2.07.2022

Hititler ve kadın

Hititler, Anadolu’nun merkezi sistemle idare edilen ilk federal devletiydi.

Gücünü Tanrı’dan alan kral, başrahip, başkomutan ve baş yargıçtı. Bu yönüyle Hititler, monarşik bir devletti ve kralın yetkisi mutlak değildi.

Federal düzen onları inançlar konusunda diğer kavim / boy ve devletlere karşı hoşgörülü kıldı ve bunun ayrı inançları birleştirerek (senkretizm) ‘’1000 Tanrılı Din/İnanç Ülkesi‘’ olarak anıldılar. Yazılıkaya Tapınağı’nda tüm mitolojik tanrıları buluşturan bir ‘’panteon’’ içinde, 90’dan fazla tanrıça ve tanrı yaşadığına inanılıyordu.

Hititler’de kadın ve erkek resmen eşitti ve bu insanlık tarihinde bir ilk idi. Kraliçe,’’Tavanna Yasası’’ gereği, eşi ölse bile, ölene dek ‘’ana kraliçe‘’ olarak kalıyordu. Çok kadınla evlilik (poligami) yasak idi ve kardeş evliliği yasaktı. Köle hakları vardı ve özgür bir kadınla evlenebiliyorlardı. Bütün bunlar, Anadolu topraklarında bir ilk idi.

Pankus Meclisi (Soylular Kurulu) bir ‘’Senato’’ işlevi gören yeryüzünde bir ilk idi. Tartışmalı her konu burada ele alınıyordu, kralın etkileme hakkı yoktu. Bununla Hititler, Anadolu’da güç ayrılığına dayanan ilk meşruti krallık oluyordu.

Yerleşik düzende ‘’çorak’’ adı verilen malzemeyle yaptıkları anıtsal kerpiç yapılar, dünyada bir ilk idi. Hititlerde demir izabe tekniği bir sanat oldu, ergitme yöntemi de bir ilk. Taş yontu sanatında uyguladıkları burgulama tekniği de ‘’sanıyorum demem gerek’’ bir ilk oldu. Bununla taş yontu sanatı gelişti, anıtsal yapıların bezenmesi sağlandı, bu iş için her türden çekiç kullanıldı.

Mutfak kültüründe Hititler, Orta Anadolu coğrafyası ile iklimsel niteliklerini buluşturdu. Sadece tahıl değil, süt ve ürünlerini ve eti ve her türden otu çeşitlendirerek kullandılar, bu da bir ilk oldu. 180 çeşit ekmek (ninda) içinde biralı ekmek, acılı ekmek, narlı ekmek ünlüydü. Kıtlık zamanı için ‘’tumati’’ denilen özel bir dayanıklı ekmek vardı. El ve taş değirmen kullanıyorlar, ‘’silo’’ adını verdikleri tahıl depoları inşa ediyorlardı.

Hititler etkin bir tarımın yanında, kaydedilenlerin aksine, ticaretten de zenginleşti. Bunun için ticaret kavmi Asurlulara Hattuşaş’da bir ticaret karumu ( kontuar ) kurdurmuşlardı. ‘’Tartmak ‘’ anlamına gelen ‘’Şekel‘’ adlı para birimleri vardı. Sümer’lerden alındığı için bu para birimi bir ilk değildi. Ama 12.5 gr’lık gümüş çubukların fiyatı sabitti, bir nev’i ‘’narh‘’ vardı ve örneğin 1 koyun 1 şekel ediyordu. Dr. Mahfi Eğilmez‘in çok isabetle gözlediği gibi, bu para birimi Asur parası ile hemen aynı değerdeydi, kur istikrarı vardı, karaborsa ise hemen hiç yoktu. Para hacmi, bu metal paranın eşdeğeri olan gümüş miktarıyla sınırlıydı, Hitit’lerin egemen olduğu Anadolu topraklarında fiyat istikrarı vardı, bu da tarihte bir ilk idi.  

Sabahleyin Boğazköy’de Kültür Bakanları’ndan Ertuğrul Günay’ın tutku derecesindeki takibiyle Anadolu topraklarına yeniden kazandırdığı Boğazköy Sfenksi’ni görmenin heyecanıyla başlayıp, akşam gün batımına yakın son noktamız Alacahöyük’ü ve müzesini ziyaret etmiş, ayrılıyorduk ki, bahçede yayılmış çokca dekoviller önünde şu yazılı levha dikkatimi çekti :

-Bu vagonlar, Alacahöyük kazı çalışmalarının ilk yıllarında toprağın taşınması için kullanılmış olup, Atatürk’ün emriyle, 1936 yılında Bayındırlık Bakanlığınca hibe edilen 30 kazı aracıdır.

ETİKETLER; Karadeniz Ekonomi

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar