23.03.2026

Teşebbüs özgürlüğü kalır mı?

Ülkemizde sigara ve alkollü içki üretimi serbest. Ama ne serbest!

Üretici yaptığına da yapacağına da pişman oluyor.

Devletin, sigara ve alkollü içki gibi alışkanlıkların toplumsal sorunlar yaratmasının önüne geçmek, çocukları ve gençleri bu alışkanlıklardan uzak tutmak için tedbirler almasına kim ne diyebilir. Anayasal görevi.

Bu yüzden sigara ve içki üretimi, satışı, reklamı, tüketimi kapsamlı düzenlemelere, başka alanlarda görülmeyen sınırlamalara tabi.

Yine de, 2022 yılında 4773 sayılı kanunda yapılan bir düzenleme bu kadar da olmaz dedirtmişti.

Sigara ve alkollü içki üreticileriyle ithalatçılarına ağır teminat yükümlülükleri getirilmişti.

Ne için biliyor musunuz?  Henüz doğmamış, ileride doğabilecek idari para cezaları, vergiler ve sigorta primleri için!

Kanun, Tarım ve Orman Bakanlığı'nın nakit para, banka teminat mektubu veya devlet iç borçlanma senedi olarak 50 milyon liraya kadar teminat istemesine yetki veriyordu.

2024 yılında bu teminata ilişkin esasları belirleyen bir yönetmelik yayımlandı. Teminatın sadece 'nakit para' olarak alınması öngörüldü!

Nakit parayı veriyorsunuz; günümüz yüksek enflasyon ortamında, işinizi terk edeceğiniz güne kadar, faizsiz, nemalandırılmadan devletin kasasında mışıl mışıl uyuyor.

İşletmeler, yetkinin Anayasa’ya aykırı olduğunu iddia ederek Yönetmelik’in iptali için Danıştay’da dava açtılar. Konu mahkemece Anayasa Mahkemesi’ne taşındı, 8 Ekim 2025 tarihinde karar çıktı.

İyi haber; AYM, incelenen kuralın, nakit teminatın nemalandırılmasına, değerinin kaybetmesinin önlenmesine yönelik herhangi bir güvenceye yer vermemesini ve teminat iadesini düzelememesini Anayasa'ya aykırı buldu.

Düzenlemenin teminat yükümlüsüne aşırı bir külfet yüklediği, kamu yararı ile mülkiyet hakkı arasında gözetilmesi gereken adil dengeyi kişi aleyhine bozarak orantısız bir sınırlamaya neden olduğu sonucuna vardı.

AYM, ağır teminat yükümlülüğünün teşebbüs özgürlüğünü ihlal ettiğine ilişkin iddiaları ise kabul etmedi.

Teşebbüs özgürlüğünün mutlak bir hak olmadığını, devletin kamu yararı olan hallerde ve milli ekonominin gerekleri ve sosyal amaçlarla teşebbüs özgürlüğüne sınırlamalar getirebileceğine hükmetti.

Kararda, doğmamış, idari para cezası gibi belki de hiçbir zaman doğmayacak kamu alacakları için teminat istenmesinin milli ekonominin hangi gereklerinden veya hangi sosyal amaçtan kaynaklandığına yer verilmiyor.

Teminat istenmesinin amacı doğmamış amme alacağının güvence altına alınması değil mi? Başka hangi amaç var ki özgürlüğün kısıtlanmasını meşru kılıyor.

Eğer bu gibi gerekçelerle sınırlandırılabilecekse ortada ne çalışma özgürlüğü ne de teşebbüs özgürlüğü kalır.

AYM'nin kararı, hak temelli yorum anlayışından önemli bir uzaklaşmayı ifade ediyor. Anayasa'nın özünün, ruhunun özgürlükler olduğu; hak ve özgürlüklerin korunmasının Anayasa’nın temelini oluşturduğu bir yana bırakılmış.

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar