24.04.2026
Eminim örnekleri çoktur.
Kurumlar vergisine ilişkin ikisi tekrar karşıma çıkınca bir fesuphanallah çektim!
Vergi istisnaların azaltılması, son yıllarda izlenen vergi politikalarının ana hedeflerinden birisi.
Nitekim, son yıllarda özellikle Kurumlar Vergisi Kanunu’ndaki bazı indirim ve istisnalar ya kaldırıldı ya da kapsamları daraltıldı.
Yine de bu politikanın tutarlı izlendiği söylenemez. Öyle olsa, aynı yasada bir kısım istisnalar kaldırılıyorken, yenilerinin getirildiğine tanık olmayız.
Yasa ile getirilenler neyse, bir de tebliğlerle icat edilenler var!
Tebliğlerde, yasada düzenlenmeyen, yasa hükümlerinin en geniş yorumuyla bile akla gelmeyecek istisnalarla karşılaşıyoruz.
GYO ve GYF'ların kazançları kurumlar vergisinden istisna tutuluyor. Son yapılan bir değişiklikle, istisnadan yararlanılması bunların taşınmaz kazançlarının yüzde 50'sinin dağıtılması şartına bağlandı.
Kazançlarının yüzde 50'sini dağıtmazlar ise KV istisnasından yararlanamıyorlar. Dağıtım şartını sağlayıp istisnadan yararlansalar da asgari vergiden kurtulamıyor, yüzde 10 vergi ödüyorlar.
Diğer taraftan, yasaya göre GYO’ların ortakları, bunların dağıttıkları kar payları için iştirak kazancı istisnasından, sadece GYO taşınmaz kazanç istisnası uygulanmayan, kurumlar vergisine tabi kazançlar için yararlanabiliyorlar.
Gelin görün ki, Tebliğ'de bu hükmün tersine, istisnadan faydalanan GYO'ların dağıttıkları kâr paylarının da iştirak kazancı istisnasından yararlanabileceği belirtiliyor.
İstisna edilecek tutar, kâr payı gelirlerinin (asgari vergi oranı/tabi olunan kurumlar vergisi oranı) ile çarpılarak hesaplanıyor.
Bu hesaplama yöntemi çok beğenilmiş olacak ki aynı Tebliğ'de asgari vergi uygulamasına ilişkin başka istisnaların icat edilmesinde de kullanılmış.
Kurumlar Vergisi Kanunu’nda hangi kurumlar vergisi istisna ve indirimlerinin asgari vergi matrahından düşüleceği teker teker sayılıyor.
Bunlar arasında yurt dışı iştirak kazancı istisnası, yurt dışı şube kazancı istisnası gibi istisnalar bulunmuyor. Nitekim Tebliğ'de bu istisnaların asgari vergi matrahından düşülemeyeceği belirtiliyor.
Buna rağmen, Tebliğ'in ilerleyen satırlarında verilen bir örnekte, yüzde 10 ve üzerinde vergilendirilen yurt dışı kaynaklı istisna kazançların asgari vergi matrahından düşüleceğine hükmediliyor!
Yetmiyor, yüzde 10 vergi yükü taşımayan yurt dışı kaynaklı istisna kazançların da, lütfen dikkat buyurun; taşıdıkları vergi yüküne isabet eden kazanç kısmının matrahtan düşülebileceği buyuruluyor.
Yurt dışı kazanç üzerinden ödenen vergi tutarı asgari vergi oranı olan yüzde 10'a bölünerek asgari vergiye tabi olmayan kazanç tutarı hesaplanıyor.
Tamam kabul ettik, bunlar mükellef lehine açıklamalar, kimse itiraz etmez.
Ama TBMM’nin yasama yetkisine bu kadar açıktan göz dikilir mi?!
23 Nisan Ulusal Egemenlik ve Çocuk Bayramımız kutlu olsun.


