21.08.2026
İngiltere pazarına girmek isteyen Türk ihracatçılarının ilk baktığı şey genelde fiyat ve kalite. Ancak konu kamu, belediye, NHS veya büyük ölçekli projelere geldiğinde sadece kaliteli ürün ve rekabetçi fiyat yeterli olmayabiliyor.
İngiltere’de kamu tedariğinde giderek daha fazla öne çıkan kavramlardan biri “Social Value” (Toplumsal Değer). Buradaki yaklaşım çok net. Bir şirket sadece sattığı ürünle değil, o ürünün arkasında oluşturduğu ekonomik, sosyal ve çevresel faydayla da değerlendiriliyor.
Bu yüzden bir ihalede karşınıza sadece “ürününüzün fiyatı nedir?” sorusu çıkmaz. Üretim sürecinizde çevresel etkinizi nasıl azaltıyorsunuz? Yerel ekonomiye nasıl katkı sağlıyorsunuz? Gençlere, kadınlara veya dezavantajlı gruplara yönelik istihdam ve eğitim imkanlarınız var mı? Çalışanlarınız için hangi standartları uyguluyorsunuz? Bu soruların çok büyük önemi var.
Türkiye’de sosyal sorumluluk denildiğinde aklımıza genelde bağış yapmak, okul yaptırmak veya bir sosyal projeye destek olmak geliyor. İngiltere’de ise yaklaşım çok daha ölçülebilir. Söylemeniz yeterli değil. Gösterebilmeniz önemli.
“Çevreye duyarlıyız” demek yerine bunu hangi verilerle kanıtladığınız soruluyor. “İstihdama katkı sağlıyoruz” demek yerine bunu rakamlarla ve nasıl bir sonuç oluşturduğunu göstermeniz bekleniyor.
Social Value sadece aşılması gereken bir ihale kriteri olarak görülmemeli. Doğru hazırlanırsa şirketi rakiplerinden ayıran ciddi bir avantaj olabilir. İngiltere’de özellikle kamu ve büyük projelerde artık sadece ne sattığınız değil, nasıl bir şirket olduğunuz da önem kazanıyor.
İngiltere pazarına girmek isteyen şirketlerin bu konuya önem vermelerini tavsite ederim.


