14.03.2026
Antonio Gramsci(1891-1937), Machiavelli’nin 16.yy’da yazdığı Prens’ini yeniden yorumladı, Modern Prens’’i yazdı. 1926-1937 arasında kaleme aldığı Hapishane Defterleri içinde Modern Prens 13. Defter’de yer alır.
Burada ‘’hegemonya’’ başta olmak üzere,’’büyük siyaset’’, ‘’organik kriz’’,’’sivil toplum’’ gibi kavramlarla karşılaşırız.
Hepsi günümüzün gerçeklikleridir…
Gramsci’de ‘’kötülük meleği’’ Makyavelizmi yoktur. O hegomonyanın üretilmesi ve aydının olumsuz işleviyle kafasını yorar.
Türkiye İş Bankası Kültür Yyınları’nın yayınladığı ve Betül Parlak’ın çevirdiği Modern Prens’ten 7 ders çıkardım, paylaşıyorum:
Ders1: Modern Prens, kendini geliştirirken tüm entelektüel ve ahlaki ilişkiler sistemini de altüst edecektir. Zira Modern Prens her eylemin referans noktası olarak sadece kendini alacağından,her eylemi kendisinin güçlenmesine mi yaradığına, yoksa zayıflamasına mı neden olduğuna bakarak değerlendireceğinden, onun gelişmesi her eylemin yararlı ya da zararlı, erdemli ya da erdemsiz olarak kavranması anlamına gelecektir.
Ders 2: ‘’Büyük siyaset’’ yeni devletlerin kuruluşuyla, belli organik ekonomik-toplumsal yapıların savunulmasına, korunmasına ve yıkılmasına yönelik mücadeleyle ilgili meseleleri içerir. ‘’Küçük siyaset’’ ise aynı sınıfa ait farklı fraksiyonlar arasındaki üstünlük mücadeleleri uğruna, zaten kemikleşmiş bir yapıda ortaya çıkan kısmi ve günlük meseleleri içerir. Bu yüzden devlet yaşamının iç dünyasından büyük siyaseti dışlamak ve her şeyi küçük siyasete indirgemeye çalışmak da bir büyük siyasettir.
Ders 3: Eğer (her) Devlet belli türden bir uygarlık ve vatandaş yaratma ve muhafaza etme eğilimindeyse, belli davramış ve tutumları, âdet ve alışkanlıkları ortadan kaldırıp onların yerine başkalarını yaygınlaştırmaya çalışır ve hukuk da bu amacı gerçekleştiren bir araç olacaktır.
Ders 4:Devletler arasındaki güç hiyeraşisini hesaplamaya yarayan unsurlar: 1) toprak genişliği; 2)ekonomik güç; 3)askeri güç. Büyük güç olmak, devlet faaliyetine,başka devletlerin etkisini hissedeceği ve olumsuz sonuçlarına maruz kalacağı, özerk bir yön vererek damga vurma imkânıyla ifade edilir.Büyük güç egemen güçtür, geniş ya da dar kapsamlı bir ittifaklar ve mutabakatlar sisteminin başıdır.
Ders 5: Toplumsal gruplar tarihsel yaşamlarının belli bir anında geleneksel partilerinden uzaklaşır, yani o partileri kuran , temsil eden ve yöneten insanlarla belli bir örgütlenme biçimindeki yapıdan koparlar, söz konusu insanlar artık o grupların ait oldukları sınıfın ya da sınıf frakksiyonun temsilcisi kabul edilmez. Bu krizler belirdiğinde ortaya çıkan durum hassas ve tehlikeli bir hal alır, çünkü karizmatik ya da ilahi bir kaderi simgeleyen insanların temsil ettiği karanlık güçlerin faaliyetlerine, güç çatışmalarına alan açılır.
Ders 6: Askeri konuları ele alan İtalyan yazar De Cristoforis, Savaş Nedeni adlı kitabında, düşman ordularını yok etme, yani stratejik amaç derken, ‘’askerlerin ölümünü değil, organik kitleyle bağlarının çözülmesini’’ kasteder. Siyasi yaşamdaki esas organik bağın ne olduğunu saptamak söz konusudur, bu bağ, sadece yasal ilişkide bulunmakla kalmaz, aynı zamanda en derin ekonomik ilişkilere yani üretim dünyasının toplumsal işlevine yerleşip kök salar.
Ders 7: ‘’Organik merkeziyetçilik’’ denen şey, bir siyasi grubun tarihsel evrimin şaşmaz doğa yasalarını bulan ‘’ hakikatın yanılmaz taşıyıcısı’’, ‘’akılla aydınlanmış’’ bir lider etrafında ‘’atama’’ yoluyla başa getirilmesi ilkesine dayanır. Mekanik ve matematiksel yasaların sosyal olaylara uygulanması, metaforik değer taşıyan bir durum olmanın ötesine geçmemesi gereken bir şeyken, yegâne ve aldatıcı ( boş) bir entelektüel itici güç haline gelir.
Yaşar Kemal usta diyor ki: Söz insandır, bir de en çok sözün gücüne, sözün büyüsüne sığınmışlardır. Ben, hem anlatır, hem de yazarken sözün büyüsünü, gücünü hep yüreğimin başında duydum.



