2.05.2023

Serbest bölge tersaneye benzemesin

Önceki gün yayınlanan Cumhurbaşkanlığı kararnamesiyle, Kirazlık'taki dolgu sahasında yeni bir serbest bölge kurulacağı duyurulmuştu biliyorsunuz.

Karar;

 AK Parti listesine yapılan eleştirileri kırmak için alelacele alındığına inanılmış ve bu nedenle birçok kişinin zihninde, bunun bir seçim yatırımı olduğu algısı uyandırmıştı.

''Çok önceden planlanan bir yatırımdı'' diyenler olacaktır elbette.

Bu savunma ne kadar inandırıcı olur onu da bilemedim.

Zira.

Dolgu alanlarında yapılaşmaya izin verilmeyeceğini herkes bilir.

Çünkü dolgu alanları kıyı kenar çizgisi içindedir.

Kıyı kenar kanununda bir değişiklik yapılmadan, dolgu alanlarında bırakın fabrikalar kurmayı, kalıcı yapıların kurulmasına da izin verilmez.

Kıyı kanunundaki değişiklik de, sabahtan akşama alınacak kararlardan olmuyor.

Ve fakat.

Kirazlıktaki gibi dolgu alanlarında yapılaşmaya tek bir yatırım türü için izin verilmesi mümkün elbette.

Bu durumda da yatırımın mutlaka denizle irtibatlandırılması, bunun için de dolgunun denizle birleştiği yerde bir liman inşa edilmesi gerekecektir.

Böylece kıyı kanununu by pass etmek de mümkün hale geliyor.

Bu durumda geçtiğimiz günlerde olağanüstü gündemle toplanan Büyükşehir Belediye Meclisi'nde alınan bölgede liman yapma kararının kabul edilme gerekçesi de ortaya çıkmış oluyor.

Şunun bir kere daha altını çizmek isterim.

Samsun'a ikinci bir serbest bölge kazandırmak çok önemli bir proje ve büyük bir yatırımdır.

Bu kesin.

Böyle bir yatırımı asla küçümsemem.

Ancak projenin çok detaylı planlanması gerektiğini söylerim.

Pahalı bir yatırım olacaktır.

Çünkü dolgu alanı henüz tamamlanmış değil.

Tekâmül etmedi yani.

Samsunspor o dolgu sahasını alt yapı tesisi kurmak isçin istemişti biliyorsunuz.

Samsunspor adına alanı inceleyen uzmanlar, dolgunun dalgalı oluştuğunu ve bu nedenle tek katlı olarak kurulacak yapılar için bile zeminin uygun olmadığını isleri sürmüşlerdi.

Tek katlı yapı kurmak bile riskliyken fabrika binaları yapılırken denize fore kazık denilen türden işlemleri yapmak gerekir.

Ayıca, liman inşa etmek için de, rıhtım ve mendirek oluşturulması gerekir.

İhraç ürünlerini ''Şalopa'' denilen iki direkli küçük teknelerle taşıyamayacağımıza göre konteynır gemilerinin yanaşabileceği ve devasa vinçleri taşıyacak türden bir rıhtımın oluşturulması şarttır.

Liman içindeki ilk serbest bölge için rıhtım inşa etmek gerekmiyordu biliyorsunuz.

Buna rağmen fore kazık çakarak sağlam zemin oluşturmak için bile üç yıla ihtiyaç duruyulmuştu.

Liman yapmak bile tek başına yeterli olmayacak belki.

Demiryolu bağlantısı da gerekli olacaktır yani.

Hatta Aşağıçinik'teki Lojistik Köy’le, serbest bölgeyi demiryolu ile irtibatlamak gerekecektir.

Çarşamba demiryolunun bu hattı kurmak için altyapı oluşturacağı düşünülebilir elbette.

Ve fakat.

Bu hattı mevcut haliyle, Samsun-Sivas demiryolu ile irtibatlandırmanın mümkün olmadığı da bir gerçek.

Çünkü eski hattın iyileştirilmesiyle, Samsun limanından, Lojistik Köy’e kadar gitmek mümkün diye düşünülebilir ancak, dönüş mümkün olmayacaktır.

Demem o ki;

Orta Karadeniz Serbest Bölge Projesi, gerçekleşmesi durumunda Samsun için çok önemli bir yatırım olacaktır.

Zor ve pahalı bir yatırım olacağı da kesin ama…!

Bu nedenle, umarım ve dilerim ki;

Böylesine büyük ve önemli projenin akıbeti, 2004 yerel seçimleri öncesi Yusuf Ziya Yılmaz’ın, ortaya attığı tersane projesine benzemesin.

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar