8.04.2026

Savaşların çirkin yüzü

Gazze’de, çoğu çocuklardan oluşan 50 bini aşkın masum insanın katli, savaşın çirkin yüzünü göstermişti.

Ancak ABD’nin başındaki çılgın liderin bu sabaha karşı başlatacağı yeni saldırıyla İran halkının yaşamını doğrudan etkileyeceğine dair tehditkâr tutumu, Ata’mızın “Yurtta sulh, cihanda sulh” sözünün önemini bir kez daha hatırlattı bize.

Günümüz savaşlarında artık göğüs göğse çarpışmalara rastlanmıyor.

Savaşlarda “kahramanlık öyküleri” beklemek ne kadar doğru, o ayrı bir tartışma konusu. Ancak eski savaşların da kendi içinde bir kuralı ve bir “namusu” vardı.

Savaşların “namusu”, ABD’nin 6 Ağustos 1945’te Hiroşima’ya attığı atom bombasıyla yok oldu. Üstelik ABD bununla da yetinmedi; üç gün sonra, 9 Ağustos 1945’te Nagazaki’ye ikinci bombayı bırakarak Japonya’da yaklaşık 110 bin masum insanın ölümüne neden oldu.

Kuşağımın ve benden önceki kuşağın gençleri ABD’nin politikalarını hiçbir zaman sevmedi.

Amerikan kültür emperyalizminin etkisiyle, İkinci Dünya Savaşı’nda insanlığı Nazilerin ve Japonların zulmünden kurtaran bir güç olarak gösterilmeye çalışılsa da biz Amerika’yı çoğu zaman “katil devlet” olarak gördük.

ABD, Hiroşima ve Nagazaki’ye attığı bombalardan sonra kendisini “dünyanın jandarması” olarak görmeye başladı.

Peşine bizim de katıldığımız Kore Savaşı bunun en çarpıcı örneklerinden biridir.

Aynı dili konuşan, aynı dine inanan bir milletin bugün ikiye bölünmüş olması da bunun acı bir sonucudur.

Ne işi vardı Amerika’nın Vietnam’da?

Nitekim Muhammed Ali gibi birçok ABD vatandaşı da bu soruyu sormuştu.

Savaşların çirkin yüzünü gösteren en çarpıcı görüntülerden biri de Vietnam Savaşı’nda ortaya çıkmıştı: Bir Vietnamlının, kendisi gibi düşünmeyen bir başka Vietnamlının başına kurşun sıktığı o fotoğraf…

ABD, napalm bombalarıyla on binlerce Vietnamlıyı yakarak öldürdü.

Şimdi ise peşine İsrail’i takarak Gazze’de işlenen insanlık suçunun farklı bir versiyonunu İran topraklarında denemeye hazırlanıyorlar.

İran için dünkü günü “son gün” olarak tanımladılar.

Donald Trump, İran’ı enerji ve ulaşım altyapısını yok etmekle tehdit ediyor.

İran’a “teslim ol” diyor. Trump ve suç ortağı Binyamin Netanyahu, 28 Şubat’ta başlattıkları saldırıyla İran’ın kısa sürede teslim olacağını sanmış görünüyor.

Binlerce yıllık devlet geleneğine sahip İran’ı kolay lokma sandılar.

Liderlerini ve ordunun komuta kademesinden birçok ismi hedef alsalar da İran’ın kolay lokma olmayacağını bilmeleri gerekirdi. Ancak Trump ve Netanyahu’nun dünyayı yeterince tanımadıkları, bu nedenle ne kadar cahil oldukları da ortada.

Bütün bunları söylüyorum diye İran’daki rejimi olumladığım sanılmasın.

Mollaların ve onların iki dudağının arasından çıkacak emri bir fetva gibi kabul eden devrim muhafızlarının, İran halkına uyguladığı baskıyı ve zulmü iki yıl önce başlayan protestolarda hep birlikte gördük.

Ve fakat…

İran’da bir rejim değişikliği olacaksa, bunu yapacak olan İran halkıdır; ABD değil.

ABD sözüm ona Irak’a da demokrasi getirecekti.

Ancak “böl, parçala, yönet” anlayışıyla yapılan müdahalenin ardından Irak’ın bugün geldiği durum ortada.

Eli kanlı Saddam Hüseyin, yıllarca Baas rejimiyle halkını baskı altında yönetti. Ancak heykelleri ABD askerleri tarafından yıkılırken Irak halkının buna sevinmesini hem şaşkınlıkla hem de üzüntüyle izlemiştim.

Bugün İran’da da benzer bir senaryo deneniyor. Ancak İran halkı, Irak halkı gibi olmayacaktır.

“İran’a demokrasi getireceklermiş…”

Ama Trump’ın “İran petrolüne çökelim mi?” sözleri, meselenin demokrasi değil, enerji kaynakları olduğunu açıkça ortaya koyuyor.

Aslında ateş çemberinin tam ortasındayız.

Baskı ve zulüm üzerine kurulu hiçbir rejim uzun süre ayakta kalamaz. Ancak bu tür rejimler, ABD-İsrail iş birliğiyle yürütülen müdahalelere de gerekçe olarak sunuluyor.

TV ekranlarından savaş görüntüleri izlerken elbette üzülüyoruz. Ama aynı zamanda Ata’mızın bize miras bıraktığı barışın değerini daha iyi anlıyoruz:
“Yurtta sulh, cihanda sulh.”

Kahrolsun savaş…

Yaşasın barış…

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar