2.09.2023

Oppenheimer’in dedikleri…

Mağusa Tıp Merkezi için yazdıklarım bir çok dostumun yorumuna neden oldu.Dostum Kevser Özkan‘ın dedikleri düşündürücüydü, alıntılıyorum:

-‘İlk olmak önemlidir belki, ama daha anlamlı olan onu yaşatmak ve kurumsallaştırmaktır sözünüzün gerçekliği ile yüreğim yandı bu sabah. Maalesef bizim ülkemizin en büyük ve acı gerçeği bu. Kurumsallaştırdığımız bir çok meselede bile acımasız, kolektif düşünceden, toplumsal yarar üretmekten bihaber bir insanın veya bir grubun egolarına yenik düşüyor. Bunun özellikle yerelde  nasıl aşılabileceği üzerinde ciddi çalışmak gerekiyor. 

Mağusa Tıp Merkezi örneğini yürekten alkışlıyorum…

Varvayanni, uzo yapımında Yunanistan’ın 1 no’su.1860’da kurulmuş, bir aile şirketi. ‘’En iyi uzoyu nasıl üretiyorsunuz? ‘’sorusuna verdikleri cevap: ‘’Kurumsallaşarak ve 6. kuşakta... ‘’  

Johannesburg’taki BRİCS Zirvesi ütopyaların distopyalara dönüşebileceğinin iyi bir işareti…

Beş ülkenin (Çin, Rusya, Hindistan, G. Afrika ve Brezilya) oluşturduğu bu ne ittifak, ne bir birlik, ne de bir örgüt olan oluşum, birdenbire NATO’ya alternatif bir savunma örgütünün altyapısı konumuna dönüşüverdi.

BRİCS, sanal ve bir akıl yürütme ürünü…

2001’de Golden Sachs’ın bir iktisatçısı (Jim O’Neill) ‘’2050’de dünya ekonomisine egemen olacak 5 ülke‘’ olarak bu ülkeleri sıraladı ve onların başharflerinden de BRİCS sözcüğü oluştu. Gel zaman git zaman, bu ülkeler aralarında buluşmalar yapmaya başladı, iş yıllık olağan zirvelere dönüştü. 2012’de ‘’Yeni Kalkınma Bankası‘’nı kurdular. Bu yılki zirvelerinde şaşırtıcı bir karar çıktı. Dünya sahnesinde politik varlığı tartışmalı 6 ülke (Arjantin, Mısır, Etopya, İran, Suudi Arabistan ve BAE) BRİCS’e katılmak için davet aldı.

BRİCS cephesi böyle şekillenirken, ABD’de boş durmuyor: Başkan Biden, Kore ve Japonya liderleriyle başbaşa görüşüyor. Konu, Tayvan’ın olası işgali… 

ABD cephesindeki gelişmeler kuşkusuz bu görüşmeden ibaret değil.

Kısa adı QUAD olan ve Hindistan, Avustralya, Japonya ve ABD’nin oluşturduğu sanal birlik, Hind-Pasifik dünyasının güvenlik haritasını şekillendiriyor.

Her şey 1. Dünya Savaşı‘nın öncesini anımsatan  bir  cepheleşme içinde.  Zaten İskoç asıllı dostum tarihçi Profesör Norman Stone ‘Günümüz şekillenmelerini merak edenler 1.Dünya Savaşı öncesini incelensin’’ derdi.

Rakamlar sadece savaş tamtamlarını doğruluyor.

Rusya’nın 6000, ABD’nin 5000, Çin’in yaklaşık 1500 nükleer başlığı var, sayı da sürekli artıyor.

Caydırıcılık için oluşturulmuş NRRCS organı Mart‘dan bu yana çalış (tırıl)mıyor.

Olay, atom bombasının yapımcısı Robert Oppenheimer’in ‘’Zincirleme etkiler tüm dünyayı tahrip eder! ‘’ dediği noktaya doğru yürüyor.

‘’Oppenheimer‘’deyince, bu isimle gösterimde olan film, yaşamını düzgün olarak beyaz perdeye yansıtmamış. Düşüncelerimi gelecek hafta sizlerle paylaşacağım.

Sağlıcakla kalın…

Yaşar Kemal Binbir Çiçekli Bahçe’de şöyle diyor: Benim romanlarımı  hikayalerimi okuyanlar hiçbir zaman savaşı istemesinler, savaştan iğrensinler, hep barıştan, kardeşlikten yana olsunlar.

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar