12.06.2026

Fındığın geleceği Karadeniz'den geçiyor

Türkiye'nin en önemli tarımsal ihraç ürünlerinden biri olan fındık, yalnızca ekonomik bir değer değil, aynı zamanda Karadeniz Bölgesi'nin sosyal ve kültürel kimliğinin de ayrılmaz bir parçasıdır.

Dünya fındık üretiminin büyük bölümünü gerçekleştiren ülkemizde, sektörün geleceğini ilgilendiren her adımın ve her toplantının üreticinin sesine kulak verilerek planlanması büyük önem taşımaktadır.

Son günlerde gerçekleştirilen "Fındık Değer Zinciri Zirvesi" önemli bir girişim olarak değerlendirilebilir. Ancak böylesine önemli bir organizasyonun Karadeniz Bölgesi dışında yapılması ve bölgenin temel paydaşlarının yeterince sürece dahil edilmemesi kamuoyunda çeşitli eleştirilere neden olmuştur.

Fındığın merkezi Karadeniz'dir. Üretici burada, ziraat odaları burada, ihracatçı burada, sektör temsilcileri burada, üniversiteler burada ve yıllardır sektörün gelişimini yakından takip eden basın kuruluşları da buradadır. Eğer amaç gerçekten ortak akıl oluşturmak, sektörün sorunlarını çözmek ve sürdürülebilir bir gelecek inşa etmek ise bu toplantıların adresi de doğal olarak Karadeniz olmalıdır.

Karadeniz insanı yıllardır fındıkla yaşamını sürdürmekte, bölge ekonomisi büyük ölçüde bu ürüne dayanmaktadır. Bu nedenle alınacak kararların, üreticinin doğrudan katılımıyla şekillenmesi gerekir. Ziraat odalarının, üretici temsilcilerinin, kooperatiflerin, akademisyenlerin ve bölge basınının görüşleri dikkate alınmadan oluşturulan platformların beklenen etkiyi oluşturması zor görünmektedir.

Ferrero Türkiye Genel Müdürü Bamsı Akın'ın ve sektörün diğer önemli temsilcilerinin son yıllarda Karadeniz'deki paydaşlarla daha güçlü bir diyalog kurması gerektiği yönündeki beklenti de giderek artmaktadır. Geçmişte sektör adına yapılan birçok görüşmede üreticinin, yerel kurumların ve bölge basınının önemine dikkat çekilmişti. Ancak bugün gelinen noktada bu diyaloğun yeterince güçlü olmadığı yönünde ciddi bir kanaat oluşmuş durumdadır.

Oysa güven ve sürdürülebilirlik ancak şeffaflıkla sağlanabilir. Eğer yapılan çalışmalara ve ortaya konulan projelere güveniliyorsa, bunların Karadeniz'de anlatılmasından, üreticilerin sorularını yanıtlamaktan ve eleştirilere açık olmaktan çekinilmemelidir. Çünkü sektörün geleceği tek taraflı iletişimle değil, karşılıklı anlayış ve istişare kültürüyle şekillenecektir.

Fındık sektörü artık daha fazla diyaloga, daha fazla katılıma ve daha fazla ortak akla ihtiyaç duymaktadır. Karadeniz'in üreticisi, ziraat odaları, sanayicileri, ihracatçıları, akademisyenleri ve basın mensupları aynı masada buluşmalıdır. Fındığın geleceği hakkında konuşulacaksa, bu konuşmanın merkezi de fındığın anavatanı olan Karadeniz olmalıdır.

Çünkü fındığın değeri yalnızca rakamlardan ibaret değildir. O değer; üreticinin emeğinde, bölgenin alın terinde ve Karadeniz'in ortak geleceğinde saklıdır.

 

HAFTANIN SÖZÜ

"Ortak aklın olduğu yerde güç, diyaloğun olduğu yerde çözüm vardır."

Yazarın Diğer Yazıları

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar