9.10.2026
Türkiye ekonomisinde enflasyonla mücadele sürerken sanayiden gelen sinyaller dikkatle okunmalı. İmalat sektöründe uzun süredir devam eden zayıflama, ekonomideki dengelenmenin üretim ve yatırım tarafında yeni riskler oluşturduğunu gösteriyor.
Asıl soru şu: Türkiye enflasyonu üretim gücünü artırarak mı düşürüyor, yoksa üretim ve yatırım iştahındaki gerilemeyle mi dengeleniyor?
Sanayicinin bugün karşı karşıya olduğu tablo açık: yüksek finansman maliyetleri, artan enerji ve işçilik giderleri, zayıflayan iç talep ve küresel ticaretteki belirsizlikler üretim kararlarını zorlaştırıyor. Özellikle KOBİ'ler işletme sermayesine ulaşmakta zorlanırken, yatırım planları da öteleniyor.
Oysa Türkiye'nin sürdürülebilir büyümeye ihtiyacı var. Bunun yolu da üretimden, yatırımdan ve ihracattan geçiyor.
ÇIKIŞ YOLU ÜRETİMİ KORUMAKTAN GEÇİYOR
Enflasyonla mücadeleden taviz verilmeden sanayinin üretim kapasitesini koruyacak adımlar atılmalı.
Üretim ve ihracat yapan işletmelere daha uzun vadeli ve erişilebilir finansman sağlanmalı. Enerji, istihdam ve vergi yükleri sanayinin rekabet gücünü zayıflatmayacak şekilde yeniden ele alınmalı. Teknoloji, verimlilik ve katma değerli üretim yatırımları daha güçlü teşvik edilmeli.
Özellikle KOBİ'lerin geçici finansman sorunları nedeniyle üretimden kopmasının önüne geçilmeli. Çünkü kapanan bir işletmenin, kaybedilen istihdamın ve ertelenen yatırımın ekonomiye maliyeti yalnızca bugünü değil, geleceği de etkiliyor.
Türkiye'nin hedefi yalnızca enflasyonu düşürmek olmamalı. Enflasyonu düşürürken üretimi, yatırımı, istihdamı ve ihracatı da büyütmeliyiz.
Sanayicinin beklentisi ayrıcalık değil; öngörülebilir ve rekabetçi bir ekonomi ortamıdır.
Çünkü güçlü ekonomi; sadece fiyatların istikrarlı olduğu değil, fabrikaların çalıştığı, yatırımların sürdüğü, istihdamın arttığı ve ihracatın güçlendiği ekonomidir.
Bugün sanayiden gelen uyarıyı doğru okumalıyız. Çıkış yolu belli: Üretimi koru, finansmana erişimi kolaylaştır, maliyetleri düşür, verimliliği ve ihracatı artır.
Türkiye'nin geleceği üretimdedir.
HAFTANIN SÖZÜ
“Üretim güçlüyse ekonomi güçlüdür; geleceği üretimle inşa ederiz.”


