1.06.2026

İngiltere’de Türk firmalarının en büyük rakibi Çin değil, Hintliler

Türkiye’de ihracat konuşurken herkesin ağzında aynı cümle: “Çin fiyat kırıyor…”

Yanlış yere bakıyoruz. İngiltere’de Türk firmalarının en büyük rakibi Hintliler.

Mesele sanıldığı gibi sadece maliyet meselesi değil. İngiltere’de iş dünyasının içinde

vakit geçirmeye başlayınca çok net anlıyorsunuz. Bazı milletler ürün satmıyor, ekosistem kuruyor.

Hintli iş insanı bir başka Hintliyi sisteme taşıyor. Bir toplantıya çağırıyor, satın almacıyla tanıştırıyor. İhaleye sokuyor. Referans oluyor. Yani sadece ticaret yapmıyorlar. Birbirlerini büyütüyorlar.

Türklerde ise maalesef tam tersi bir refleks var. Aynı sektördeki iki Türk firma yan yana geldiğinde çoğu zaman iş birliği konuşulmuyor. Önce fiyat konuşuluyor. Rakibin

müşterisi öğrenilmeye çalışılıyor. Kimin ne kazandığı hesaplanıyor.

Bu kültürle uluslararası ticarette büyümek çok zor. Çünkü İngiltere’de sadece ürün kalitesine bakılmıyor. Güvene, ilişkiye ve sürekliliğe de bakılıyor.

İngiliz şirket tedarikçi aramıyor aslında. Problem çıkarmayacak partner arıyor.

İşte Hintliler burada çok güçlü. Birbirlerine referans oluyorlar. Birlikte hareket ediyorlar. Kurumsal görünmeyi biliyorlar. Network yönetimini profesyonel yapıyorlar.

Bir Türk firması ise çoğu zaman ilk toplantıda fiyat vermeye çalışıyor.

İngiliz iş kültüründe ilişki, fiyatın önüne geçebiliyor. Bazen daha pahalı firma işi alıyor. Çünkü güven veriyor. Sürdürülebilir görünüyor. Sistemli hissi yaratıyor.

Biz “ürün kaliteli abi” cümlesinin yeterli olduğunu düşünüyoruz.

Değil. Dünya değişti. Artık iyi ürün tek başına avantaj değil. Zaten herkes belli bir kalite seviyesine ulaştı.

Farkı belirleyen şey; iletişim dili, network, sunum kabiliyeti, takip disiplini ve güven duygusu.

Bugün birçok Türk üretici aslında kapasite olarak Avrupa seviyesinde olmasına, hatta bazı sektörlerde daha hızlı ve daha pratik olmasına rağmen zihinsel olarak fasoncu

psikolojisinden çıkabilmiş değil.

Birlikte büyüme kültürünü oluşturamadık. Bu yüzden bireysel başarı hikayeleri çıkıyor ama küresel etki oluşturamıyoruz. Yeni dünya tek başına koşanları değil, birlikte yürüyenleri ödüllendiriyor. (Bkz. İhracat Yürüyüşleri) Bunu en iyi yapan milletlerden biri de Hintliler. Türkiye’nin artık sadece fabrikalarına değil, iş yapma kültürüne de yatırım yapması gerekiyor.

Karadeniz'in İlk ve Tek Ekonomi Portalı

Okumak İçin Resimlere Tıklayınız.
Kapat
× Anasayfa Abone ol Tüm haberler Ekonomi Bölgesel Şirketler Gündem Belediye Sektörler Politika e-Dergi e-Gazete Web TV Künye Karadeniz sohbetleri Yazarlar