52 ülkeye ürünlerini ihraç eden Karimex yeni yatırımları gündemine aldı

Gıda, makine ve enerji sektörlerinde Ordu ve Zonguldak’ta faaliyet gösteren Karimex ürünlerini 52 ülkeye ihraç ediyor. Şirket hakkında açıklamalar yapan Karimex Gıda Yönetim Kurulu Başkanı Mehmet Albayrak faaliyet gösterdikleri alanlarda yeni atılımlar yapacaklarını söyledi. Ordu hakkında da konuşan Albayrak doğalgaz sorunu, havaalanının yetersiz sayıda uçuş yapması ve Ordu’da bir türlü kurulumu gerçekleştirilemeyen 2. Organize Sanayi Bölgesi’ne ilişkin sorunların bir an önce giderilmesi gerektiğini aktardı.

info@karadenizekonomi.com / 11.10.2021

52 ülkeye ürünlerini ihraç eden Karimex yeni yatırımları gündemine aldı

Mehmet Bey firmanızı tanıtır mısınız?

Karimex 2000’li yıllarda tarafımca organize edildi ve bugün Emrah Bey tarafından yönetiliyor. 3. Nesil fındıkçılığa devam ediyoruz. Fındık İhracatçıları içerisinde il 20, Türkiye ihracatçılar listesinde ise ilk 1000 listesinde yer alıyoruz. Daha yüksek hedeflerimiz var. Fındık sektöründe natural fındık ve işlenmiş fındık olarak faaliyetlerimize devam ediyoruz. Şekerli ve kakaolu ürünlerde yapıyoruz anacak iç piyasada çok fazla mutlu olamadığımız için ihracatla uğraşıyoruz. Ürünlerimizin yüzde 98’ini tamamen 52 ülkeye ihraç ediyoruz. Bazı ülkeler tarafından uygulanan vergiler kaldırıldığı takdirde daha fazla ülkeye ihracat yapabilecek kapasiteye sahibiz ve arttıracağız. 2018 yılında Zonguldak bölgesi Alaplı’da ‘organik fındık faaliyetlerine başladık. Orada Azof diye bir şirketimiz var. 2019’dan itibaren 600 tane üreticiyle sözleşmeli, iyi tarım uygulamalarını esas alarak organik tarım yapıyoruz. Üreticilerin ürettiği ürünleri alıyoruz. İzlenilebilir sistemlerine ve Dünya’daki kaidelere uygun olarak Fransız firması Ekosert’in denetiminde organik fındık yapıyoruz. Bütün bu ürünleri hem natural hem de işlenmiş olarak ihraç ediyoruz. Amacımız daha fazla üreticiyle işbirliği yapmak ve üreticiden son tüketiciye hareket eden zincirin son tüketiciye kadar olan bölümünü yapmak, ara mallarıyla perakende sektörüne ürün hazırlayan firmalara sunmak ve bu aşanda büyümek istiyoruz. KARIMEX bir grup haline gelmeye başladı. Al Turna diye bir şirketimiz var o da zaman zaman sektör içinde ancak makine ve bu tür sektöre fındık kırma ve fındık entegre tesisleri yapıyoruz. Bunların dışında bir enerji şirketimiz var. KARIMEX bir grup olarak yoluna devam ediyor. 100 çalışanı geçtik. Hedeflerimiz daha ileri seviyelere ulaşmak. Emrah Bey ile birlikte yeni okyanuslara kulaç atmaya devam ediyoruz. Devletimizin yardım ve teşvikleriyle bu işi daha ilerilere ötüreceğiz.

Doğalgaz konusunda şu an hangi aşamadasınız?

Ulubey- Sivas yolu üzerinde faaliyet gösteren Çebi Fındık, Karimex Gıda, Poyraz&Poyraz Fındık, Çamsan Mdf, firmalarının o bölgede doğalgaza ihtiyaçlarını var.  Ulubey-Sivas yolu üzerinde bulunan firmalar Ordu sanayisinin yüzde 30’lara yakın kısmın cirolarını kapsıyor. Ancak o bölgedeki firmaların bir türlü doğalgaza ulaşamadılar. Biz orada 1985’ten beri varız. Çamsan Mdf firmamız çok daha eski. Ancak Ordu’ya doğalgaz geldikten sonra bir adım yolculuk yapamadık. İşletmelerimiz orada kurulduktan sonra bu yana da bölgede inanılmaz bir yerleşim oluştu. Sadece sanayicilerin değil orada yaşayan diğer insanlarında doğalgaza ihtiyacı var. Biz bütün bunlarla ilgili toplantılarımızı yaptık. 2 ay önce tekrar bir araya geldik ancak netice alamıyoruz. AKSA ve Belediye arasında gidip geliyoruz bir türlü sorun çözülemedi. Bu tartışmalar 8-10 senedir devam ediyor. Buradaki sanayicilerin emlak vergileri ve diğer organize sanayi bölgelerindeki teşviklerin hiçbirinden yararlanamadığı için orada da bir dezavantajımız var. Büyükşehir Belediyesi durumun AKSA ile ilgili olduğunu AKSA ise durumun Büyükşehir Belediyesi ile ilgili olduğunu söylüyor. Sanayiciler olarak Büyükşehir Belediye Başkanımızdan Mehmet Hilmi Bey’den soruna çözüm bulmasını bekliyoruz. İkinci OSB’yi de bir türlü gerçekleştiremiyoruz. Türkiye’nin sanayi arsası olarak en pahalı illerden biri Ordu ve bunun yanında doğalgazı maalesef çözemedik. Bunu durumu AKSA yetkililerinden ve Büyükşehir Belediye Başkanımız Dr. Mehmet Hilmi Güler’den talebimiz devam ediyor. Heyet olarak Samsun’a gittik ve karayollarından olan problemleri çözdük. Doğalgazımız çözülmediği için ve teşviklerden yaralanamadığımız için üvey evlat olarak orada çalışmalara devam ediyoruz. Haksız rekabet devam ediyor. Büyümek ve gelişmek istiyoruz.

Bölgede sanayicilerin yaşadığı zorlular ve çözüm bekleyen konular neler?

Ordu Türkiye’nin en pahalı arsa satış fiyatlarına ulaşmış şehirlerden bir tanesi. Yanımızdaki insanlar arsa dönümünde 1,5-2 Milyon Lira para talep ediyorlar. 10 dönümün altında bir arazi alıp fabrika kurmanız mümkün değil. Önceliğimiz doğalgazı faaliyet gösterdiğimiz bölgeleye gelmesi ardından bizim gibi yeni yatırım yapacak firmaların ihtiyacını karşılayacak bir OSB’ye ihtiyaç var. Yeni ticaret hayallerini gerçeğe dökmek istiyorsak bir an önce 2.OSB’yi kurmamız gerekiyor. Bütün kesimler el ele verip OSB’yi 6 ay içinde kurmalıyız. Arazi sorununu bir an önce çözmemiz gerekiyor. Arsaya para verirsek yatırımımızı hangi para ile yapacağız. Bunun yanında havaalanımızı eskisi gibi en iyi şekilde çalışır biçimde sağlamalıyız. Şu anda havaalanımız atıl duruyor.  Sefer sayılarının artması Ordu’ya iş ve ticaret getirecektir. Ünye’den Görele’ye kadar olan mesafede yaşayan insanların kullanacağı bir hizmettir bu. Türk Hava Yolları’nın Genel Müdürü Giresunlu2dur. Milletvekillerimiz, üst seviyedeki iktidar seçilmişlerimiz muhalefet seçilmişlerimiz bu meseleyi birbirini eleştirerek değil, bunu çözme adına el ele verebilirler.

ORDUSİAD’ın son toplantısı hakkında neler söylemek istersiniz?

Valimiz Tuncay Sonel’in Ordu için çok büyük bir şans olarak görüyorum. Belediye Başkanımızın bilgi, birikim ve deneyimlerinden faydalanıyoruz. Toplantıda Ordu’nun ekonomik değerlerinin yükseltilmesi ve Ordu’nun ekonomik zenginleşmesi adına neler yapılması gerektiği hususunda birtakım konuşmalar yapıldı ve doğru bir toplantıydı. Bu yemekleri iş toplantısı olarak başlatmıştık. Büyükşehir Belediye Başkanımız enerji yatırımları ile ilgili çok güzel şeyler söyledi. Rüzgar gülü konusu var. Bizler iş müteşebbisi olarak yenilebilir enerjinin Türkiye’ye gelişinden itibaren konularla ilgili çeşitli mücadeleler verdik. Başlangıçtaki teşviklerle sonraki teşvikler arasında çok farklılıklar oldu. Zaman zaman bu teşvikler yükseldi. İlk başlarda HES ile ilgili durum şuydu. Yaklaşık bir tribünün 1 milyon Euro civarında kurabililiyordunuz ve 4 sene sonunda kendini amorti ediyor ve alım garantisi veriliyordu. Bunlarda çok büyük değişiklikler oldu. Yenilebilir enerji yatırımları müteşebbisler açısında çok karlı yatırımlar olabileceğini düşünüyorum. Belediye’den bu yatırım çağrısı konusunda detaylı bilgi alacağım ve ne yapabiliriz konusunda çalışmalar yürüteceğim. Çok büyük öz kaynaklarımız yok. Bu birikimleri yatırıma dönüştürme ile ilgili imkanlarımız kısıtlı. Bu yatırımlar büyük yatırımlar. Yenilebilir enerjiye Türkiye’nin inanılmaz biçimde ihtiyacı var. Enerji nedeniyle cari açığımız çok fazla. 40-50 milyar civarında doğalgaz ve diğer hususlarda ithalatımız var. Güneş ve hidroelektrik santralleriyle ilgili enerji kaynaklarına yatırım yapmamız gerekiyor. Mehmet Bey’in yatırım teklifini çok olumlu ve doğru buluyorum.

Kivi meyvesi hakkında düşünceleriniz neler?

Bizler bu konu üzerinde epeyce çalıştık. Dikili Tarım Organize Sanayi Bölgesi’nde de KARİMEX olarak bir yatırımımız var. Yaş sebze meyve ve kuru gıdanın işlenmesiyle ilgili faaliyetlerimizi orada da başlatmış durumdayız. Ordu’da Gümrük binası vardı ve o bina Mili Emlak’a devredildi. Oradaki araziyi yıllarca talep ettim. Oraya bir kivi işleme tesisi kurmaya ilgili bundan 10 yıl önce planlarım vardı. Bir türlü bu taleplerimizi gerçekleşmedi. Çok ağır şartlar ileri sürdüler. Kivi ile ilgili yapılacak işlerin en başında kiviciliği desteklemek gerekiyor. Bunun için soğuk hava depoları kurmak gerekiyor ve yine bunun için 10 dönümlü alana ihtiyaç var. Alan sorunu ile yine karşı karşıyayız. Sadece kivi için değil fındık içinde depolama ihtiyacı hat safhada. Kivi ile ilgili soğuk hava depoları, tasnifleme, şoklama, soyma, kurutma gibi faaliyetler Dünya’da yapılıyor. Arazi ve söz konusu tezgahların yaratılamaması nedeniyle bir türlü yatırımımızı gerçekleştiremedik. Arazi bu meselenin en büyük sorunu.

Ordu ve Türkiye ekonomisi hakkında neler düşünüyorsunuz?

Ordu’nun ekonomik hayatının zenginleşmesiyle ilgili yer üstü ve yer altı hammaddelerimizi müteşebbislerle buluşturmak, Ordu’nun zenginlemesiyle ve üretim üniteleriyle ilgili yapılması gereken şeyleri konuşup bu alanlarda yatırım yapmamı gerekiyor. Türkiye’nin son yıllarda ithalata dayalı olan modellerden yavaş yavaş imalat ve ihracat modeline geçmesi bizim açımızdan çok sevindirici. İnşaat ve otomotiv sektörünün o alanlarda çok desteklendiğini geçmişte gördük. Türkiye’nin en önemli konusu imalata dayalı ihracatın desteklenmesidir.

Ordu Üniversitesi’nin faaliyetlerini nasıl değerlendirirsiniz?

Bizim misyonumuz: havaalanı, üniversite, dere yolunu yaptırmaktı. Bunların çoğu yapıldı şimdiki hedefimiz ise buralardaki seviyeleri üst seviyelere çıkarmaktır. Fındık konusunda Ordu Üniversitesi Ziraat Fakültesi konuşsun istiyoruz. Aydın Üniversitesi fındık küspesinden protein yapma konusunda proje hazırlayıp Türkiye 1.’si oldu. Üniversitemizin bilimsel araştırmalarını fındık ile ilgili üretim, verimlilik ve kalite ile ilgili çalışmalar konusunda özel sektöre önderlik etmesi ve üreticilere yardımcı olmasını bekliyoruz. Ordu Üniversitesi’nde Mühendislik Fakültesi’nin açılmasını bekliyoruz. Çağa uygun mühendisliklerimizi kurmalıyız. Üniversite altyapısı bu duruma müsait. Çağdaş bir üniversite olmalıyız.

Fındık ile ilgili düşünceleriniz neler?

Öncelikle fındıkta çıkış yolumuz üretim maliyetlerini düşürmekten geçiyor. Üretimi arttıracağız. Bu topraklarda Dünya ölçeğinin minimum seviyesinde. Dünya’da 650 kg yakın üretimler var. Bizler 250 kg fındık ürettiğimiz zaman 2 Milyon tona yakın üretiyoruz. Bu hiç kimseyi korkutmasın. Bu durum 8 milyarlık Dünya nüfusunda 2 milyon ton fındık çok hızlı tüketilebilecek bir emtiadır. Serbest Ticaret Antlaşmaları ve Avrupa Birliğine yaptığımız Gümrük Birliği Antlaşmaları nedeniyle Türkiye’nin eli ayağı bağlanmıştır. Türk ürünlerine vergi varken AB’den gelen bütün ürünler Türkiye2’ye sıfır vergi ile gelir. Biz bu Gümrük Birliği Antlaşması’nı Türk halkı ve devletimi menfaatlerince yeniden düzenlememiz gerekiyor. Bu düzenlemelerle birlikte fındığa da bu etki edecek. Latin Amerika ülkelerine, Amerika’ya, Uzak Doğu ülkelerine, İran, Gürcistan, Rusya, Afrika’ya ve Azerbaycan’a fındık sattığımız zaman gümrük vergisi uygulanıyor. Doğu’ya doğru gidildiği zaman 1 kg için yüzde 48-52 civarında gümrük vergimiz var. Fındığa uygulanan gümrük vergilerini kaldırdığımı zaman 2 milyon tonluk bir üretimi gerçekleştirebilirsek bunun satışı ile ilgili sorunumuz ortadan kalkacak. Ancak bugün Türkiye zaman zaman 700 bin ton- 1 milyon ton fındık üretmeye başladı. Kütlesel olarak 900 bin ton ile sezona başladık. Fındık konusunda üreticilerin mutsuz odluğunu düşünmüyorum. 3 dolar seviyesindeki fiyat devletin desteği ile üreticilerimiz alıyor. Alan bazlı destekleri arttırmalıyız. Ünye’den Artvin’e kadar olan bölgenin coğrafi yapısı batıya göre daha zor. Bu bölgede üretim maliyetler yüksek. Burada fiyatların batıya göre daha yüksek fiyat verebilirler. Rekabet Kurumu’nun tespitlerine son derece katılıyorum. Lisanslı depoculuk olmazsa olmazdır. Giresun’daki örneğin bütün Türkiye’ye yayılması gerekiyor. Fındık sektöründe kartlar yeniden karılıyor. Büyük firma Türkiye’ye gelerek kanunların izin verdiği şekilde şirketini kurdu. Fındık bölgemiz için en önemli ürünüdür. Firmaların kabuklu fındık almasıyla ilgili Dünya’daki gıda üreticilerinin veya başka konulardaki üreticilerin izlenebilirlik diye yeni yasalar var. Artık firmalar fındığı kullanmış olduğu ham maddelerinin nerede, nasıl üretildiğini beyan etmek zorunda. 2024’te bu yürürlüğe geçecek. Dolayısıyla büyük sıkıntı var. Fındık sektörü açısından çok umutluyum. Bu yıl yeni bir rekor bekliyorum.

Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar