24.10.2017
Turizm sektörü bölgemizde geçen yıla göre biraz daha sakin geçiyor. 2016 yılını diğer bölgelere göre çok iyi geçirdik. Bu sene ise beklediğimiz hareketliliği görmüyoruz. Özellikle Doğu Karadeniz, yerli turiste göre 3-4 kat fazla para harcayan Körfez ülkeleriyle yoğun çalışıyor. Körfez ülkelerindeki Katar ile olan gerilim bize biraz yansımış görünüyor. 2017nin ilk yarısında bir şey hissetmedik, ancak ikinci yarıda bu gerginlik sebebiyle hem oda fiyatlarında hem de doluluklarda yüzde 15 zayıflama söz konusu. Geçen yıl gibi olmasa da 2017nin yüzde 5 ila 10 arasında zayıf geçeceğini öngörüyoruz. Talepte biraz gevşeme var ama bu Antalyadaki İstanbuldaki gibi korkunç boyutlarda değil…
Kontrolsüz yatırımlar sektöre darbe vuruyor
Karadeniz Bölgesinde en fazla yatırım yapılan şehirler; Trabzon, Samsun ve Ordu. Trabzonda 53 tane işletme belgeli, 15-20 tane de yatırım belgeli tesis var. Şu an Doğu Karadenizde marka olmuş birkaç yaylada doğaya uygun olmayan ve aşırı yapılaşmadan ötürü biraz sıkıntı yaşanıyor. Devletimiz bazı yapıların yıkılması bazılarının ise çevreye uygun hale getirilmesi için çalışma başlattı. Her bölge gibi Karadeniz de yatırım aldı ama arz-talep dengesi gözetilmeden kontrolsüz yatırımlar yapılıyor. Nerede ve hangi kategoride otele ihtiyaç olduğuna dair bir analiz yapılmadan hareket etmek sektöre darbe vuruyor. Trabzonda aşırı otel var. Bu oteller sadece Körfez ülkelerine bağlı, iç piyasa ile dönmeyecek bir yatırım fazlası söz konusu. Sadece 3 ay Körfez ülkelerine hizmet edebilmek için tüm yıl açık otellerin yapılması, yılın kalan bölümünde bu devasa ve çok kaliteli tesislerin komik rakamlara satış yapmak zorunda kalmalarına neden oluyor. Aynı durum Ordu ve Samsun için de geçerli. Doğu Karadeniz gibi bir Arap pazarı oluşmamış olmasına karşın Samsunda da aşırı sayıda otel mevcut. Bizim, daha çok var olan tesislerimizin bir kısmının yenilenmesine, yeni tesislerin de şehrin uygun noktalarında inşa edilmesine ihtiyacımız var. Örneğin Arap turistler, orman içinde ve yükseklerdeki tesislerde konaklamak istiyor. O yüzden bölgelerde, destinasyona, misafir yapısına ve talebine uygun şekilde yatırımlar yapılmalı. Karadeniz Bölgesinde daha çok 3 ve 4 yıldızlı tesisler ağırlıkta. En fazla tesisin bulunduğu Trabzonda otellerin yüzde 45i 3 yıldızlı. Daha sonra 4 yıldızlılar geliyor. Bununla birlikte yaptığımız 3 ve 4 yıldızlı otellerin odalarını 5 yıldız standardında yapıyoruz. Otel 3 yıldızlı ise odası da 3 yıldızlı olmalı.
Konaklama tesisleri gelen turist yapısına ve taleplerine uygun olmalı
Doğu Karadenize daha çok İstanbuldan yerli turist geliyor. İstanbuldan ya da Körfez ülkelerinden gelenler yaylaya çıkmak istiyor ancak biz bu deneyimi yaşatamıyoruz. Tesislerin fiziki şartları o bölgelerde doğaya uygun taş ve ahşap ağırlıklı yapılmalı ve çok katlı olmamalı. Karadeniz Bölgesindeki konaklama tesisleri, gelen turist yapısına ve taleplerine uygun olmalı. İnsanlar yeşil görmek istiyor. O yüzden doğal dokuya uygun tesisler yapılmalı. Bölgede Samsundan başlayıp Artvine kadar uzanan bir Yeşil Yol projesi yapılıyor. 8 ili kapsayan ve 2.600 kilometrelik bir yoldan oluşan projenin amacı bölgedeki yaylaları birbirine bağlamak. Misafirler, Samsundan Artvine kadar bütün yaylalara ulaşabilecek. Eğer çevresi yapılaşmaya açılmaz ve gelen misafirlerin ihtiyaçlarını görecek tesisler doğaya uygun şekilde yapılırsa, ekolojik denge de bozulmayacaktır. Rahat ulaşım imkanı sayesinde de bölge daha çok rağbet görecektir.
Körfez ülkelerinden gelenlerin geceleme sayılarını 1 buçuk milyona çıkarabiliriz
İç pazar, Karadeniz Bölgesinin sayısal açıdan en büyük pazarı konumunda. Yerli turist yılda yaklaşık 3 buçuk milyon geceleme yapıyor. Yaklaşık 600 bin geceleme de Körfez ülkeleri yapıyor. Tabi maddi olarak en çok para harcayanlar Körfez ülkelerinden gelenler... Son 4 yıldır Karadeniz Bölgesi iç pazarda ciddi rağbet görüyor. Körfez ülkelerinin büyüme potansiyeli var ve bu sayıyı 1 buçuk milyon gecelemeye çıkarabiliriz. Çünkü pazar şu an sadece Doğu Karadenize sıkışmış durumda. Bunu biraz da Orta Karadenize çekmek için son 3-4 yıldır belediyelerle birlikte çalışıyoruz. Başarabilirsek pazarı rahatlıkla 2-3 katına çıkarabilir ve bölgemize ekonomik değer katabiliriz. Turizm hareketleri karşı taraftaki ülkede mutlaka gidilen ülkeye karşı merak uyandırıyor. Şartların uygun olması durumunda turistle birlikte mutlaka bir yatırım da geliyor. Turizm aslında birçok kapıyı açan bir anahtar… Bölgede arz talep dengesi çok bozuldu. Yatırımlardaki artış, rekabeti de aşırı bir safhaya taşıdı, yatırım geri dönüşleri 30 yıla kadar çıktı. Fizibilite yapmadan, ihtiyaçları belirlemeden yapılan yatırımlar bir müddet sonra hem yatırım yapılan sektöre hem de ekonomiye büyük zarar veriyor. Turizmin gelişmesini isterken, yatırımların olması gerektiğini söylerken ve teşvik ederken, mantıklı şekilde yol almamız gerektiğini unutmamalı, kontrollü gitmeliyiz.
*Murat Toktaş / KATİD (Karadeniz Turistik İşletmeciler Derneği) Başkanı ve TÜROFED Yönetim Kurulu Üyesi


