26.02.2026
Vergi idaresinin en önemli fonksiyonlarından birisi denetim. Denetimin Gelir İdaresi Başkanlığı dışında yapılandırılmış olması, geçmişten bugüne vergi idaresinin bu fonksiyonunun etkinliğinin sorgulanmasına neden olmuştur.
2011 yılında Vergi Denetim Kurulu'nun kuruluşuyla daha önce GİB'in içinde yer alan gelirler kontrolörleriyle vergi denetmenleri VDK bünyesine alınmış, GİB'in denetim birimi kalmamıştı. Vergi dairesi müdürlerinin vergi inceleme yetkisi bulunuyorsa da görevlerinin denetim olduğu söylenemez.
Vergi yasalarını uygulama görevine, sorumluluğuna sahip bir idarenin denetim biriminin bulunmaması tuhaf bulunabilir.
Eskilerin deyişle, davul GİB'in boynuna, tokmak VDK'nın eline verilmişti!
Vergi politikasını da zurnaya benzetirsek, lağvedildiği 2018'e kadar Gelir Politikaları Genel Müdürlüğü'nce çalınıyordu; o tarihten itibaren GİB ve Cumhurbaşkanlığı Bütçe ve Strateji Başkanlığı birlikte çalıyor.
Eh, bu müzik grubuyla şöyle kulakları şenlendirecek, ahenkli müzik icra etmenin zorluklarını tahmin edebiliriz.
Vergi idaresi denilince çoğu zaman GİB anlaşılır. Sanki, VDK vergi idaresinin bir unsuru değilmiş gibi.
Bu algı sebepsiz değil. Vergiyi GİB topluyor. Türkiye’nin her köşesinde bulunan vergi daireleri, on binlerce vergi memuruyla, vergi politikalarını belirlemesiyle, tebliğ, sirküler, özelgeler yoluyla vergi mevzuatına yön vermesiyle yediden yetmişe hepimizin hayatına dokunuyor. Ülkemizin en büyük, en güçlü kurumlarının başında geliyor.
Galiba vergi idaresinin kim olduğuna ilişkin bu algı değişiyor!
VDK son 1-2 yıl sahada daha görünür, çok daha etkili.
Denetim istatistikleri tavan yaptı. İncelenen mükellef sayısı, bulunan matrah farkı, kesilen ceza tutarları arttı. Teknolojiyi, yapay zekayı iş süreçlerinde iyi kullanmasının, yeni denetim stratejileri, modelleri geliştirmesinin meyvelerini topluyor.
Meslek kuruluşlarıyla, iş dünyasıyla temastan çekinmiyor. Vergi ve denetim konularında mesajlarını ilgililere doğrudan, bire bir veriyor. Sosyal medyayı etkili kullanıyor, mükellefler için eğitim videoları yayınlıyor, sempozyumlar düzenliyor, çalıştaylar yapıyor.
Pek çok kişiyi şaşırtsa da dergi yayıncılığına soyunmaktan bile çekinmiyor.
Daha ötesi, kayıt dışıyla, vergi kaçakçılığıyla mücadele için yeni model önerileri sunmakla kalmıyor, yasal değişiklikler için hazırlıklar yapıyor, ilgili kurumların ve kamuoyunun desteğini almak için bilinçli bir kampanya yürütüyor.
Geçmişte VDK’nın GİB’e bağlanması ciddi ciddi tartışılıyordu. Gelinen noktada, bu tartışmanın öznesi değişiyor olabilir. Böyle devam ederse 'Acaba GİB mi VDK’ya bağlansa?' sorusu konuşulmaya başlanırsa kimse şaşırmasın!
Müzik grubu benzetmesiyle söylersek; davul, tokmak ve zurna hâlâ farklı ellerde olabilir. Ama görünen o ki grupta sesi daha gür çıkan bir enstrüman var!


