28.11.2025

Türkiye’de 46 il ihracatını artırdı

Türkiye genelinde ihracat coğrafyası genişlerken, Karadeniz potansiyelini neden tam kullanamıyor?

Türkiye ekonomisinin 2025 yılının Ocak–Ekim dönemine ilişkin ihracat verileri, ülke genelinde oldukça pozitif bir tablo ortaya koyuyor. Ticaret Bakanlığı açıklamasına göre, bu dönemde 46 ilin ihracatı geçen yıla göre artış gösterdi. Üstelik yalnızca büyük metropoller değil, Anadolu’nun pek çok farklı noktasındaki kentler de ihracat liginde kendilerine yer açtı; 29 il 1 milyar doların üzerinde ihracata ulaştı.

Bu veri, Türkiye ekonomisinin üretim ve ihracat gücünün coğrafi açıdan daha dengeli bir şekilde yayılmaya başladığını gösteriyor. Ancak bu olumlu tablonun içinde, Karadeniz Bölgesi’nin beklenen düzeyde yer alamaması, bölgesel kalkınma açısından önemli bir uyarı niteliği taşıyor.

İhracat Artışının Yayılması: Türkiye Ekonomisi İçin Stratejik Bir Kazanım

Türkiye’nin ihracat artışının çok sayıda ile yayılmış olması, hem ekonomik çeşitlenme hem de sosyal denge açısından kritik bir adım. Üretimin İstanbul-Kocaeli-Bursa ekseninden ülkenin tamamına doğru yayılması, ekonominin direncini artırıyor. Yerelde istihdam, yeni yatırımlar, KOBİ’lerin dış pazarlara açılması gibi unsurlar, büyümeyi destekleyen yapısal gelişmeler olarak öne çıkıyor.

Bu gelişmeler aynı zamanda Türkiye’de ihracat kapasitesinin artık yalnızca belirli sanayi bölgelerine bağlı olmadığını, Anadolu’nun giderek daha fazla küresel ticaret sistemine entegre olduğunu gösteriyor.

Karadeniz: Güçlü Doğal Avantaja Rağmen Neden Geri Planda?

Türkiye’nin 46 ilinde ihracat artarken, Karadeniz illerinin bu geniş dalgada yeterince görünür olmaması, bölgede uzun süredir konuşulan “potansiyelinin altında kalma” sorununu yeniden gündeme taşıyor.

Karadeniz, tarım ürünlerinden su ürünlerine, orman ürünlerinden turizme kadar geniş bir üretim yelpazesine sahip. Fındık üretimiyle küresel bir tekel oluşturmasına rağmen, bu güçlü ürün bile yüksek katma değerli ürünlere dönüşmediği için bölgenin ihracat hacmine sınırlı katkı sunuyor.

Yani sorun potansiyel eksikliği değil; katma değer eksikliği, sanayi altyapısının sınırlılığı ve ihracat odaklı üretim kültürünün yeterince gelişmemiş olması.

Bölgenin İhracatta Geri Kalmasının Başlıca Nedenleri

1) Katma Değerli Üretimin Zayıflığı

Tarım ve orman ürünleri çoğunlukla ham ya da düşük düzeyde işlenmiş halde ihraç ediliyor. Ürün işleme, paketleme, markalaşma ve ileri teknoloji uygulamaları yeterince yaygın değil.

2) Sanayi ve Lojistik Altyapı Eksikliği

Birçok Karadeniz ilinin OSB kapasitesi sınırlı; liman, depolama, soğuk zincir ve lojistik altyapı yatırımları yetersiz. Bu durum, özellikle su ürünleri ve yaş meyve-sebze gibi ihracat potansiyeli yüksek ürünlerde büyük kayıplara yol açıyor.

3) Kurumsallaşma ve Dış Ticaret Bilgisi Eksikliği

KOBİ’lerin dış pazarlara açılması için gerekli kurumsal yönetim, kalite standartları, mevzuat bilgisi ve uluslararası pazarlama alt yapısı sınırlı. Bu alan, gelişmeye açık en geniş başlıklardan biri.

4) Üretici Birliklerinin Zayıflığı

Karadeniz’de üretim çok parçalı ve küçük ölçekli. Kümelenme, kooperatifleşme ve ortak pazarlama kültürü yeterince oturmuş değil.

Bölgenin Gücü Var: Peki Nasıl Harekete Geçirilebilir?

Karadeniz Bölgesi, coğrafi konumu, limanları, ürün çeşitliliği, genç nüfusu ve girişimci iş insanlarıyla güçlü bir kalkınma potansiyeli taşıyor. Ancak bu potansiyelin ihracata dönüşebilmesi için şu başlıklar öne çıkıyor:

Katma Değerli Üretime Geçiş

Fındık → çikolata, gıda bileşenleri, kozmetik yağlar

Su ürünleri → işlenmiş ve markalı ürün

Orman ürünleri → mobilya, yarı mamul yerine mamul üretim

Bölgesel Lojistik Ve Liman Stratejisi

Samsun, Ordu, Giresun ve Trabzon limanları modernizasyon yatırımlarıyla ihracat koridorlarının merkezine dönüşebilir.

Kobi’lere İhracat Eğitimi Ve Danışmanlık

Sizin de aktif olduğunuz dernek çalışmaları çerçevesinde, dış ticaret, mevzuat ve pazar bilgisi eğitimleri bölge için altın değerinde.

Üretici Kümelenmeleri Ve İş Birlikleri

Aynı sektörde faaliyet gösteren işletmelerin ortak yatırım ve pazarlama modelleri geliştirmesi, ölçek ekonomileri yaratır.

Bölgesel Markalaşma Stratejisi

Karadeniz ürünleri için tek çatı altında uluslararası marka kimliği, bölgenin global pazarlardaki gücünü artırabilir.

Sonuç: Türkiye İhracatta Yayılırken, Karadeniz Bu Dalgayı Kaçırmamalı

Türkiye’nin 2025 ihracat performansı, ülke genelinde yaygınlaşan bir üretim ve dış pazar başarısına işaret ediyor. 46 ilin ihracatını artırması, kalkınmanın yerelleştiği ve sanayinin Anadolu’nun her noktasında güçlendiği yeni bir döneme işaret ediyor.

Ancak bu gelişmeler içinde Karadeniz’in yeterince öne çıkmaması, bölgenin uzun süredir konuşulan “potansiyel var ama kullanılmıyor” gerçeğini bir kez daha doğruluyor.

Karadeniz, doğru stratejilerle yalnızca tarım ve hammadde bölgesi olmaktan çıkıp, ihracat odaklı bir üretim üssüne dönüşebilir. Bu dönüşüm için;

  • altyapı,
  • katma değerli üretim,
  • kurumsallaşma,
  • lojistik,
  • markalaşma alanlarında bölgesel bir seferberlik yaklaşımı gerekiyor.

Karadeniz Ekonomi Gazetesi olarak, bu dönüşümün takipçisi olmaya devam edeceğiz. Çünkü Karadeniz’in geleceği, Türkiye’nin ihracat geleceğiyle doğrudan bağlantılı.

 

HAFTANIN SÖZÜ

“Hedefi olan yorulmaz; planı olan yolda kaybolmaz.”

Yazarın Diğer Yazıları

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar