25.03.2026

Kat malikleri neden endişelenmeli?

Şehirlerde yaşıyoruz. Müstakil evlerde yaşayanlarımız olsa da çoğumuz apartmanlarda, konut sitelerinde oturuyoruz.

Apartman ve site aidatları son yıllarda hızla arttı. Konut kirasıyla yarışır hale gelince artışları sınırlayan bir kanun teklifi dahi hazırlandı.

Aidatlar bu denli artınca site yönetimlerinin hazırladığı gelir-gider tablolarını daha titiz incelemeye başladık. Tablolarda aidatlardan farklı bir gelir kalemi gördüğümüzde, aidatlarımızın biraz azalacağı umuduyla seviniyoruz.

Ancak, vergi idaresinin aidat dışı gelirlere yaklaşımını düşündükçe endişelenmemek de elde değil.

Bu gelirlerin tipik örneği, ortak alanların çeşitli şekillerde kiralanmasından sağlanan kira gelirleri. Ortak malik olunan bir dairenin kiralanmasından ya da ortak alanlardaki sosyal tesislerin, kafeteryanın veya spor salonunun kiralanmasından elde ediliyor olabilir.

Sık rastlanan, gelir sağlayan bir başka uygulama ise binaların dış duvarlarının reklam amacıyla kiralanması. Gelir amaçlı olarak asansör içine ya da diğer ortak alanlara reklam panoları yerleştirilmesi de oldukça yaygın.

Son yıllarda elektrikli araç kullanımının artmasıyla neredeyse her sitenin otoparkında şarj üniteleri için alan ayrılıyor. Şarj alanları, siteler için yeni bir gelir kaynağı haline geldi.

Peki, vergi idaresi bu gelirlerin kime ait olduğunu düşünüyor dersiniz?

İdare, konuyla ilgili verdiği özelgelerde Kat Mülkiyeti Kanunu çerçevesinde kat maliklerinin ana gayrimenkulün tüm ortak yerlerine arsa payları oranında ortak mülkiyet hükümlerine göre sahip olduğu hükmünden hareket ediyor.

Bu nedenle, site veya apartman yönetimlerince örneğin dış duvarların kiralanması sonucu elde edilen gelirlerin site yönetimine değil, kat maliklerine ait olduğunu belirtiyor.

Elde edilen kira gelirinin, gayrimenkul sermaye iradı olarak her bir kat maliki tarafından beyan edilmesi gerektiğini ifade ediyor.

Sadece site duvarlarının değil, ortak kullanım alanlarının konut, işyeri veya başka bir amaçla kiralanması durumunda da kat maliklerinin gayrimenkul sermaye iradı elde ettiği yönünde görüşler veriyor.

Özelgelerde ayrıca, işyeri olarak yapılan kiralamaların stopaja tabi olacağı belirtiliyor.

Durun, bitmedi… Daha da beteri var!

Site yönetimi ortak alanda bir kafe, restoran veya büfe işletmeye kalkarsa iş iyice karışıyor.

Böyle bir durumda kat maliklerinin ortak olduğu bir adi ortaklık oluştuğu kabul ediliyor. Her bir kat maliki ticari kazanç yönünden gelir vergisi mükellefi, site yönetimi ise KDV mükellefi oluyor.

İdarenin görüşü yeni değil; yıllardır aynı yönde. Mevcut mevzuat onları bu şekilde görüş bildirmeye zorluyor olabilir.

Ancak günümüz koşullarında, site ve apartman yönetimlerinin elde ettiği gelirler bakımından en uygun vergileme rejiminin bu olduğunu düşünüyor olamazlar.

Vergi uyumunu artıracak, daha basit ve uygulanabilir bir düzenleme yapılması için daha ne kadar beklenecek?

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar