler, küresel arz-talep dengesi, üretim maliyetleri ve Türkiye dışındaki üretici ülkelerin daha düşük maliyetlerle üretim yapabilmesi de fiyat oluşumunun önemli unsurlarıdır.

Bu mesajın merkezinde ise üretici vardır. Üreticinin emeğinin karşılığını alamadığı, artan maliyetler karşısında üretimini sürdürmekte zorlandığı bir yapının sürdürülebilir olması mümkün değildir. Bu nedenle üreticinin gelirini koruyacak güçlü ve kalıcı mekanizmalar oluşturulmalıdır.

Ancak üreticiyi korumak, fındığı alan, işleyen, katma değer kazandıran ve dünya pazarlarına taşıyan sanayici ile ihracatçıyı karşı karşıya getirmek anlamına gelmemelidir.

OTB ve OTSO’nun ortak açıklamasının bir diğer önemli mesajı da burada ortaya çıkıyor: Fındık sektörünün bütün tarafları birlikte düşünülmeli, bir tarafı korurken diğer tarafın rekabet gücü zayıflatılmamalıdır.

Türkiye’de fındık sanayicisi yatırım yapıyor, istihdam sağlıyor, ürünü işleyerek değerini artırıyor. İhracatçı ise bu ürünü başta Avrupa olmak üzere dünya pazarlarına taşıyarak ülkeye döviz kazandırıyor. Kurallara uygun faaliyet gösteren bu işletmelerin haksız biçimde hedef gösterilmesi, sonuçta Türkiye’nin fındık ihracat gücünü de zayıflatır.

Elbette piyasada rekabet kurallarına aykırı uygulamalar varsa Ticaret Bakanlığı ve Rekabet Kurumu tarafından gerekli denetimler yapılmalıdır. Ancak üreticiyi korumanın yolu sanayiciyi ve ihracatçıyı karşı karşıya koymak değildir.

Bunun yanında fındığın üretildiği bölgelerde lisanslı depoculuk yaygınlaştırılmalı, üreticinin hasat döneminde ürünü elinden çıkarmak zorunda kalmasının önüne geçilmelidir. Özellikle yamaç ve eğimli arazilerde üretim yapan çiftçilerin yüksek işçilik, bakım, taşıma ve hasat maliyetleri dikkate alınarak daha hedefli destekler sağlanmalıdır.

Türkiye aynı zamanda fındığı daha fazla işleyerek katma değerli ürün ihracatını artırmalıdır. Çikolata, krema, un, yağ, atıştırmalık ve markalı ürünlerde kapasitemizi büyütmek, kilogram başına elde edilen değeri yükseltmek zorundayız.

Tüm bu başlıklar bize şunu gösteriyor: Fındıkta artık günübirlik fiyat tartışmalarından çıkıp yapısal çözümlere yönelmeliyiz.

Tarım ve Orman Bakanlığı, Ticaret Bakanlığı, TMO, Rekabet Kurumu, üretici temsilcileri, ticaret borsaları, odalar, tüccarlar, sanayiciler, ihracatçılar ve üniversiteler aynı masada buluşmalıdır.

OTB ve OTSO’nun ortaya koyduğu ortak akıl çağrısı, bu noktada önemli bir başlangıçtır. Bu çağrıyı daha ileri taşıyarak sektörün bütün taraflarının katkısıyla yeni bir fındık yasasını birlikte inşa etmeliyiz.

Çünkü mesele sadece “Fındık kaç lira?” değildir.

Mesele; üreticinin emeğini korumak, sanayicinin yatırımını sürdürmek, ihracatçının dünya pazarındaki rekabet gücünü güçlendirmek ve Türkiye’nin fındıktan elde ettiği değeri artırmaktır.

Üreticiyi merkeze alan, sanayiciyi ve ihracatçıyı dışlamayan, dünya piyasalarını dikkate alan adil ve sürdürülebilir bir fındık düzeni için artık ortak akılla harekete geçmeliyiz.

Yazarın Diğer Yazıları

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar